Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/1712
Karar No: 2015/974
Karar Tarihi: 26.01.2015

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/1712 Esas 2015/974 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2014/1712 E.  ,  2015/974 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ


    Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/11/2013 tarih ve 2013/31-2013/265 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.01.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, müvekkili Banka ile davalı arasında Kombine Sorumluluk Sigortası Sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili bankanın Taksim Şubesi yönetmeni..."in zimmet eylemi sebebiyle sigorta kapsamında olan banka zararının sigorta şirketince karşılanması zımnında davalıya ihbarda bulunulduğunu ancak davalı şirketin sigorta tazminatı taleplerini, tazminat talebinin 250.000 ABD Doları poliçe muafiyetinin altında kaldığı gerekçesiyle reddettiğini, oysaki müvekkilinin sigortaya konu zararının toplam 295.429,05 ABD Doları olup, 250.000 ABD Doları muafiyet dışındaki tutara tekabül eden Banka zararının 45.429,05 ABD Doları olduğunu, bu nedenle söz konusu tutarın davalı tarafından müvekkili Bankaya ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, poliçe muafiyetinin üzerinde oluşan 45.429,05 ABD Doları sigorta tazminat alacağının faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, poliçedeki muafiyet şartı ile istisnalar nedeniyle müvekkilinin davaya konu talep edilen zararı karşılama sorumluluğunun bulunmadığını, müşterilere ödenen faizin teminat kapsamında olmadığını, davacının çalışanının zimmetine geçirdiği miktarın 271.679,14 ABD Doları olup, bunun da 59.544,00 ABD Doları kısmının zarar verenden tahsil edildiğini, bu durumda davacının olay nedeniyle uğradığı nihai gerçek zararının 212.135,14 ABD Doları olup, bu miktarın da poliçede öngörülen 250.000 ABD Doları tenzili muafiyet miktarının altında kaldığından müvekkilinin, poliçe ve dava konusu zarar nedeniyle davacı tarafa herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigortacının gerçekleşen zararın tenzili muafiyet tutarını aşan kısmından ve bu tutar için temerrüde düşürülmesi halinde kendi temerrüdünden itibaren işleyen faizden sorumlu olduğu, bu nedenle davacının geç ödemesinden kaynaklanan faizin zimmet tutarına eklenemeyeceği,
    davacının olay nedeniyle gerçekleşen zararının, zarar verenin (zimmet eylemini gerçekleştirenin) yahut onun adına hareket edenlerin zararı azaltmak adına yaptığı ödemelerin tutarı kadar azalacağı, bu nedenle yapılan kısmi ödemelerin zarar tutarından mahsubunun gerektiği, dava konusu olayda gerçekleşen zarar 271.679,14 ABD Doları olup, bu miktardan zarar veren adına bankaya yapılan ödemeler toplamı olan 59.381,03 ABD Doları mahsup edildiğinde söz konusu olay nedeniyle davacının gerçek zararının 212.298,11 ABD Doları olarak hesaplandığı, bu durumda davacının uğradığı zarar, 250.000 ABD Doları tenzili muafiyet miktarı kapsamında olduğundan davalıdan bir talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Dava, kombine sorumluluk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı Bankanın ....Şubesi yönetmeni..."in kasa açığı ve zimmet eylemleri sebebiyle davacı bankanın zarara uğradığı, bu zararın davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen kombine sorumluluk sigortası kapsamında bulunduğu hususlarında taraflar arasında bir çekişme mevcut değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, zararın 250.000 ABD Doları poliçe muafiyetinin altında kalıp kalmadığı noktasında olup, davacı poliçe kapsamındaki olay nedeniyle uğradığı zararın müşterilere ödediği faiz de dahil toplam 295.429,05 ABD Doları olduğunu, bu miktardan poliçede belirtilen 250.000 ABD Doları muafiyet dışındaki tutara tekabül eden zararın 45.429,05 ABD Doları olduğunu ileri sürerek, bu miktarın tazminini isterken; davalı sigorta şirketi ise müşterilere ödenen faizin teminat kapsamında olmadığını, davacının çalışanının zimmetine geçirdiği miktarın 271.679,14 ABD Doları olduğunu, bunun da 59.544,00 ABD Doları kısmının zarar verenden tahsil edildiğini, bu durumda davacının olay nedeniyle uğradığı nihai gerçek zararın 212.135,14 ABD Doları olup, bu miktarın da poliçede öngörülen 250.000 ABD Doları tenzili muafiyet miktarının altında kaldığından davacı tarafa herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
    Davada çözümü gereken yön, davacının uğradığı zararın kapsamı ile poliçede belirtilen muafiyet miktarının uygulanacağı zarar miktarının belirlenmesine ilişkindir.Mahkemece, davacının zarar görenlere ödediği faizin zimmet tutarına eklenemeyeceği ve zarar veren veya onun adına hareket edenler tarafından zararı azaltmak adına yapılan ödemelerin tutarı kadar da zararın azalacağı belirtilerek, varılan bu sonuca göre yapılan hesaplama uyarınca bulunan miktar, davacının gerçek zararı kabul edilmiş ve bu miktarın da poliçedeki tenzili muafiyet miktarı kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davanın dayanağını oluşturan poliçenin “..” başlığını taşıyan kısmında her bir hasarda 250.000 USD muafiyet uygulanacağı belirtilmiştir.Bu durumda davalı sigorta şirketi tarafından yapılan uygulama sonucu davacının uğradığı zararın, zarar ortaya çıktıktan sonra zararı tazmin etmek amacıyla zarar veren veya onun adına hareket edenler tarafından yapılan kısmi ödemeler mahsup edildikten sonra kalan miktar olarak kabulü ile bu miktar üzerinden muafiyet hükmünün uygulanmasının yerinde olup olmadığının tüm poliçe hükümleri bir arada değerlendirilmek ve muafiyet hükmüne ilişkin olarak poliçede yazılı “her bir hasarda” ifadesi ile kastedilenin ne olduğu ile muafiyet hükmünün hangi miktara uygulanması gerektiği hususlarının açıklığa kavuşturulması ile anlaşılacak olması nedeniyle hem bu hususta hem de davacı bankanın, çalışanının yaptığı
    usulsüzlükler ortaya çıktıktan sonra müşterilere ödediği faizin de poliçe teminatı kapsamında olup olmadığının yine poliçe hükümleri değerlendirilmek suretiyle belirlenecek olması karşısında mahkemece oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan, anılan hususlarda davaya konu poliçe ile davalının savunmasını dayandırdığı poliçe hükümlerini bir arada değerlendiren bir rapor alınarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi