17. Hukuk Dairesi 2016/1712 E. , 2017/5716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacılar vekili, davacıların murisi ... ... davalının maliki olduğu araçta yolcu iken gerçekleşen tek taraflı kazada vefat ettiğini ileri sürerek davacı eş ... için 70.000 TL, davacı küçük ... için 50.000 TL, davacılar anne ve baba ... ve ... için ayrı ayrı 50.000 TL, davacı kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, olayda hatır taşıması bulunduğunu, ayrıca talep edilen tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 7.000 TL, davacı çocuk Nazlı için 5.000 TL, davacılar murisin anne ve babası ... ve ... için ayrı ayrı 4.000 TL, davacı kardeşler Serdar ve Gökhan için ayrı ayrı 2.500 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hükmün davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03/03/2015 gün ve 2013/14799 Esas 2015/3804 Karar sayılı ilamı ile "davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarının duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde olmayıp, makul ölçüde manevi tazminat takdiri, davalı
şirkete ait aracın ticari amaçla kullanılan kamyon olması karşısında davacı yararına avans faizine hükmedilmesi ve kabule göre de kabul edilen tutarlar yönünden her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle karar bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında mahkemece, bozma ilamının gerekleri yerine getirilerek davanın kısmen kabulü ile davacı ..."un olay tarihinde yaşının küçüklüğü dikkate alınarak 70.000,00 TL, 2 yaşında yetim kalan küçük ... için 50.000,00 TL, anne baba olan ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL ve kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın 24/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin 3 ve 4 nolu, davalı vekilinin 2 nolu bent bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verildiği belirtilmiş ise de dosya kapsamından bozma gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K"nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar, dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatların fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de;
Mahkemece kabul edilen tutarlar yönünden her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hükmedilen toplam tazminat üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
4-Kabule göre de;
İki tarafın kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin paylaştırılacağına ilişkin HMK"nın 326/5 maddesindeki düzenleme yargılama harçları için uygulanamaz. Çünkü davanın reddi hariç harç daima davalıya yüklenir. Harç kabul edilen miktara göre verilir. Bu nedenle davanın kısmen reddi halinde reddedilen dava bölümü için ayrıca ret harcı verilmez. Kabul-ret oranına göre harç hesaplanıp, reddedilen miktar üzerinden davacıya harç masrafı yükletilmesi ve yargılama giderlerine dahil edilerek oranlama yapılması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin 3 ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalıya geri verilmesine 22/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.