Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/2886
Karar No: 2019/3446
Karar Tarihi: 23.05.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/2886 Esas 2019/3446 Karar Sayılı İlamı

19. Hukuk Dairesi         2017/2886 E.  ,  2019/3446 K.

    "İçtihat Metni"


    Asıl ve birleşen davacı ... vek. Av. ... ile asıl ve birleşen davalı ... . Oto.ve Gıda Tic. ve San.A.Ş. vek. Av. ... arasında görülen dava hakkında ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen 12.11.2015 gün, 2014/766 E.-2015/751 K. sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 08.03.2017 gün, 2016/5209 E.-2017/1885 K. sayılı ilamına karşı asıl ve birleşen davacı vekilince süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - K A R A R -
    Asıl davada davacı vekili, davalının maliki olduğu gayrimenkul üzerinde davacı şirket lehine 22.03.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, intifa bedelinin peşin olarak ödendiğini, davaya konu gayrimenkul üzerindeki akaryakıt istasyonunda davacı şirketin ürünlerinin satışının intifa hakkı süresince devam edeceği inancıyla akaryakıt istasyonunun faaliyetinin geliştirilmesi ve iyileştirmesi amacıyla önemli değere sahip yatırımlar yapıldığını, davalı bayiinin satış faaliyetinin geliştirilmesi ve diğer bayiiler arasındaki rekabetçi konumunun güçlendirilmesi için satış teşvik primi veya başka adlar altında finansal destek ödemelerinde bulunulduğunu, Rekabet Kurulu kararı ile davacı şirketin sahip olduğu 15 yıl süreli intifa hakkının sözleşme tarihi olan 22.03.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 5 yılı aşan kısmının geçersiz kılındığını, bu sebeple davalıya peşin ödenen intifa hakkı bedelinin geçersiz kılınan süresine tekabül eden kısma ilişkin güncellenmiş bedel olan 524.374,47-TL, davalının ticari faaliyetinin geliştirilmesi, istasyonun inşası ve iyileştirilmesi işlerinde kullanılmak üzere veya başkaca nedenlerle kendisine ödenen primlerin geçersiz kılınan süreye tekabül eden kısmına ilişkin güncellenmiş bedel olan 283.521,99 TL ve davaya konu davalıya ait akaryakıt istasyonunda faaliyet geliştirilmesi adı altında davacı şirket tarafından gerçekleştirilen kalıcı yatırımların işlememiş süreye tekabül eden kısmının denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak güncelleştirilmiş bedeli olan 16.865,91 TL olmak üzere toplam 824.762,37 TL"nin davalıdan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Asıl davada davalı vekili, yasal düzenlemeye dayalı surette bitmek zorunda kalan iş ilişkisinden ötürü davalı şirketin bir kusurunun bulunmadığını, davacının yapmış olduğunu iddia ettiği yatırımlarını koruma gayesi altında yeni bir sözleşme yapma çabası sergilemediğini, yaptırılan yatırımların işletmenin faaliyeti süresince kullanıldığını ve yıpranarak eskidiğini, bunun dışında davacı yanın prim destek bedeli adı altında aktardığını beyan ettiği kaynakların 15 yıllık süreye yönelik olarak yapıldığı iddiasının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
    Birleşen davada davacı vekili, davalı şirketin sahibi olduğu taşınmaz üzerinde davacı şirket yararına 22.03.2006 tarihinden geçerli olarak ve bedeli peşin ödenmiş şekilde 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, bu borcun teminatı olmak üzere aynı taşınmaz üzerine 26.12.2006 tarihinde 400.000 TL bedelli ipotek kurulduğunu ve taşınmazda yüksek miktarlı yatırımlar yapıldığını ancak Rekabet Kurulu kararı ile intifa hakkı bakımından 5 yılı aşan süreler bakımından muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının kararlaştırıldığını, bu sebeple davalıya peşin ödenen intifa bedelinin geçersiz kılınan süresine ait kısma ilişkin güncellenmiş bedel olan 524.374,47 TL"nin, taşınmazdaki istasyonun inşa ve iyileştirilmesi işlerinde kullanılmak amacıyla ödenen primlerin geçersiz kılınan süresine ait kısma ilişkin güncellenmiş bedeli olan 283.521,99 TL"nin ve son olarak kalıcı yatırımların işlememiş süreye rastlayan kısmına yönelik güncellenmiş bedeli olan 16.865,91 TL olmak üzere toplam 824.762,37 TL"nin ödenmediğini, davalının ödemekle yükümlü olduğu miktarın ipotekle teminat altına alınmış 400.000 TL"sinin tahsili için ... 10 İcra Müdürlüğü’nün 2012/3163 esas sayılı dosyasından başlattıkları ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe davalının itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Birleşen davada davalı vekili, mahkeme ilamı olmadan ipoteğin paraya çevrilemeyeceğini, davanın yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, yapılan yargılamaya göre asıl dava yönünden, taraflar arasındaki anlaşmanın yasal düzenleme ile getirilen kısıtlama nedeniyle tarafların kusuru dışında bir sebeple sona erdiği, 15 yıllık süre için davalıya intifa bedeli KDV dahil 558.004,30 TL ödendiği, intifa bedelinin toplam 5.399 gün için ödenmesine rağmen rekabet kurulu kararı sebebiyle bu sürenin ancak 1.939 gününün kullanıldığı, kalan 3.460 günün ise kullanılamadığı, kullanılmayan süreye isabet eden intifa bedeli tutarının 357.591 TL olduğu ve peşin ödenen bu bedelin davacıya iadesinin gerektiği, bayilik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalının sahibi olduğu akaryakıt istasyonuna yapılan