1. Hukuk Dairesi 2020/68 E. , 2021/506 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairece bozulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda başvurunun esastan reddine dair verilen karar, davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ..."ın düzenlemiş olduğu rapor okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, Çanta Belediye Başkanlığı ile aralarında imzalanan 500-5001 sayılı protokol gereğince 1657 parsel sayılı taşınmazın bedelsiz olarak davacı idareye devredilmesi hususunda anlaştıklarını, davalının anılan protokole uymayarak taşınmazı devretmediğini ileri sürerek anılan protokol gereğince davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile idare adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından bahsedilen 500-5001 sayılı belgenin, taslak metin olup, taraflar arasında imzalanmış bir protokol olmadığını, kaldı ki, taşınmazların devirlerini amaçlayan sözleşmelerin resmi yazılı şekilde yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyizi üzerine Dairece "... Somut olaya gelince; dava konusu 1657 parsel sayılı taşınmaz Çanta Belediyesi’ne bağlı Çeltik Köyü Tüzel kişiliği adına kayıtlı iken, 6360 Sayılı Yasanın 1.maddesinin 4.fıkrası gereği İstanbul ili mülki sınırları içerisinde bulunun köylerin tüzel kişiliğinin kaldırılarak, bağlı bulundukları ilçe belediyesine mahallle olarak katılacağı öngörüldüğünden, aynı kanunun 36.maddesi gereği davalı ... Belediyesine mahalle olarak katılmış, aynı yasanın geçici 1.maddesi gereğince de dava konusu taşınmaz davalı belediyeye devredilmiştir.Dava konusu taşınmazın 6360 sayılı yasa gereğince Büyükşehir Belediyesi sınırlarına dahil edilmesi ile, 2560 sayılı İski İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 26. maddesindeki ; “ bu köylerdeki mevcut su, kanalizasyon tesisleri ve bunlarla ilgili taşınır ve taşınmaz malları ,hak ve borçları ve personeli tüm özlük hakları ile birlikte bir protokolle İSKİ’ye devredilir.” hükmü gereğince 2006 yılında Çanta Belediyesi ile İSKİ arasında 500-501 sayılı devir protokolü imzalanmıştır. Mahkemece taşınmazda keşif yapılmış, düzenlenen bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan protokol ve anılan kanun maddeleri gereğince hangi kısımların İSKİ’ye devredilmesi gerektiği hususu fen bilirkişisi tarafından çizilen krokide belirtilmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle ve anılan kanun hükümleri karşısında taşınmazın imar planındaki niteliğinin ne olarak göründüğünün sonuca herhangi bir etkisi yoktur. Hâl böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken,delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir" gerekçesiyle bozulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, HMK 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK"nın 373/3. maddesi gereğince bozma ilamına uyulduğuna göre bundan sonra mahkemece yapılacak iş bozmaya ve HMK"nın 297. maddesine uygun yeni bir karar vermekten ibarettir. Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/89 Esas, 2016/211 Karar sayılı 13.10.2016 tarihli kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2017/267 E ve 2017/849 K sayılı ve 13/07/2017 tarihli kararı ile kaldırıldığı gözetilmeksizin yazılı olduğu üzere istinaf isteminin reddi şeklinde hüküm oluşturulması usul hukukuna açıkça aykırılık oluşturmaktadır.
Hâl böyle olunca, bozma ilamına göre, HMK"nın 297. maddesine aykırı olmayacak biçimde davanın kabulü yönünde yeni bir karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.
Davalı ... vekilinin değinilen yön itibariyle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK"nun 371/1-a maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK"nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.