3. Hukuk Dairesi 2014/12456 E. , 2014/16129 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : VAN 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2014
NUMARASI : 2009/121-2014/136
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde taraflar ve vekilleri gelmediler. Evrak üzerinde inceleme yapılarak işin karara bağlanması için saat 14.00"e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların oğlu O.. D.."ın oyun oynadığı sırada bir gün önce havada asılı duran elektrik teline temas etmek suretiyle ağır yaralandığını, psikolojisinin bozulduğunu, davacı anne, baba ve kardeşlerinin de bu olay nedeni ile üzüldüklerini belirterek O.. D.. için 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 8.000"er TL, diğer davacı kardeşleri için 2000"er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, daha sonra maddi tazminat talebinden feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı cevabında, olayda kusurlu olmadığını, davacı anne ve babanın bakım eksikliğinden dolayı sorumlu olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden O.. için 15.000 TL, anne ve baba için 8000"er TL"nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından, 08.07.2008 olay tarihinde Van, Muradiye ilçesi, A... köyünde elektrik direklerinin bir gün önce yan yatmak suretiyle yere 1,5 metre mesafede olması nedeniyle arkadaşları ile oyun oynayan davacıların küçük oğlu 08.01.2001 doğumlu O.."ın elektrik tellerine dokunmak suretiyle elektrik akımına kapıldığı, Adli Tıp Kurumu raporuna göre iyileşme süresinin 3 ay olduğu ve bu sürede %100 malül sayıldığı, fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiği, sürekli maluliyeti olmadığı, davacı M..."ın inşaatlarda çalıştığı, sabit geliri olmadığı anlaşılmaktadır.
Davada, kusursuz sorumluluk hükmü gereğince manevi tazminat talep edilmektedir.
Dosya kapsamından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göredavalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, Borçlar Kanunu’nun 47.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Bu durumda, mahkemece; olayın oluş biçimi, tarafların olaya etkisi ve yarattığı sonuçları dikkate alındığında manevi tazminat miktarının fazla olması nedeniyle kurulan hüküm bu nedenle doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.