10. Hukuk Dairesi 2008/20256 E. , 2010/4771 K.
"İçtihat Metni".......
Davacı vekili, 506 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu sigortalılık süresinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü yönünde karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı ...’ın ortağı bulunduğu dava dışı .... numaralı işyerinden 25.05.2006 – 01.08.2006 döneminde adına tam bildirim ve prim ödemesi yapılan, söz konusu hizmeti, imzalı ücret bordroları ve 01.08.2006 tarihinde, anılan şirket yetkilisince düzenlenen çalışma belgesi ile doğrulanan davacı hakkında 24.07.2006 günü davalı ... Başkanlığında işe girdiğini gösteren imzasız giriş bildirgesi düzenlenip, bu tarihten itibaren söz konusu işyerinden prim ödemelerinin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Sonucu itibarıyla dava, 17.06.2006 – 24.07.2006 tarihleri arasında davalı ... Başkanlığına ait işyerinde kepçe operatörü olarak çalıştığının tespiti ile anılan dönem yönünden davalı ... yanında görünen sigortalı hizmetlerin iptali istemlerine ilişkin olup; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren geçici 7’nci maddesinde yer alan; bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 2926 sayılı, 5434 sayılı kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin, fiilî hizmet süresi zammının, itibarî hizmet sürelerinin, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık sürelerinin tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirileceği yönündeki düzenleme ve genel olarak kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrasıdır.
Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak delil
./..
-2-
toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Önemle belirtilmelidir ki, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyeri, kamu kuruluşu niteliğinde olmakla, bu tür işyerlerindeki hizmetin kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması da asıldır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinde; bu Kanunun uygulanmasında 2’nci maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler “işveren”, işveren nam ve hesabına işin yönetimi görevini yapan kimseler “işveren vekili” olarak tanımlandıktan sonra, bu Kanunda geçen işveren deyiminin işveren vekilini de kapsadığı belirtilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; tüm dosya içeriği ve sigortalı hizmet cetveline göre, öncelikle.....sicil numaralı işyerinin tescilli olduğu .....“işveren” konumunda yer aldığı belirgin bulunmakla, husumetin anılan şirketin ortağı olan ...’a yöneltilmesi olgusu temsilcide yanılgı olarak değerlendirilerek dava dilekçesi söz konusu şirkete yöntemince tebliğ edilip davaya katılımı sağlanmalı, sonrasında, şirket yetkilisinin/yetkililerinin göstereceği deliller toplanmalı, ....sicil numaralı işyerine ait 2006 yılının Haziran ve Temmuz ayı ücret bordrolarına ilişkin olarak uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak imzaların davacıya ait olup olmadığı saptanmalı, her iki işyeri yönünden anılan aylara ait prim ve hizmet belgeleri getirtilerek bu belgelerde yazılı sigortalılar dinlenilmeli, belirdiği takdirde tüm tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, varlığı ileri sürülen çalışmanın hangi nedenlerle davalı ... tarafından Kurum kayıtlarına geçirilmediği veya bildirim dışı kaldığı yöntemince araştırılmalı, özellikle; davalı ... yasal temsilcisinin, davacının 22.05.2006 günü çalışmaya başladığı ve deneme aşamasında kendisinden memnun kalındığından 24.07.2006 tarihinde işe girişinin yapıldığı yönündeki cevabı, bu anlatımı doğrulayan ücret bordroları ile yetkililerin imzasını içeren işçi puantaj cetvelleri ve 24.07.2006 günü işe girdiğini belirten bildirgede davacı imzasının bulunmaması olgusu dikkate alınmalı, kanıtlar değerlendirilip iddia kapsamında eylemli çalışmanın hangi işyerinde gerçekleştiği açıklıkla belirlendikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, tanık anlatımlarına dayanılarak davanın kabulü yönünde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, hükmü temyiz eden davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davalı ...’na geri verilmesine, 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......