17. Hukuk Dairesi 2016/12639 E. , 2017/5840 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin 7215991 nolu kasko ... poliçesi ile kasko rizikolarına karşı ... örtüsü altına aldığı, dava dışı ..."nin maliki ve sürücüsü olduğu... plakalı traktörün 20/10/2013 tarihinde davalı şirketin Kızören köyündeki şeker pancarı kantarında römorkundaki pancarı boşaltırken kantarın traktöre takılan zincirinin kırılması sonucu traktörün geri geri giderek arkasındaki römorkuna çarpması sonucu traktörde maddi hasar meydana geldiğini, işbu kazanın traktörün park halinde boşaltım yaparken ve kimsenin kontrolünde değilken davalının lift operatörünün boşaltma makinesini fazla kaldırması sonucu meydana geldiğini, müvekkilinin traktör malikine kasko ... poliçesi gereği 5.844,03 TL hasar bedeli ödediğini, müvekkilinin kusurlu olan davalıya rücu etmek durumunda kaldığından ve davalıya karşı Konya 3. ... Müdürlüğünün 2014/8710 Esas sayılı dosyası üzerinden giriştikleri ... takibine davalının haksız itirazda bulunması üzerine ... takibinin durduğunu belirterek, itirazının iptali ile takibin devamına %20 oranından az olmamak üzere ... inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu teşkil eden kazanın olmasından müvekkili şirket çalışanlarının veya müvekkilinin işlettiği tesisin her hangi bir kusurunun olmadığını, kasko sigortalı traktör sahibinin traktörün ön tarafına sonradan yaptırdığı ağzı açık çengele boşaltım mekanizmasının zincirinin takılması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, traktör sahibinin bağlantı yerini doğru yerden yapmaması nedeniyle tamamen kusurlu olduğunu, boşaltım mekanizması
zincirinin traktörün dingiline takılması gerektiğini ancak traktör sahibinin bunu kabul etmeyip sonradan yaptırdığı çengele zinciri takması sebebiyle traktör sahibinin tamamen kusurlu olduğunu, traktör sahibinin kendisine yapılan uyarıları dikkate almadığını, herhangi bir ihmal ve kusuru olmayan müvekkilinin sorumluluğunun olmadığından ve takip konusu miktarın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı tarafın kazada %75 kusurlu ve 5.452,00 TL"lik gerçek zarardan davalının %75 oranındaki kusuruna isabet eden 4.089,00 TL zarardan sorumlu olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile; 4.089,00 TL asıl alacak, 342,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.431,99 TL ve asıl alacağa takip tarihi olan 24.09.2014 tarihinden itibaren yıllık %11,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devam olunmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu"nun 1472. (6762 sayılı TTK"nun 1301.) maddesi uyarınca ... şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir.
6100 sayılı HMK"nin 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu belirtilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu"nun 4/I maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte, ... İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, ... poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı
kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Davacı ... şirketine sigortalı ve kullanım amacı hususi olan ... plakalı traktörün sahibi sigortalısı ...isimli gerçek kişidir. Bu durumda uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün re"sen BOZULMASINA, bozma sebebine ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya geri verilmesine, 24/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.