Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/6438
Karar No: 2014/15721
Karar Tarihi: 03.12.2014

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/6438 Esas 2014/15721 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2014/6438 E.  ,  2014/15721 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 12/12/2013
    NUMARASI : 2010/110-2013/850

    Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Dava; davalı şirketin bakımını ve tamirini üstlendiği, asansörün olay günü arıza yapıp yere çakılması sonucu asansör içinde bulunan davacının ağır yaralanması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminatın davalı ... Asansör Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı şirketin temsilcisi olan davalı C.. T.."dan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
    Davalılar vekili; kazanın meydana gelmesinde davacının da kusuru bulunduğunu belirterek davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan, davalı C.. T.. aleyhine açılan davanın ise davalının şirketin temsilcisi olması nedeniyle husumetten reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Mahkemece; davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 3.246,50.TL geçici, 18.881,05.TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 22.307,55.TL maddi tazminatın ve 15.000,00.TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/02/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
    Uyuşmazlık konusu husus; tüzel kişiliği olan şirket veya kurumlarda ortak, üye, temsilcilerin, şirket veya kurumun işlem ve eylemleri nedeniyle şirket veya kurum yanında veya şirket veya kurumdan ayrı olarak dava açmalarının veya kendilerine karşı dava açılmasının mümkün olup olmadığı, diğer bir deyişle aktif davacı, pasif davalı husumet ehliyet ve sıfatlarının olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
    Tüzel kişiliği olan şirket veya kurumların yetkilileri, haksız fiili bizzat yapmışlarsa veya haksız fiilin meydana gelmesinde söz, imza ve fiilleri ile katkıda bulunmuşlar ise veya haksız fiil nedeniyle kusurlu görülüp ceza mahkemelerince mahkum edilmişler ise açılan hukuk davalarında şirket veya kurum yanında veya şirket veya kurumdan ayrı olarak sorumlu tutulmakta, dolayısıyla bunların pasif davalı ehliyet ve sıfatlarının bulunduğu kendilerine dava açılabileceği kabul edilmektedir.
    Şirket veya kurumların tüzel kişiliği vardır. Bu kişilik fiziki ve gerçek bir kişilik olmayıp hukuken kabul edilen hukuki bir kişiliktir. Tüzel kişilik olarak şirketlerin veya kurumların dava açmaları halinde davacı olma, kendilerine karşı dava açılması halinde ise davalı olma sıfatları, diğer bir deyişle aktif ve pasif husumet ehliyetleri vardır.
    Tüzel kişilikleri olan şirket veya kurumların yukarıda açıklanan ortak ve temsilcileri tüzel kişi olan şirket veya kurumları oluşturan kişilerdir. Bunlar olmazsa şirket veya kurum tüzel kişi olarak hukuki kişilik kazanamaz. Tüzel kişi olarak şirket veya kurumun aktif ve pasif husumet ehliyeti olduğunu kabul ettiğimiz takdirde, (hukuken öyledir.) tüzel kişiliği oluşturan şirket veya kurum ortak ve temsilcilerinin şirket veya kurumdan ayrı olarak aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Aksi halde bu kişilerin oluşturduğu ve tüzel kişi olarak hukuken kabul edilen şirket veya kurumun varlığını inkar etmiş oluruz.
    Tüzel kişi olarak şirket veya kurumların varlığı hukuken kabul edilirken bunların hukuki kişiler gibi fiziki ve gerçek bir kişilikleri olmadığından şirket ve kurumlar işlem ve eylemlerini bizzat yapamayıp ortak ve temsilcileri olan gerçek kişiler aracılığı (vasıtası) ile yaparlar. Dolayısıyla tüzel kişi olan şirket veya kurumu oluşturan ve hakiki kişi olan ortak ve temsilcilerin tüzel kişilik adına yapılan işlem ve eylemler sırasında meydana gelebilecek kasıt, kusur ve kabahatler tüzel kişi olan şirket veya kurumun kasıt, kusur ve kabahatini oluşturur.
    Sonuç olarak, tüzel kişi olarak şirket veya kurum adına şirket veya kurumun ortak ve temsilcilerinin, yapmış olduğu işlem ve eylemlerden dolayı şirket veya kurum yanında veya onlardan ayrı olarak şirket veya kurumun ortak ve temsilçileri kendi adına dava açamaz ve kendilerine karşı dava açılamaz ve sorumlu tutulamazlar. Diğer bir deyişle aktif ve pasif husumet ehliyetleri yoktur.
    Somut olayda; dosya kapsamından, davalı ..... Asansör Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi çalışanlarının (M.. Ç.. ve E.. S..)olay günü asansörün arıza ve bakımını yapmakta özensiz davranmaları nedeniyle davacının asansör içindeyken asansörün yere çakılması nedeniyle yaralandığı sabit olup, davalı şirket adam çalıştıran sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumludur. Bu nedenle mahkemece, davalı şirket aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsilik bulunmamaktadır.
    Ancak; davalı C.. T.., şirketin yetkili temsilcisi olup, haksız fiilin meydana gelmesinde fiili katkıda bulunmadığı gibi, haksız fiil nedeniyle kusurlu görülüp ceza mahkemelerince mahkum da edilmemiştir..
    Hal böyle olunca; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında,davalı şirketin temsilcisi olan davalı C.. T.. hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı C.. T.. hakkında açılan davanın da kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi