Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/817
Karar No: 2019/3385
Karar Tarihi: 22.05.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2019/817 Esas 2019/3385 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Asıl ve birleşen alacak davasında, davacı ilaç satmış, bedeli ödenmemiş, birleşen dava ise mal satış bedeli için açılmıştır. İlk kararda davalının ödeme yapmadığı 18 adet fatura yönünden ispat külfetinin yer değiştirdiği belirtilmeden, davacının talebi kabul edilmemiş, hüküm bozulmuştur. Yeniden yapılan yargılama sonucu, birleşen dava yönünden karar onaylandığı ve asıl dava yönünden 18 adet fatura yönünden davalının borçlu olduğu kabul edilerek kısmen haklı bulunmuştur. Mahkeme kararı bozularak, yeniden hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Hükmün birleşen dava yönünden bozulması nedeniyle, HMK 297/2. maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Kanun maddeleri: HMK 297/2.
19. Hukuk Dairesi         2019/817 E.  ,  2019/3385 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük.Mah.Sıf.)


    Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - K A R A R -
    Asıl davada davacı vekili, davacı ile davalı ... arasında ilaç alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, ilaçların teslim edilmesine rağmen bedelinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 20.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Birleşen davada davacı vekili, davalı ... Ltd. Şti’ne satılan mal bedeli için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Asıl davada davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Birleşen davada davalı şirket vekili, davacının malları diğer davalı ...’a teslim ettiğini ve müvekkilinin davacıdan mal alımı yapmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece verilen asıl davanın ve birleşen davanın reddi kararı, Dairemiz 13.05.2015 gün, 2014/20354 E. - 2015/7158 K. sayılı ilamı ile , davacının birleşen davaya yönelik temyiz itirazları reddedilmiş, asıl dava yönünden “davalı ... dava safahatında teslim aldığı ilaç bedellerini ödediğini savunarak malların kendisine teslim edildiğini kabul etmiştir. Kargo irsaliyeleri üzerinde davalı ... teslim alan sıfatıyla imzası bulunduğu ve mahkemece yapılan inceleme sonucu 18 adet irsaliyeli faturadaki imzanın davalıya ait olduğu saptanmıştır. Bu durumda anılan 18 fatura yönünden ispat külfetinin yer değiştirdiği ve davalının ödemeyi kanıtlaması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, birleşen dava yönünden karar onaylandığından ve kesinleştiğinden bozma sonrası birleşen dava yönünden değerlendirme yapılmadığı; asıl dava yönünden yapılan incelemede, dava konusu edilen 18 adet faturanın davalı ...’a teslim edildiğinin kanıtlandığı, davacı tarafından düzenlenen son fatura olan 21.04.2007 tarihli faturanın altında, ‘bu fatura dahil borcunuz 18.275,69 TL’dir’ ibaresi bulunduğu, bu beyanın davacıyı bağladığı, davacının alacak bakiyesini karşı tarafa bildirerek bakiye yönünden davalının borcunun olmadığının tarafların kabulünde olduğu, davalının 18.275,69 TL yönünden borcun ödendiğine ya da sona erdiğine dair herhangi bir belge ibraz etmediği, davacının bu miktar yönünden alacağını ispatladığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 18.275,96 TL’nin davalıdan faiziyle birlikte tahsiline, birleşen dava yönünden tekrar karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, asıl dava yönünden davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına,
    2- Birleşen dava yönünden yapılan incelemede, mahkemece bozma ilamına uyularak araştırma yapıldıktan sonra birleşen dava yönünden karar kesinleştiğinden tekrar hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK 297/2. maddesine göre “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Dairemiz bozma ilamı ile birlikte birleşen dava yönünden de hüküm kalktığından, mahkemece HMK 297/2. maddesi hükmü uyarınca yeniden hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün birleşen dava yönünden BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi