19. Hukuk Dairesi 2013/13001 E. , 2014/9932 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davaların reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. ... gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili asıl davada, müvekkili ile davalı arasında 28.11.2002 tarihinde 01.07.2002-31.12.2003 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan doğalgaz alım satım sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmenin 31.12.2003 tarihinde sona erdiğini, davalı şirkete gönderilen sözleşmenin davalı tarafça imzalanmaması üzerine EPDK"ya başvurularda bulunulduğunu, müvekkili şirketin 4646 sy. Doğalgaz Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde hiçbir ayrım gözetmeksizin eşit taraflara eşit muamele yapmakla mükellef müvekkili kurumun yeknesaklığı sağlamak için dağıtım şirketlerinin teklifleri doğrultusunda hazırlanan sözleşmeleri imzalamak üzere dağıtım şirketlerine gönderildiğini, ancak davalı şirketin sözleşmeyi imzalamaktan imtina ettiğini, 01.01.2006 tarihinden itibaren gaz çekişlerini devam ettirmeleri halinde uygulanmak üzere müvekkili kuruluşun uygulayacağı doğal gaz satış koşullarının davalıya ihtarname ile bildirildiğini, davalı şirketin bildirilen yeni şartlarla doğal gaz çekişlerine devam ettiğini, ancak davalı şirketin doğal gaz çekişlerinde belirtilen vade tarihlerine uymayarak yapmış olduğu geç ödemeler sebebiyle müvekkili kuruluşun zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.109.232,42 TL. gecikme zammı fatura bedelinin; birleşen dava dosyasında ise; müvekkili kuruluş tarafından Eylül 2007-Aralık 2009 arasındaki döneme ilişkin olarak davalı şirkete bildirilen ve davalı şirket tarafından gaz çekilmeye devam edilmek suretiyle kabul edilen satış koşullarında yer alan vade tarihlerine göre düzenlenerek gönderilen doğal gaz faturalarının davalı şirket tarafından vadesinde ödenmemesi nedeniyle gecikme zammı faturası düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini ileri sürerek davalı şirketçe ödenmeyen 13.10.2010 tarihli ve 1832 nolu 6.218.152,00 TL. fatura bedelinin her bir faturaya vade tarihinden itibaren 6183 sy. Yasada belirtilen oranda uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davada; taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm dayanağının 28.11.2002 tarihli sözleşme olduğunu, sözleşme 31.12.2003 tarihi itibariyle sona ermiş olsa da iş bu sözleşmenin 3.2. maddesine göre sözleşmenin alacak ve borçlarla ilgili olan hükümlerinin sözleşmenin sona ermesinden sonra da yürürlükte kalmaya devam edeceğini, bu bağlamda sözleşmenin 8.2. ve 8.3. maddelerinde yer alan faturaların son ödeme günleri ile ilgili düzenlemelerin sözleşmenin alacak ve borçlara dair hükümleri arasında yer verildiğini, müvekkili şirketin tahakkuk ettirilen faturaları 28.11.2002 tarihli sözleşmenin 8.2 ve 8.3. maddesinde belirtilen düzenlemelere göre ödeyerek borcunu eksiksiz ifa ettiğini, gecikme faturalarına dayanak gösterilen bir sözleşmenin olmadığını, davacı tarafın ihtarnamesine rağmen gaz çekilmeye devam olunmasının taslak sözleşmenin kabulü anlamına gelmediğini, gecikme zammı faturalarına ayrıca faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek davaların reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre; davacının yönetim kurulunca aldığı karar gereğince davalıdan dava ile birleşen dava ile birlikte toplam 8.327.384,42 TL gecikme zammı talep ettiği, yanlar arasında 28.11.2002 tarihinde imzalanan sözleşme sonrasında yeni bir sözleşme imzalanmamış olması ve taraflar arasında bu sözleşme ile kurulan ilişkinin fiilen devam etmesi nedeniyle Yargıtay görüşü doğrultusunda taraflar arasında imzalanan bu sözleşme hükümlerinin yürürlükte olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca davacının tek başına sözleşmede yer alan ödeme vadelerini tek taraflı değiştirme hakkının bulunmadığı, bu konuda herhangi bir yasal düzenleme yapılmadığı ve taraflar arasında faturaların son ödeme tarihinin belirlenmesi konusunda yeni bir mutabakat sağlanmadığı, davacının tek başına son ödeme tarihini değiştiremeyeceği, bu nedenle bu konuda aldığı karara dayanarak davalıdan gecikme zammı talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 1.100,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.