10. Hukuk Dairesi 2009/18346 E. , 2010/4772 K.
"İçtihat Metni"......
Davacı, 506 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu sigortalılık süresinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü yönünde karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı işverence düzenlenen; süresi belirli işçi kadrolarında çalıştırılan işçilerin, yatırım ve iş programlarının sona ermesi, ödeneklerinin tükenmesi, kararlaştırılan çalışma sürelerinin bitmesi ve mevsim koşullarının çalışmaya elverişli olmaması nedeniyle belli tarihlerden itibaren iş sözleşmelerinin askıya alınarak yeni iş mevsiminin başlamasına kadar çalışmalarına ara verileceği yazılı olan 10.11.2006 tarihli duyuru tutanağında; davacı yönünden sözleşme askı tarihi 12.12.2006 günü mesai sonu olarak belirtilip, tutanağın davacı tarafından imzalandığı, davalı Kurum belgelerinde davalı işverene ait işyerinden 12.12.2006 günü işi bırakarak ayrıldığı kayıtlı olan davacının imzasını içeren 15.11.2006 – 12.12.2006 dönemine ilişkin 13.11.2006 tarihli hizmet sözleşmesinde; işten çıkış tarihi 12.12.2006, işe başlama tarihi 15.12.2006 olarak yazıldığı, imzasız puantaj cetvelinde 13.12.2006 ve 14.12.2006 tarihlerinde çalışmasının görünmediği, ücret bordrosunda ise, 15.11.2006 – 14.12.2006 tarihleri arasında 28 günlük hizmetin gerçekleştiği ve anılan bordroda davacı imzasının yer almadığı belirgin olup; dava, 12.12.2006 – 14.12.2006 tarihleri arasında davalı işveren......ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmanın tespiti istemine ilişkindir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren geçici 7’nci maddesinde; bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 2926 sayılı, 5434 sayılı kanunlar ile, 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile, hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirileceği yönündeki hükmün öngörülmüş olması ve genel olarak kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrasıdır.
./..
-2-
Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak delil toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Diğer taraftan, önemle belirtilmelidir ki, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyeri, kamu kuruluşu niteliğinde olmakla, bu tür işyerlerindeki hizmetin kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması da asıldır. Bu bakımdan; dosya içerisinde yer alan belgelerden davacının imzasını içerenler yönünden imzanın kendisine aidiyeti kabul edilenler ile, inkâr edilip de, aidiyeti teknik bilirkişi incelemesiyle saptananlardan, davacı tarafından hata, hile, ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksinin eşdeğer nitelikte delillerle kanıtlanması gerektiği dikkate alınmalı, bunun dışında dava konusu sürede varlığı ileri sürülen çalışmanın hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği veya bildirim dışı kaldığı yöntemince araştırılmalı ve tüm kanıtlar değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu, tanık anlatımlarına dayanılarak istemin aynen hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......