22. Hukuk Dairesi 2015/31336 E. , 2016/1171 K.
"İçtihat Metni"Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı asıl işveren B.. M..ne ait işyerinde, değişen alt işverenler bünyesinde ve en son davalı alt işveren C. Güvenlik ve Sos. Hiz. Ltd. Şti. işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan işe iade davası neticesinde, müvekkilinin davalı alt işveren C. Güvenlik ve Sos. Hiz. Ltd. Şti."ye ait işyerindeki işine iadesine ve mali sonuçlardan asıl işveren B.. M..nün müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, süresi içerisinde davalı C. Güvenlik ve Sos. Hiz. Ltd. Şti."ye işe başlama başvurusunda bulunulmasına rağmen, müvekkilinin geçersiz sayılan fesih öncesinde çalıştığı İstanbul ili yerine, başka bir şehirde işe davet edildiğini, başka bir şehir yönünden işverenin işe davetinin kötüniyetli olduğunu ve dolayısıyla geçersiz olduğunu ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süreye ilişkin ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı B. vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının diğer şirket tarafından işe davet edilmesine rağmen işe başlamadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı C.Güvenlik ve Sos. Hiz. Ltd. Şti. vekili, işe iade kararı sonrasında davacının başvurusu üzerine, müvekkilince, Zonguldak"ta bulunan işyerinde işe başlaması üzere davet gönderildiğini, Botaş ile yapılan hizmet alım sözleşmesinin sona erdiğinden ve müvekkilinin davet tarihi itibariyle İstanbul ilinde başkaca bir işyeri bulunmadığından davacının Zonguldak"taki işyerinde işe başlamasının istenildiğini, davacının ise işe başlamadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, mahkemece verilen 27.07.2010 tarihli ilk kararda, işe iade kararı sonrasında davacının süresinde işe başlama başvurusunda bulunduğu, davalı C. Güvenlik ve Sos. Hiz. Ltd. Şti."nin ise davacıyı Zonguldak"taki işyerine davet ettiği, davacının eski işyerinin ise İstanbul"da bulunduğu gerekçesiyle, İstanbul dışında bir şehirdeki işyerine davetin samimi olmadığı kabul edilerek, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları hüküm altına alınmıştır.
Mahkemenin 27.07.2010 tarihli ilk kararı, davalıların temyizi üzerine, Dairemizin 05.02.2013 tarihli, 2012/ esas ve 2013/ karar sayılı ilamıyla, işe iade başvurusunda bulunulan tarih itibari ile davalı C. Güvenlik ve Sos. Hiz. Ltd. Şti."nin İstanbul ilinde bir başka işyerinin bulunup bulunmadığının araştırılması, sonucuna göre bir değerlendirme yapılarak, işverenin işe davetinde samimi olup olmadığı belirlenmesi gerekliliğiyle bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 05.02.2013 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen 20.03.2014 tarihli kararda, davalı C. Güvenlik ve Sos. Hiz. Ltd. Şti."nin davet tarihi itibariyle İstanbul ilinde herhangi bir işyerinin bulunmadığı, dolayısıyla davalı şirketin davacı işçiyi Zonguldak ilindeki işine davet etmesinin samimi olduğu, davacının samimi davete rağmen işe başlamadığı kabul edilerek, işe başlatmama tazminatı talebi reddedilmiş, boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer alacaklar ise bir önceki kararda olduğu gibi hüküm altına alınmıştır.
Mahkemenin 20.03.2014 tarihli kararı, davalıların temyizi üzerine, Dairemizin 09.09.2014 tarihli, 2014/ esas ve 2014/ karar sayılı ilamıyla, “Somut olayda, mahkemece işverence samimi olarak işe davet edilen davacı işçinin bu davete rağmen işe başlamadığı kabul edilmiş ve bu husus açıkça gerekçede gösterilmek sureti ile işe başlatmama tazminatı istemi reddedilmiştir. Karar davacı tarafça temyiz edilmediğinden bu husus davacı tarafın da kabulündedir. Bu durumda işverence 08.02.2007 tarihinde gerçekleştirilen feshin geçerli bir fesih sonuçlarını doğuracağı dikkate alınarak, davacının boşta geçen süre ücret alacağı isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca yukarıda da belirtildiği üzere, 08.02.2007 tarihli fesih geçerli feshin sonuçlarını doğurduğundan, davacının kıdem tazminatına esas hizmet süresi, dört aylık boşta geçen süre dahil edilmeksizin belirlenmelidir. Bu hususun dikkate alınmaması da hatalı olup, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 09.09.2014 tarihli bozma ilamına uyma kararı verilerek, yapılan yargılama sonucunda, 23.06.2015 tarihli nihai kararla, işe başlatmama tazminatıyla birlikte boşta geçen süreye ilişkin ücret alacağı talepleri reddedilmiş, ayrıca tazminata esas hizmet süresine dört aylık boşta geçen süre dahil edilmeksizin kıdem ve ihbar tazminatı hesaplanarak hüküm altına alınmıştır.
İş bu temyiz incelemesine konu, mahkemenin 23.06.2015 tarihli son kararı, Dairemizin 09.09.2014 tarihli bozma ilamına uygun ise de, söz konusu 09.09.2014 tarihli bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki;
Davacının, davalı C. Güvenlik ve Sos. Hiz. Ltd. Şti."ye ait İstanbul"da bulunan işyerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin feshi üzerine açtığı işe iade davasının lehine sonuçlandığı ve karar gereği işe başlama amacıyla işverene süresinde müracaat ettiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacının başvurusu üzerine davalı işveren, İstanbul"daki işyerinin kapandığı ve bu ilde yürütülen başka bir iş olmadığı gerekçesiyle, Zonguldak"ta bulunan işyerinde işbaşı yapması gerektiğini davacıya bildirmiştir. Davacı, eski işyerinin İstanbul"da olduğu, ailesiyle birlikte İstanbul"da ikamet etmeye devam ettiği, asgari ücretle çalışması sebebiyle Zonguldak ilinde maddi yönden geçinmesinin mümkün olmadığı ve dolayısıyla işe davetin samimi olmadığı gerekçelerini göstererek, Zonguldak ilindeki işe başlamamıştır. Dairemizce, emsal dava dosyalarının temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararlarında, davalı C. Güvenlik Ltd. Şti."nin, işçileri ikamet ettikleri İstanbul ilinde istihdam imkanı olmasına rağmen, sırf işe iade kararının infazından kurtulabilmek için işçileri Zonguldak"taki iş yerine davet ettiği ve çağrısında samimi olmadığı kabul edilmiştir (Dairemizin emsal nitelikteki 2014/ 23702 esas ve 2014/karar; 2014/ esas ve 2014/karar sayılı ilamları). Bu durumda işverenin işe başlatmamanın tüm mali sonuçlarından sorumlu olduğu açıktır. Ancak, eldeki davada, mahkemece, 20.03.2014 tarihli kararda, boşta geçen süre ücreti alacağı ile kıdem ve ihbar tazminatı alacakları ( kıdeme esas sürenin tespitinde dört aylık boşta geçen süre dahil edilerek) kabul edilmiş, işe başlatmama tazminatı ise reddedilmiştir. Bahsi geçen 20.03.2014 tarihli karar davacı tarafça temyiz edilmediğinden, işe başlatmama tazminatının reddi gerekecek ise de, davacı boşta geçen süre ücretine hak kazanmış olup, ayrıca kıdeme esas sürenin tespitinde dört aylık boşta geçen sürenin de hesaba dahil edilmesi gerektiği açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında varılan neticede, mahkemenin eldeki uyuşmazlıkta verdiği 20.03.2014 tarihli kararının, Dairemizce maddi hataya dayalı olarak 09.09.2014 tarihli ilam ile bozulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli 1957/13 esas ve 1959/5 karar sayılı kararı ile 09.05.1960 tarihli 1960/21 esas ve 1960/9 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür. Anılan sebeplerle, mahkemece, 20.03.2014 tarihli kararda olduğu gibi, boşta geçen süre ücreti alacağı ile birlikte kıdeme esas sürenin tespitinde boşta geçen dört aylık süre de nazara alınarak hesaplanmış kıdem ve ihbar tazminatları hüküm altına alınmalıdır. İşe başlatmama tazminatı talebi ise, şimdiki gibi reddedilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.