17. Hukuk Dairesi 2015/14694 E. , 2017/5713 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 06/09/2012 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araca kaza tarihinde sigorta poliçesi bulunmayan ve dava dış... idaresindeki aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını, kaza sonrası davacının vücut genel çalışma gücünden kaybettiğini ve iş göremez durumda kaldığını, dava açılmadan önce davalı tarafından 16.747,00 TL ödeme yapılmışsa da uğradığı zararın tam karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili; 24/02/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 119.173,87 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davanın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davanın araç maliki ve sürücüsü ...a ihbarını talep ettiklerini ve davacının başvurusu üzerine ödeme yapıldığını ve sorumluluğun kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 119.173,87-TL maddi tazminatın 27/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının faiz başlangıç tarihine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle davacının yolcu olarak bulunduğu aracın yaptığı kazada, davacıya kusur izafesinin mümkün olmamasına ve oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde belirtildiği üzere davacı polis memuru (devlet memuru) olup çalışamadığı dönemde maaşını almaya devam edeceğinden, dosya kapsamında bilirkişi raporu hükme esas alınarak geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmesi hatalı olmuştur. Davacı yönünden zararın, çalışamadığı dönemde eğer alıyorsa fazla çalışma ücreti gibi yan ödemelerden ibaret olduğu göz önüne alınmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece davacının kaza tarihinde çalıştığı kurumdan yan ödeme uygulaması olup olmadığı, davacının çalışamadığı dönemde mahrum kaldığı kazanç bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru değildir.
3-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından, maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastaneleri"nin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacı Aysel Altıntaş Savaş"ın maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi"nden alınan 09.09.2013 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu raporunda, davacının %8 oranında vücut fonksiyon kaybı olduğu belirlenmiştir. Mahkeme tarafından da benimsenen, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı"ndan alınan 11.11.2014 tarihli
raporda ise, mevcut kaza nedeniyle davacının vücut genel çalışma gücünden %11,3 nisbetinde kaybettiği ve 9 ay süre ile iş göremez halde kaldığı belirlenmiştir; hükme esas alınan hesap raporunda da, bu rapora göre hesaplama yapılmıştır. Bu haliyle davacı tarafından dosyaya ibraz edilen doktor raporu ile mahkeme tarafından alınan maluliyet raporları arasında açık ve fahiş bir çelişki bulunmaktadır. Bu nedenle, mahkemece maluliyet hususunda yapılan araştırma yetersizdir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi"nden, çelişkilerin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
4-Somut olayda mahkemece hükmedilen tazminat için avans faizine hükmedilmiştir. Ancak davacının yolcu olarak bulunduğu araç ve trafik sigortası bulunmayan araç, hususi otomobil olup ticari araç değildir. Bu nedenle temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,(2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.