Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/633
Karar No: 2019/3427
Karar Tarihi: 23.05.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/633 Esas 2019/3427 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalı müvekkilinin borcu için iki ayrı takip başlatılmış, ancak davacı kefilin borçlu olmadığı tespit edilmiştir. İlk takip ilamsız icra yoluyla, ikinci takip ise ipotek nedeniyle paraya çevrilmiştir. Mahkeme, hükme esas alınan bilirkişi raporu uzman olmadığı gerekçesiyle bozmuştur. Mahkemece, banka kayıt ve defterleri incelenerek her takip dosyasının dayanağı kredi borçlusuna kullandırılan kredi miktarı belirlenmeli, davacı tarafından yapılan ödemeler tespit edilmelidir. Ayrıca, davacı kefilin imzasının bulunmadığı ancak asıl borçlu'nun davalı bankaya söz konusu ipotek senedinde belirtilen sebeplerden kaynaklı bir borcu olup olmadığı da belirlenmelidir. Kararda, HMK'nun 297/1-c madde gereğince hakimlerin, hüküm oluştururken toplanan delilleri ve hukuki sebepleri gerekçesinde göstermesi gerektiği belirtilmiştir. Kararda geçen kanun maddeleri: HMK'nun 297/1-c.
19. Hukuk Dairesi         2018/633 E.  ,  2019/3427 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - KARAR -
    Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine ... 10. İcra Dairesi 2009/18721 sayılı dosya ile ilamsız takip, 19. İcra Dairesi 2012/8802 sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla mükerrer takip başlattığını, bu takiplerin kesinleştiğini, müvekkilinin davalı bankaya sadece dava dışı ..."ın bankadan kullanmış olduğu kredi borcuna vermiş olduğu ipotek nedeniyle sorumlu olduğunu, banka ile başkaca sözleşme imzalamadığını ileri sürerek müvekkilinin takipler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, takiplerin iptalini, kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davacının teminatının asaleten ve kefaleten kendisini bağladığını, dava dışı ..."ın kullandığı ve ona kullandırılacak her türlü kredinin teminatını teşkil edecek şekilde ipotek verildiğini belirterek, davanın reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.
    Mahkemece, davacının davalı ile yaptığı kredi sözleşmesine kefil sıfatıyla taraf olduğu, ... 10. İcra Dairesi"nde başlatılan takip borcunun tahsil edildiği, tahsil edildikten sonra ... 19. İcra Dairesi"nde takip başlatıldığı, banka lehine kurulan ipoteğin davacıya ait olmayan bir borç sebebiyle icra takibine konu edildiği, davacı hakkında yürütülen 2012/8802 esas sayılı takip nedeniyle davacının borçlu olmadığı, 2009/18721 esas sayılı takip ödeme ile sonuçlandığı, fazla yapılan ödemenin istirdat davası ile talep edilecekken menfi tespit talebinde bulunulmasında hukuki yararın olmadığı, dava konusu alacakların likit olduğu gerekçeleriyle davacının ... 19. İcra Dairesinin 2012/8802 sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, fazlaya ilişkin istemin usulden reddine, asıl alacak ve davanın reddedilen kısmı üzerinden tazminatın davalı ve davacıdan ayrı ayrı tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş olup Dairemizin 28/01/2016 tarih 2015/9536 E. 2016/1042 K. sayılı ilamı ile “Dava, iki ayrı takip nedeniyle açılmış borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de HMK"nun 297/1-c maddesinde yer alan düzenlemeye göre hakim, hüküm oluştururken, çekişmeli vakalar hakkında toplanan delilleri ve bunların tartışılmasıyla değerlendirilmesinin, sabit görülen vakalarla bunun sonucu hukuki sebepleri gerekçesinde göstermesi gerekmektedir. Dosya içerisinde sadece ismen zikredilerek her bir takip yönünden ulaşılan kanaati açıklayıcı ve hükmün hukuki denetimine elverişli, yeterli değerlendirme bulunmamaktadır. Öte yandan hüküm fıkrasında da her bir takip yönünden yeterince açıklayıcı hüküm oluşturulmamıştır. Mahkeme kararı bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerekmektedir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının borcuna karşılık 63.000,00 TL ödeme yaptığı, yapılan bu ödeme ile borcun ortadan kalktığı bu nedenle davaya konu ... 10.İcra Müdürlüğünün 2009/18721 Esas sayılı dosyasının infazen kapatılması gerekeceği, diğer takip olan ileri tarihli ... 19.İcra Müdürlüğünün 2012/8802 Esas sayılı dosyasının yine aynı hukuki sebeple açıldığından ve davacının borcunu ödediğinden dolayı 2. takibin mükerrir olduğu, alacakta tekerrür oluşturacak nitelikte bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava 2 ayrı icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. ... 10.İcra Müdürlüğünün 2009/18721 Esas sayılı icra takibi ilamsız icra yoluyla Genel Kredi Sözleşmesinden dolayı takip, ... 19.İcra Müdürlüğünün 2012/8802 Esas sayılı dosyası ise ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takiptir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen kişi konusunda uzman olmayan hukukçu bilirkişi olup usul yasasına göre hukukçu bilirkişilerden temin edilen raporlar hükme esas alınamaz. Mahkemece bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterleri yerinde incelenerek her takip dosyasının dayanağı kredi borçlusuna kullandırılan kredi miktarı belirlenerek dosyalar için davacı tarafından yapılan ödemeler tespit edilmelidir. Ayrıca davacı tarafından davalı asıl borçlu ...’ın davalı ile yapmış olduğu yada ileride yapacağı,... mukavele, sözleşme, taahütnameden sorumlu olacağı bu sorumluluğun garantisi olarak taşınmazında ipotek tesis ettirdiği ipotek senedinden anlaşılmaktadır.Bu durumda davacı kefilin imzasının bulunmadığı ancak asıl borçlu ...’ ın davalı bankaya söz konusu ipotek senedinde belirtilen sebeplerden kaynaklı bir borcu olup olmadığı tespit edilmeli, ipoteğin paraya çevrilmesi konulu takipte talep edilen alacağın niteliği ve dayanağı belirlenmeli toplanan deliller doğrultusunda bir karar verilmelidir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi