Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/12361
Karar No: 2014/16125
Karar Tarihi: 09.12.2014

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/12361 Esas 2014/16125 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2014/12361 E.  ,  2014/16125 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 04/03/2014
    NUMARASI : 2012/644-2014/106

    Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili Av. C.. A..T.. geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. A.. V.. K.. geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00"e bırakılması uygun görüldüğünden, belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı idarenin ekiplerince 31/07/2012 tarihinde davalı şirkette kaçak kuyu suyu kullanmak suretiyle atıksu ürettiğini ve bu suretle kaçak atıksu kullandığının tespit edildiğini, ASKİ Tarifeler Yönetmeliği"nin 55. maddesi gereğince kaçak atıksu bedelinin (3) katı cezası uygulanarak davalı hakkında 17.041,20 TL üzerinden Ankara 28. İcra Müdürlüğü"nün 2012/11600 sayılı dosyası ile başlattıklarını takibe, davalının 04/10/2012 tarihinde itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı idare tarafından davalı firma hakkında kaçak atıksu tutanağı düzenlendiğini, davacı tarafından davalının işyerine su ve kanalizasyon hizmeti verilmediğini, denetim ve izlemelerin bugüne kadar Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapıldığını, kullanılan kuyu suyunun deşarj izin belgesi ile arıtılarak alıcı ortama çay ve derelere deşarj edildiğini, tuvalet atıklarının septik çukurundan vidanjör ile bertaraf edildiğini, Ankara İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü"ne başvuruları sonucu cevabi yazıda Belediye mücavir alanları içerisinde kalan ve kanalizasyon sistemi bulunmayan yerlerde atıksu arıtma tesisi bulunan tesislerin sistemlerini çalıştırmaya devam ettirmelerinin uygun olacağı, sorumluluk bölgesinde bulunan atıksu kaynakları ve bahsi geçen tesis ile ilgili yapılacak iş ve işlemlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yazısı ile bildirilen hususların dikkate alınarak işlemlerin yürütülmesi gerektiğinin bildirildiğini, mahallinde yapılacak keşifle davalının ASKİ"nin hiçbir hizmetinden yararlanmadığının görüleceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Mahalli Mahkemece; açılan davanın, atıksu bedeli nedeniyle yapılan takibe itirazın iptali davası olduğu, 27/01/2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, davaya konu unlu mamüller üreten işyerinde kuyu suyu kullanılması sonucu üretilen atık suyun sonunun davacı idareye ait atık su arıtma tesisinde biten H.. Ç.. kaçak olarak deşarjı nedeni ile davalının cezalı olarak ödemesi gereken atık su bedelinin 16.809,10 TL ve 232,10 TL işlemiş faiz ile birlikte 17.041,20 TL olduğu, ASKİ Yönetmeliğin 34. maddesinin dördüncü fıkrasına göre; “kullanılmış suların kendilerine ait arıtmadan geçirsin veya geçirmesin her konut iş yeri ve resmî abone 2560 sayılı Kanunun 17. maddesi hükümlerine tabidir. Atıksu bedeli kendi abone tipi tarifesi üzerinden alınır. Ayrıca, sonu Kuruluşumuza ait bir atıksu arıtma tesisimiz ile biten her sudan abone tipine göre atıksu bedeli alınır.” hükmünün yer aldığını, davalının kuyu suyu kullandığı, ancak ürettiği atık suyu tesisin arkasında bulunan H.. Ç.. deşarj ettiği, H.. Ç..ASKİ Genel Müdürlüğü"ne ait arıtma tesisinde sonlandığından, Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hesaplanan 16.809,10 TL kaçak atık su bedeli ve 232,10 TL faiz ile birlikte toplam 17.041,20 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
    Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının kuyudan temin ederek fabrikasında ürettiği atık suyun deşarj edildiği iddia olunan H.. Ç.. ASKİ Genel Müdürlüğü"ne ait arıtma tesisinde sonlanıp sonlanmadığı, varılacak sonuca görede davacının davalıdan atıksu bedeli talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
    Yürürlükten kaldırılan 1580 sayılı Belediye Kanununun 15. ve devam eden maddeleri hükümlerine göre, belediye sınırları içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek belediyelerin görevleri arasında sayılmış iken, 23/11/1981 tarihinde yürürlüğe giren 2560 sayılı Kanunla bu hizmetleri yürütmek üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı ayrı bir tüzel kişilik olarak İSKİ Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Anılan Kanunun 2.maddesi hükmünde; içme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması, kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması, bu hizmetlerin yerine getirilmesi için her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak, bölge içindeki su kaynaklarının, yeraltı sularının kullanılmış sularla ve endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idarî ve hukukî tedbiri almak, su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak su ve kanalizasyon idaresinin görevleri arasında sayılmış, 13. madde hükmünde gelirleri açıklandıktan sonra 23. madde hükmünde de, su ve kanalizasyon idaresine su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için tarifeler yapmak, tarifelerin tespiti ve tahsilatla ilgili usul ve esasları belirlemek üzere yönetmelik çıkarma yetkisi verilmiş, aynı kanuna 05/06/1986 gün ve 3305 sayılı kanunla eklenen Ek 5. madde hükmü ile de, kanunun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanması sağlanmıştır.
    Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak 2560 sayılı Kanun hükümlerine göre kurulan davacı ASKİ Genel Müdürlüğünce yayımlanan “Tarifeler Yönetmeliği” ile “Atıksuların Kanalizasyon Şebekelerine Deşarj Yönetmeliği"nde” atıksu kaynakları tanımlanarak ilke ve yasaklar saptanmış, evsel ve endüstriyel atıksu kaynaklarının kanalizasyon şebekesine veya alıcı ortama deşarj koşulları ve yine kanalizasyon şebekesinin bulunmadığı yerlerdeki atıksu kaynaklarının uyacakları esaslar, yönetmeliğe aykırı davranış hâlinde yapılacak iş ve işlemler kapsamlı biçimde açıklanmıştır.
    Tarifeler Yönetmeliği"nin 4. maddesinde tarife çeşitleri ve uygulamaları başlığı adı altında; “1- Abonelik, tahakkuk ve tahsilatla ilgili esaslar, 2- Su ve Atık su (kullanılmış suların uzaklaştırılması) tarifesi, 3- Hizmetler ve güvence tarifesi, 4- Yaptırımlar Tarifesi” olarak sıralanmıştır.
    Aynı yönetmeliğin 5. maddesinde ise; abone tanımı ve türleri açıklanmış, “konut, işyeri, sanayî, resmî daire, toptan su satışı, yalnız kullanılmış suların uzaklaştırılması, şantiye, geçici abone,... tarifesi olarak vurgulanmıştır.
    Aynı maddede (f); Yalnız kullanılmış suların uzaklaştırılması tarifesi uygulanacak aboneler başlığı adı altında; “ASKİ"nin su hizmetlerinden yararlanmayıp yalnızca kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri ve sanayî tanımına giren özel ve tüzel kişilerdir. Bu bentteki abonelere tahakkuk edilecek atık su bedeli, Yönetmeliğin 34. maddesine göre belirlenir” hükmüne yer verilmiştir.
    23. maddesinde ise; “Su abonesi olmayan fakat kanalizasyondan yararlanan konut, işyeri ve resmî kurumlar su tüketip kirleteceklerinden atık su bedeline esas olarak; a- Konutlarda ayda 10 metreküp su tükettikleri, b- İşyeri ve rsmî kurumlardan da, çalışan insan sayısı ve işyerinin özellikleri ile emsal işyerlerinin su tüketimle dikkate alınarak tüketecekleri su miktarı bulunarak, yürürlükteki tarifeye göre tahakkuk ve tahsilat yapılır.”
    Akıtsu Tarifesi başlıklı 34. maddede; “Her su abonesi tükettiği kadar suyu kirleteceğinden bunların uzaklaştırılması için atıksu bedeli ödemekle yükümlüdür.
    Tüketilen beher metreküp üzerinden alınan atık su bedeli 27., 28. ve 29. maddelerde sayılan yönetim ve işletme giderleri ile amortismanlar ve kâr oranının kanalizasyonla ilgili miktarının 29. Maddede nasıl hesaplanacağı belirtilen tahmini su satış miktarına bölünmesiyle bulunur. Bu miktar tüketilen su miktarının %50’sinden aşağı olamaz. İşyeri ve resmi abonelerce üretilecek atık sular boşaldıkları kanalizasyon tesislerine ve çevreye daha çok zarar vereceğinden, bunların atık su bedeli konutlara oranla daha yüksek saptanabilir.
    Ayrıca bu abonelerden, A.. M.. Atık Suların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinde belirtilen esaslara göre, Kirlilik Önleme Payı (KÖP) alınır. Kirlilik Önleme Payı A.. M.. Atık Suların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinin ekinde yer alan “Kirlilik Katsayısı Çizelgesi” dikkate alınarak, aynı yönetmeliğin 25. maddesine göre hesaplanır.
    Kullanılmış suların kendilerine ait arıtmadan geçirsin veya geçirmesin her konut iş yeri ve resmî abone 2560 sayılı Kanunun 17. maddesi hükümlerine tabidir. Atıksu bedeli kendi abone tipi tarifesi üzerinden alınır. Ayrıca, sonu Kuruluşumuza ait bir atıksu arıtma tesisimiz ile biten her sudan abone tipine göre atıksu bedeli alınır.”
    2560 Sayılı Kanunun 17. maddesinde ise; “Kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanması zorunludur. Bu bağlantılar, bedeli taşınmazın sahibinden alınmak suretiyle İSKİ tarafından yapılır veya projesine uygun olarak yaptırılır.”
    Deşarj Yönetmeliğinin 25/c maddesinde ise; “Endüstriyel nitelikte atıksu kaynağı olan her kuruluş, bulundukları mahalde kanalizasyon şebekesi olsun olmasın, atık sularındaki kirletici parametre değerleri deşarj kısıtlamalarının üzerindeki değerlerde olduğu sürece ASKİ’ce saptanan oranlar dahilinde Kirlilik Önlem Payı öderler. Desarj ortamı ve atıksuyun kirleticilik nitelikleri birlikte değerlendirilerek o işyeri için esas alınacak kirletici parametre ve kirlilik katsayısı tespit edilir. Bu tespit esnasında işyerinin dâhil oldugu Çevre Kanunu’nun Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği ve ilgili tebliğlerde verilen esaslar ve endüstri kategorizasyonu da gözönüne alınır.”
    Hükümlerine yer verilmiştir.
    Dairenin istikrar kazanmış uygulaması; kanalizasyon hizmetinden yararlanmayan kişi ve kurumlardan atıksu bedeli alınamaz. Mevzuata göre kanalizasyon hizmetinden yararlanmayan sanayî atıksu üreticilerinden ilgili mevzuatı gereğince Kirliliği Önleme Payı (KÖP) talep edilebileceği yönündedir.
    Somut olaya gelince; davacı görevlileri tarafından düzenlenen 31/07/2012 tarihli tutanakta, davalı şirketin işyerinde kuyu suyu kullandığı ve atık su aboneliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
    Mahkemece; bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davalının fabrikasında kuyu suyu kullandığını, ürettiği atık suyun tesisin arka tarafında bulunan H.. Ç.. deşarj ettiği, H.. Ç.. ASKİ Genel Müdürlüğüne ait arıtma tesisinde sonlandığı, davacının dolaylı da olsa davalıya atksu hizmeti verdiği, davalının 16.809,10 TL kaçak atıksu, 232,10 TL faiz olmak üzere 17.041,20 TL bedeli ödemek zorunda olduğu değerlendirilmesinde bulunulmuştur.
    Dosyada bulunan ve davacı kurum tarafından bildirilen 10/04/2006 tarih, 9928 sayılı yazıya göre; davalının sahibi bulunduğu .... Unlu Mamülleri Gıda ve San. Tic. AŞ"nin bulunduğu bölgede su ve kanalizasyon hattı olmadığının bildirildiği görülmüştür.
    Açıklanan mevzuat hükümleri dikkate alındığında, kanalizasyon hizmetlerinden yararlanmamasına rağmen, su kullanan ve atıksularını doğrudan veya dolaylı olarak kanala, alıcı ortamlara deşarj eden tesis ve işletmelerin özellikleri dikkate alınarak varsa sayaçla ölçülen sarfiyat üzerinden veya çalışan kişi sayısına bağlı olarak hesaplanan su tüketimi üzerinden kullanılmış suları uzaklaştırma bedeli alınacağı hükmünün tatbik edilebilmesi için, davalı tarafından sağlanan kanalizasyon hizmetlerinden yararlanma şartının gerçekleşmiş olması gerekir.
    Her ne kadar; bilirkişi tarafından (soyut ve afaki bir değerlendirme ile), atıksuyun deşarj edildiği H.. Ç.."nın davacıya ait arıtma tesisinde sonlandığı değerlendirilmesinde bulunulmuşsa da bu olgu resmî kayıt ve diğer belgelerle doğrulanmamıştır. Bu husus resmî bilgi ve belgelerle doğrulandığı takdirde davacının davalıya dolaylı da olsa bir atıksu hizmeti verdiği kabul edilerek, atıksu bedeli talep edebileceği, aksi takdirde; (davalının davacının kanalizasyon hizmetinden yararlanmadığı tespit edildiğinde) davacı kurumun atık su bedeli talep edemeyeceği, bu durumda, endüstriyel nitelikte atıksu oluşturan tesis ve işletmelerden, Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği"nde belirtilen “Kirlilik Önlem Payı” (KÖP) alınacağı düzenlendiğinden davalı kurumun davacıdan talep edebileceği bedel “Kirliliği Önleme Payı"dır.
    Davacı kurum tarafından atık su bedeli tahakkuk ettirilerek takip yapılmış ve takibe itiraz üzerine itirazın iptali davası açılmıştır. Yukarıdaki açıklama ve olgularda dikkate alınarak davalının atıksuyunu deşarj ettiği H.. Ç... davacı idarenin arıtma tesisinde son bulduğu tespit edilirse dolaylı da olsa bir atıksu hizmeti verildiği kabul edilerek, yönetmelik gereğince atıksu bedeli tahakkuk ettirilebileceği ve şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmesi, davacı kurumun davalıya atıksu hizmeti vermediği tespit edilirse, yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak davacı kurumun davacıdan talep edebileceği bedelin “Kirliliği Önleme Payı” olduğu, ancak davacının kirlilik önleme payına yönelik tahakkuk yapmayıp, atık su bedeli talep ettiği gözetildiğinde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
    Bu itibarla; yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi