21. Hukuk Dairesi 2009/4646 E. , 2010/2138 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacıların murisi sigortalı ... ’ın öldüğü iş kazasında sigortalının % 20 davalı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı çocuklar ... ve ... yararına 13.000.00-er’TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 5.000.00- ‘er TL ye hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
: SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine;
1- Davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine,
2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren eş ... için 40.000.00-TL ,anne ve baba için ayrı ayrı 10.000.00 TL,çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 13.000.00-TL manevi tazminatın 4.9.2005 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla istemlerin reddine,
3-Alınması gereken 4.644.00-TL ilam harcından peşin alınan 4117.50- TL’nin indirimi ile kalan 527.00-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine"ye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 4.117.50 TL nispi,11.20 TL başvuru olmak üzere toplam 4.128.70 TLTL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
5-Kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak,davacılar tarafından yapılan 675.00- TL yargılama giderinden 236.00-TL davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 439.00-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,davalı tarafından yapılan 657.00-TL yargılama giderininden 428.00-TL nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,229.00-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan eş yönünden 4.400.00-TL, anne ve baba için ayrı ayrı 1.200.00 -TL,çocuklar için ayrı ayrı 1.560.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine ,reddedilen maddi tazminat yönünden,600.00-TL,ve manevi tazminat miktarı üzerinden de aynı Tarife gereğince hesaplanan eş yönünden 4.400.00-TL, anne ve baba için ayrı ayrı 1.200.00 TL,çocuklar yönünden ayrı ayrı 1.560.00 -TL avukatlık ücretinin de davacılardan alınarak davalıya verilmesine’’ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ,aşağıda yazılı temyiz harcının istek halinde davalıya yükletilmesine ,01.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.