17. Hukuk Dairesi 2014/25037 E. , 2017/5706 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili; davacıya ait araç ile davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın trafik kazası yaptığını, kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusurlu olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000 TL değer kaybı ve 2.000 TL aracın onarım süresi zarfında kullanılamamasından kaynaklanan zararın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili; davacıya ait aracın tamirat bedelinin ödenerek aracın davacıya teslim edildiğini, davalının gerçek ve maddi zarardan doğan sorumlu olduğunu, poliçe şartları uyarınca talep edilen bedellerden sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ......Ltd. Şti. Vekili; görev itirazında bulunarak davacının aracında meydana gelen hasarın karşılandığını, değer kaybı ve iş gücü kaybının söz konusu olmadığını, aracın ticari bir araç olmadığını bu nedenle değer kaybı ve iş gücü kaybının talep edilemeyeceğini ve aracın yeni parçalar ile tamir edildiğinden değer artışı olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.319,00 TL maddi tazminatın (değer kaybının 1.250,00 TL + araç mahrumiyet zararı 69,00 TL) haksız fiil tarihi olan 07/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ve usulsüzlük bulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda hükme esas alınan 02.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda, hasarlı bölgelerin arka tampon ve üstü merkezli olması, aracın 7 yaşında olması, rayiç değeri ile ana şasede, ön düzende, ana gövde ve tavan kaportada hasarın olmaması gibi olumlu şartlar ile birlikte ana parçalar ve aktarma organlarında değişim olmaması sebebiyle yenileşmenin önemsiz olduğu dikkate alındığında aracın rayiç değerine göre değer kaybının 1.250 TL olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki bilirkişi raporunda uygulanan yöntem Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun değildir. Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir.
3-Davacı vekilince araç mahrumiyet bedeli talep edilmiş, Somut olayda hükme esas alınan 02.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda aracın tamir işleminin 23 gün (kaza tarihinden teslim tarihinde kadar) sürdüğü, davacının işine gidiş ve dönüşlerindeki binilen taksilerin ücretine ilişkin dava dosyasında belge bulunmadığı, bu nedenle davacının bahse konu ulaşım giderlerinin toplu taşım araçları ile yapıldığının kabulü ile Kayseri il merkezi 2013 yılı toplu taşım araçları aktarmasız tek biniş ücretinin 1,50TL olduğu dikkate alındığında, günlük iş hayatının sürekliliği esasına göre (Pazar günleri taşıma ücretlerinin hafta içi ekstra işlerde kullanıldığı kabul edilmiş) 69,00 TL tutarında toplu taşım ücreti ödediği kabul edilmiştir.
Davacı aracının hasarlandığı ve tamir gördüğü süre zarfında davacı yanca kullanılamadığı sabittir.
Bu durumda mahkemece, davaya konu kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın (davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) araç mahrumiyeti bedelinin tespiti hususunda da rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, önceki bilirkişi raporunun da irdelendiği, tarafların itirazlarının değerlendirildiği, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde araçtaki değer kaybının bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tespiti hususunda yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4-Yine kabule göre de; Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 3. maddesinde birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddedilmesi halinde, red sebebi ortak olan davalılar lehine tek bir avukatlık ücretine hükmolunacağı öngörülmüştür. Mahkemece reddedilen davada vekille temsil edilen her iki davalı taraf için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Mahkemece, davanın aynı hukuki sebeple reddedildiği gözetilerek, davalılar yararına tek vekalet ücreti verilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.