21. Hukuk Dairesi 2009/15857 E. , 2010/2236 K.
"İçtihat Metni"
Davacı, ... vekili Avukat ... ile davalı, Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat ... aralarındaki tespit davası hakkında ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 09.09.2008 gün ve 742/624 sayılı kararın Onanmasına ilişkin Dairemizin 09.04.2009 gün ve 2164/5345 sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... ile davalı ... . (Bağ-Kur) arasında görülen 01.05.1985 ile 13.06.2008 tarihleri arasında kalan sürede 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu kısa süreli çalışmalar dışında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun ve 13.06.2008 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.07.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda ... 1.Aslliye Hukuk İş Mahkemesince verilen 09.09.2008 gün 2008/742E, 2008/624K Sayılı hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce hükmün onanmasına karar verilmiş ve bu karar üzerine Davalı vekili Dairemiz onama kararının maddi yanılgıya dayalı olduğundan bahisle düzeltilmesini talep etmiştir.
İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Gerçekten; maddi yanılgı kavramından amaç; Hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır.
Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.
Bu nedenledir ki; Yargıtay; bu güne değin maddi yanılgının belirlendiği durumlarda soruna müdahale etmiş baştan yapılmış açık maddi yanlışlığın düzeltmesini kabul etmiştir. Kaldı ki kimi açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesi kamu düzeni açısından zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/10-895E ve 2002/838K, 2003/21-425E ve 2003/441K sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Gerçekten temyiz incelemesi sonunda yerel mahkeme kararı, davalının tüm temyiz itirazları reddolunarak onanmıştır. Ne var ki yerel mahkeme kararında 01.06.1989 ile 01.12.1998 tarihleri arasındaki 781 günlük 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmanın dışlanmasına karar verildiği halde, anılan tarihler arasındaki 506 sayılı Yasa kapsamında kalan çalışmanın 779 gün olduğu buna karşılık 1999/2 dönemde bildirilen 2 günlük çalışmanın dışlanmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan 2926 sayılı Yasa"nın 6/b maddesi gereğince diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında çalışılan sürelerde Tarım bağ-kur sigortalılığının sona ereceği düzenlenmiştir. Hal böyle olunca 1999/2. dönemdeki 506 sayılı Yasa kapsamında kalan çalışmaları kapsar biçimde davacının Tarım Bağ-kur sigortalısı olduğuna ilişkin yerel mahkeme kararının Dairemizce maddi yanılgı sonucu onandığı anlaşılmakla davalı Kurumun maddi hata talebi kabul edilmeli Dairemizin 04.09.2009 gün 2009/2164 E, 2009/5345K. Sayılı onama kararı kaldırılmalı ve mahkemenin 9.9.2008 tarihli kararı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 4.9.2009 günlü, 2009/ 2164 Esas, 2009/5345 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkemenin 9.9.2008 tarihli kararının hüküm fıkrasının 1.bendinin tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın Kabulü ile; Davacının 1989/2. döneminden 45 gün, 1989/3. döneminden 50 gün, 1990/1. döneminden 30 gün, 1993/2. döneminden 35 gn, 1994/3. döneminden 46 gün, 1995/1. döneminden 102 gün, 1995/2. döneminden 114 gün, 1995/3. döneminden 35 gün, 1996/1. döneminden 100 gün, 1996/2. döneminden 120 gün, 1996/3 döneminden 102 gün, 1999/2 döneminden 2 gün olmak üzere toplam 781 günlük 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli sigortalılık süresi dışında, davacının 2926 sayılı Yasaya göre tescil edildiği 01/05/1985 tarihi ile tahsis talebinde bulunduğu 13.06.2008 tarihleri arasında kalan sürede 2926 Sayılı Yasaya tabi tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 13.06.2008 tahsis talep tarihini takip eden 01/07/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,”rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve mahkemenin 9.9.2008 tarihli kararının bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 02.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.