yatırımların akaryakıt satışının yapılabilmesi için zorunlu yapılan giderler olup, bu yatırımların davaya konu sözleşmeden çok daha önce taraflar arasında yapılmış olduğu anlaşılan eski tarihli sözleşmeler gereğince yapıldıkları, davalı kadar davacının da sözleşmeden yararlandığı, bu bakımdan söz konusu yatırımların davalı yararına sebepsiz zenginleşme teşkil etmediği, intifa hakkından bağımsız olarak taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 5 yıllık süre için kararlaştırıldığı ve süresini tamamladığı, bayilik sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getiren davalıdan sözleşme süresinin sona ermesi nedeniyle satış teşvik primi adı altında ödenen ücretin iadesinin istenemeyeceği, satış destek priminin istasyondaki bayilik faaliyetiyle ilgili olup intifa hakkı ile ilişkilendirilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden ise, taraflar arasında meydana gelen ticari ilişki nedeniyle davacı yararına 2. derecede 400.000 TL tutarında limit ipoteği tesis edildiği, intifa bedelinden iadesi gereken bedelin 357.591 TL olduğu, diğer taleplerin ise yerinde olmadığı, bu sebeple ipotek limiti 400.000 TL ise de takip tarihi itibariyle iadesi gereken bedelin 357.591 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    Dairemizin 08.03.2017 gün, 2016/5209 E.-2017/1885 K. sayılı ilamı ile, davacının dava konusu yaptığı intifa bedelinin kullanılmayan kısmına ilişkin bedelin hesabında KDV’nin dikkate alınamayacağı hususu yanında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapıldığı için alacak davası ile mükerrer tahsilat oluşturacak şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, alacak davasının reddine karar verilmesi gerektiği, intifa bedelinin KDV hariç hesaplanacak miktarının tahsilini temin edecek şekilde hüküm kurulması için yerel mahkeme kararının asıl ve birleşen davalı yararına bozulmasına karar verilmiş, asıl ve birleşen davacının temyiz itirazları incelenmemiştir. Dairemizin iş bu kararına karşı asıl ve birleşen davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
    Davacı, dava konusu yaptığı alacaklar için aynı tarihte bir alacak davası açmış ve hem de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmıştır. İlamsız takibe itiraz üzerine açtığı itirazın iptali davası, alacak davası ile birleştirilmiştir. İİK’nun 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusuna karşı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir. Başka türlü bir takip yapılamaz. Ancak anılan madde hükmü, borçluya karşı alacak davası açılmasını engelleyen bir düzenleme içermemektedir. Zira alacaklı açacağı bir alacak davası sonunda elde edeceği ilama dayalı olarak ipotek hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatabilecektir.
    Somut olayda davacı açtığı alacak davası ile toplam 824.762,37 TL"nin davalıdan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, bu alacağın ipotekle temin edilen 400.000 TL’lik kısmı için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatmış, bu takibe itiraz üzerine itirazın iptali davasını açmıştır. İtirazın iptali davasının konusu olan 400.000 TL alacak, itirazın iptali davasından önce açılan alacak davası içinde talep edilmiş olduğundan itirazın iptali davasında derdestlik durumu oluşturulmuştur. HMK’nın 114. maddesinin birinci fıkrasının “ı” bendinde düzenlenen aynı davanın, daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olmaması dava şartı olup mahkemece re’sen dikkate alınmalıdır. Bu itibarla mahkemece öncelikle birleştirilen itirazın iptali davasının derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekmektedir. Mahkemece daha sonra davacının alacak davası sonuçlandırılıp karara bağlanmalıdır. Mahkemece davacının alacağının 357.591,00 TL olduğu saptanmıştır. Mahkemece davacının sair alacak taleplerinin reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davalının intifanın kullanılmayan bölümünden doğan iade sorumluluğu sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmaktadır. Sebepsiz zenginleşmeye ilişkin TBK’nın 79. maddesi hükmü gereğince davalı sadece kendisinin sebepsiz zenginleştiği miktar kadar sorumludur. Bu sebeple davacı tarafından ödenen ve ancak davalının elinde kalmayan KDV ödemesi dikkate alınmamalıdır. Mahkemece bakiye intifa hesabında KDV’nin dikkate alınması doğru olmamıştır. Hal böyle olmasına rağmen yerel mahkeme kararının açıklanan bu olgulara göre bozulması gerekirken, derdestlik dava şartı gözetilmeden yazılı şekilde farklı gerekçelerle bozulması doğru görülmemiş, asıl ve birleşen davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 08.03.2017 gün, 2016/5209 E.-2017/1885 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklandığı şekilde değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 08.03.2017 gün, 2016/5209 E.-2017/1885 K. sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, asıl ve birleşen davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, yine yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl davanın ve birleşen davanın asıl ve birleşen davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davacıya iadesine, 23/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi