17. Hukuk Dairesi 2014/25042 E. , 2017/5707 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; davacıların eşi ve babası olan ..."nin işleteni ve sürücüsü olduğu, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araçla 14/08/2010 tarihinde yaptığı tek taraflı kazada vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıklarını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik eş için 500,00 TL ve çocuklar için 250,00 TL"şer olmak üzere toplam 1.000,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili, 18.07.2014 tarihinde dava değerini davacı sağ eş ... için 137.511,04 TL, İlker Bilici için 13.332,50 TL ve ... ... için 24.156,46 TL olarak ıslah ederek toplam 175.000 TL"nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davalının sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın tek ve asli kusurlu olduğunu, bu nedenle taleplerinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacı sağ eş ... için 137.511,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının, İlker Bilici için 13.332,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının, Makbule Bilici için 24.156,46 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi
ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, ceza zamanaşımının dolmamış olmasına, davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açmasına, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağına; dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ... şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı ... şirketi sorumlu olacağına (HGK"nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK"nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı, HGK"nun 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 esas, 2013/74 karar sayılı, HGK"nun 18.11.2015 gün ve 2014/17-691 Esas- 2015/2626 Karar sayılı ilamları uyarınca) göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigortacı tarafından zorunlu trafik sigortalı araç, kullanım amacı hususi olup dava dışı gerçek kişiye aittir. O halde, temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken, avans faize hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün (6100 sayılı HMK"nun geçici 3. maddesi uyarınca) 1086 sayılı HUMK"nun 438/7. addesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendindeki “avans faizi ile” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine “yasal faizi ile” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.