1. Hukuk Dairesi 2021/106 E. , 2021/580 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTAL VE TESCİL-ALACAK
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 8 parsel sayılı taşınmazını satması için davalı yeğeni ...’i vekil tayin ettiğini,Salih’in vekalet görevini kötüye kullanarak 12 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını annesi olan davalı ...’e, 103 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını ise babası İlân’a satış suretiyle temlik ettiğini, kendisine bir bedel ödenmediğini, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek tapu iptali-tescile, aksi takdirde rayiç bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu,davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını; davalı ..., yapılan işlemlerden bilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar; davalı ..., davayı kabul ettiğini beyan etmiş; davalılardan ...’in yargılama aşamasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece, iddiaların ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olunmakla Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 304.maddesinin 1.bendinde açıkça, “hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.Hüküm tebliğ edilmişse, hakim tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez.Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.” hükmü yer almaktadır.
Her ne kadar mahkemece tashih kararı verilmiş ise de , düzeltilen hususlar yukarıda değinilen HMK."nun 304.maddesinde düzenlenen hususlardan değildir. Bu nedenle hükümdeki harç ve vekalet ücretinin tashih yolu ile değiştirilmesi mümkün değildir.
Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk muhakemeleri Kanunu 305/2. maddesinde ise, “ Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, mahkemece verilen tashih kararının da doğru olduğu söylenemez.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 297/2. maddesinde “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır. Öte yandan, harç ve devletin sicil oluşturmadan kaynaklanan görevi kamu düzeniyle ilgili olduğundan temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır.
Somut olayda, dava tarihi itibariyle çekişme konusu 103 parsel sayılı taşınmazın ½ pay değeri 158.295,00 TL, 12 parsel sayılı taşınmazın ½ pay değeri 18.175,38 TL olup, taşınmazların toplam değerinin 176.470,38 TL olarak keşfen saptandığı, ancak harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda,176.470,38 TL üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, fazla harca hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, kabul kapsamına alınan 103 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payın İlân Güney adına kayıtlı iken İlân Güney’in ölümü ile 16.02.2009 tarihinde elbirliği halinde mirasçılarına intikal ettiği ve anılan payın elbirliği halinde İlân Güney mirasçıları adına kayıtlı bulunduğundan bu haliyle, hükmün infazında tereddüt yaratacağı açıktır.
Ne var ki, anılan bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; 20.06.2016 tarihli tashih şerhinin ortadan kaldırılmasına, hükmün 1. ve 2. bentlerinin hükümden çıkarılarak, yerine 1.bent olarak “Davanın kabulü ile Edirne İli, Keşan İlçesi, Büyükcamii Mah.407 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ... adına kayıtlı ½ payı ile Edirne ili,Keşan İlçesi,Büyükcami Mah.443 ada 103 parsel sayılı taşınmazın ..., ...,... ve ... adına iştirak halinde kayıtlı ½ payının tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline” ibaresinin, 2.bendin hükümden çıkarılarak, yerine 2.bent olarak “ Alınması gereken 12.054,69 TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 110.60 TL harcın mahsubu ile kalan 11.944,09 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına” ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK"nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.