Davacı,başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitiyle,aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olan davacının, başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitiyle aksi Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında 1.4.2003 tarihinden beri sigortalı olduğu, 10.4.1995-5.5.1995 tarihileri arasında 25 gün SSK’na tabi çalıştığı, Bağ Kur’dan 2.4.2008 tarihinde maluliyet aylığı talebinde bulunduğu , 7.4.2008 tarihli Konya Numune Hastanesi Sağlık Kurul Raporunda davacıda kronık böbrek yetmezliğinin bulunduğu, haftada üç gün diyalize girdiği, ilk defa diyalize girmeye 30.4.2002 tarihinde başladığının bildirilmesi üzerine Kurum davacının sigortalı olmadan öce maluliyeti gerektirecek derecede hastalığı bulunduğundan tahsisi talebinin 1479 sayılı Yasa’nın 28/2 maddesine göre reddedildiği , Yüksek Sağlık Kurulu’nun 29.7.2009 tarihli terditli raporunda, davacının Bağ Kur sigortalısı olduğu 1.4.2003 tarihinden önce maluliyeti gerektirecek derecede hastalığı bulunduğundan maluliyet aylığından yararlanmayacağı, ancak işe ilk girişinin SSK’na tabi olduğu 10.4.1995 tarihi olarak kabul edilmesi durumunda çalışma gücünün2/3 ünü kaybettiği ve maluliyet başlangıcının 7.4.2008 tarihi olduğunu belirttiği, davacının tahsis talebi itibariyle 5 yıl 1 gün Bağ Kur sigortalılığının bulunduğu ve pirimlerini ödediği anlaşılmaktadır.
1479 sayılı 28/1. maddesinde bu Kanunun uygulanmasında çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalının malul sayılacağı bildirilmiştir.
İkinci fıkranın başında yer alan "sigortalılığın başladığı tarihte" ibaresi 04.10.2000 tarihli 619 sayılı KHK"nin 16. maddesi ile "bu Kanuna tabi sigortalılığın başladığı tarihte" olarak değiştirilmiş, anılan Kararname Anayasa Mahkemesinin 26.10.2000 tarihli kararı ile iptal edilmiş, iptal hükmü 08.08.2001 tarihte yürürlüğe girdikten sonra 24.07.2003 tarihli 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 17. maddesi ile "bu Kanuna tabi sigortalılığın başladığı tarihte" ibaresi madde metnine aynen eklenmiştir.
Çeşitli yasalara tabi sigortalılık statülerinin bulunduğu hallerde sigortalılık süresinin başlangıç tarihi olarak, ilk defa hangi yasaya tabi olarak sigortalı çalışmaya başlandı ise o tarihin esas alınacağının belli olması karşısında, davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa’nın 28. maddesinde yer alan “Bu kanuna tabi olarak sigortalılığın başladığı tarihte” ifadesinin, birden fazla sigortalı hizmet sürelerinin arasında ayrım yapılmaksızın ilk defa hangi yasaya tabi çalışmaya başlanmış ise o tarihin kabul edilmesinin, sosyal güvenliğin temel ilkelerine giderek 2829 sayılı Yasa’nın 1. maddesinde ifadesini bulan çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri birleştirilerek ilgilerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasına yönelik amaca uygun düşeceği ortadadır.
Somut olayda mahkeme davacının istemini Bağ Kur sigortalısı olmadan önce maluliyeti gerektirecek nitelikte hasta olduğundan reddetmiş ise de davacının Bağ Kur sigortalılığı dışında 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık süresi değerlendirilmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Bu durumda davacının sigorta başlangıcının SSK’na tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı 10.4.1995 tarihi olduğu kabul edilerek Yüksek Sağlık Kurulunun raporunda açıklandığı üzere10.4.1995 tarihinin sigorta başlangıcı kabul edilmesi durumunda davacının çalışma gücünü 2/3 oranında yitirdiği ve maluliyet başlangıcının Konya Numune Hastanesinin Raporu olan 7.4.2008 tarihi olduğu yönündeki görüşüne göre davacıya 2829 sayılı Yasa gereğince hizmet birleştirmesi yapılarak bu tarihi takip eden aybaşı olan 1.5.2008 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasın karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 1.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.