21. Hukuk Dairesi 2015/9461 E. , 2015/20401 K.
"İçtihat Metni" Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gebze 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2014
NUMARASI : 2013/779-2014/481
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle 397.803.19.TL. maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17/11/2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat Mustafa Kılın ile karşı taraf vekili Avukat Kazım Erküt Güzel geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine
2-Dava 11.06.2003 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu yardıma muhtaç % 100 oranındaki sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen önceki kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dairemizce yapılan inceleme sonunda, davacının maddi tazminatının belirlenmesi sırasında bakım giderinden takdiri indirim yapılmaması ile geçici iş göremezlik döneminde SGK tarafından yapılan ödemelerin indirilmemesinin isabetsiz olduğu ve işverence yapılan ödemenin ifa amaçlı olduğunun kabulü ile yöntemince maddi tazminattan indiriminin gerektiğine, davacının başvurma harcını da yatırmak suretiyle maddi tazminat artırımının birleştirme talepli bir ek dava niteliğinde olduğu ve bu talebi sırasında faiz isteminde bulunulmadığı halde, bu dilekçe konusu tazminat bakımından faize karar verilmesinin talep aşımı niteliğinde olduğuna ilişkin Dairemiz bozma ilamına uyularak, yapılan yargılamada davacı bozma sonrası dava konusu olayla ilgili olarak 100,00-TL istemle belirsiz alacak davası açarak anılan davanın görülmekte olan dava ile birleşmesini takiben belirsiz alacak davası konusu talebini artırmıştır. Yapılan yargılama sonunda mahkemece davacının 02.07.2012 tarihli dilekçesinde talebini sınırlandırdığı fazlasını isteyemeyeceğinden bahisle birleşen dava konusu talepte dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık bozma ile davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edilip edilmediğine ilişkindir.
.../...
Davacı 02.01.2006 tarihli dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 500,00-TL maddi tazminat isteminde bulunmuş ve daha sonra Dairemizin birinci bozma ilamı sonrasında başvurma harcını da yatırmak suretiyle maddi tazminat istemini 397.203,19,00-TL artırmak suretiyle toplam maddi tazminat istemini 397.703,19-TL’na çıkarmıştır. Mahkemece ikinci bozma konusu 12.07.2012 günlü karar ile 397.703,19-TL maddi tazminata karar verilmiştir. Bu karar davacı tarafça temyiz edilmemiş ve davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine bozulmuştur.
Mahkemenin önceki kararının davalılar yararına bozulmasına ilişkin bozma ilamına uyulmakla davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu açıktır. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır.
Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır
Benzer şekilde; uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi’nce iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir (Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 gün, 2004/10-44 E, 2004/19 K.).
Bu sayılanların dışında ayrıca; görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü-6. Baskı, cilt 5, 2001).
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527 sayılı, 31.05.2006 gün ve 2006/10-307-337 sayılı ve 10.05.2006 gün ve 2006/4-230-288 sayılı ilamı).
Somut olayda, ikinci bozma konusu kararda davacının karşılanmayan zararının 397.703,19-TL olduğu belirlenerek bu miktar maddi tazminat hüküm altına alınmıştır. Anılan kararın davalı yararına bozulması ile davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle artık bozmadan sonra yapılan yargılama sonunda önceki karardaki miktarı aşar biçimde maddi tazminat verilmesi mümkün değildir. Aksinin kabulünün temyizin, temyiz edenin aleyhine sonuç doğurması anlamına geleceği açıktır ki, hukuk düzeninin buna cevaz vermeyeceği de ortadadır. Öte yandan bu durumun yukarıda açıklandığı gibi usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturan bir durum olmadığı da ortadadır. Bozma sonrası ek dava ile maddi tazminat isteminde bulunulması davalı yararına oluşan bu usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldırmaz. Hal böyle olunca da yerel mahkemece; davacı yararına 397.703,19-TL maddi tazminat verilmesine ilişkin önceki kararının, davalı yararına bozulmasından sonra, birleşen davadaki talebin dikkate alınarak önceki karardaki maddi tazminat miktarını aşar biçimde maddi tazminata karar verilmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olup bozma nedenidir. Her ne kadar uyulan bozma ilamı doğrultusunda bakım giderinden takdiri indirim yapılmadığı görülmekte ise de bozma öncesinde düzenlenen hesap raporundaki doneler ile usuli kazanılmış hak oluşturduğu açıklanan bozma konusu maddi tazminat miktarı dikkate alındığında bakım giderinden %50 oranındaki bir indirimin dahi sonuca etkisinin bulunmadığı görüldüğünden bu noksanlık ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
.../...
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.100.00.TL. Duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflardan davacıya yükletilmesine, 17.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.