19. Hukuk Dairesi 2017/4739 E. , 2019/3398 K.
"İçtihat Metni"
Davacı .... A.Ş. vek. Av. ... ile davalı ... vek. Av. ... ... fer"i müdahil Ali Rıza Sönmez vek. Av. ... arasında görülen dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi"nden verilen 17.03.2015 gün ve 2013/327 E. - 2015/277 K. sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 08.06.2017 gün ve 2016/20387 E. 2017/4722 K. sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı şirketin dava dışı ... ... Ltd. Şti. ile kömür ticareti yaptığını, bu bağlamda dava dışı şirket tarafından davacıya verilen çeklerin birinin karşılıksız çıkması üzerine tarafların protokol yaparak karşılıksız çıkan çek dışında davacının elindeki çeklerin dava dışı ... ... Ltd. Şti.’ye iade edildiğini, bu çeklerden birinin dava dışı şirketin yetkilisi veya yakın ilişki içinde olduğu davalı tarafından, çekteki davacı cirosunun iptal edilmemesinden yararlanılarak, davacıya kaşı takibe konulduğunu, davacının bu takipten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının çekte lehtar ve birinci ciranta, kendisinin ise hamil olduğunu belirterek davacının iddialarının onu sorumluluktan kurtaramayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının, davacı ile dava dışı şirket arasındaki ilişkiye müdahil olduğu, bu nedenle çekin bedelsiz olduğunu bildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir, bu kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, kambiyo hukukuna özgü bazı kurallar belirtilerek hüküm bozulmuş ise de, bozma gerekçesinin dosya içeriği ile uyumlu olmadığı anlaşılmakla davacının karar düzeltme talebinin incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Dosya içerisinde davacı tarafından delil olarak sunulmuş dava dışı şirket ile davalı tarafından müştereken keşide edilmiş 20.02.2012 tarihli noter ihtarnamesi, 29.03.2012 tarihli davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanmış protokol ve protokolün altında dava konusu çekin teslim alındığına ilişkin imzalı beyan bulunmaktadır. Yine mahkemece yapılan 17.05.2015 tarihli celsede davalının, “Dava konusu çekimiz ile Antep 8 İcrada bulunan 2012/1250 sayılı çekin bana iade edilmediği veya ... ..."a iade edilmediği bilirkişi raporundan da açıkça anlaşılacaktır. Mevcut çekin bedelli bir şekilde mevzubahis protokoldeki 30.02.2012 vadeli çeki de aldığımız tarihte protokolde sabittir. ” şeklinde beyanı bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece bu belgeler üzerinde durulması ve 29.03.2012 tarihli protokoldeki borçlu ve ... ... Ltd. Şti. vekili ve alacaklı vekili ile dava konusu çeki teslim aldım beyanı altındaki imzaların kimlere ait olduğu hususunda tarafların beyanları alınıp davalının yukarıda belirtilen kabul beyanı da gözetilerek dava konusu çekin davacı şirket tarafından davalının temsilcisi, ticari mümessili veya ticari vekili olduğu anlaşılan şirkete protokol kapsamında verildikten sonra davalı tarafından şirket bünyesinden alınıp takibe konulup konulmadığının belirlenmesi gerekir. Davalı dava konusu çekte şeklen alacaklı görünmekle birlikte yukarıda belirtilen şekilde yapılacak tahkikat sonucu davacının iddialarının doğru olması halinde davalının kötü niyetli olduğunun anlaşılacağından ve TMK"nın 2/2 maddesi gereğince bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağından bu ilkeler çerçevesinde inceleme yapılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekir. Bu durumda davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin bozma ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda belirtilen şekilde bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 08.06.2017 tarihli 2016/20387 E. 2017/4722 K. sayılı bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkemenin 17.03.2015 gün ve 2013/327 E. - 2015/277 K.sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 22/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.