
Esas No: 2018/4151
Karar No: 2022/1863
Karar Tarihi: 09.02.2022
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2018/4151 Esas 2022/1863 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Karar, mühür bozma suçundan açılan davada, mükerrer suçun kabul edilebilmesi için aynı tutanak nedeniyle iki ayrı dava açılması gerektiğini ve bu durumun olmadığı için mükerrer suçun söz konusu olmadığını belirtiyor. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektiren eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmamasına engel olmadığına dikkat çeken kararda, sanığın tüm fiilleri nedeniyle zincirleme suça ilişkin TCK'nin 43/1. maddesine göre artırma oranının belirlenerek ceza verilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ancak zamanaşımının kovuşturmaya engel olduğu anlaşıldığı için CMK’nın 223/8. maddesi kapsamında davanın reddine karar verilmiş. Kararda, suçun kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, dava zamanaşımının kesin hüküm kurulduğu tarihe kadar gerçekleştiği ve bu nedenle davanın düşürüldüğü belirtiliyor. Kanunlar olarak, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesi, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi, 1412 sayılı CMUK’nin 321. ve 322. maddeleri, 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi sayılabilir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür Bozma
HÜKÜM : Davanın reddi
Mühür bozma suçundan açılan davaların mükerrer olduğunun kabul edilebilmesi için aynı tutanak nedeniyle iki ayrı dava açılmış olmasının gerekeceği, farklı tarihlerde düzenlenen mühür bozma tutanaklarının, iddianame tarihlerine göre, zincirleme suç ya da ayrı suçları oluşturacağı, mükerrer kabul edilen İzmir 20 Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/410 Esas, 2012/1769 Karar sayılı kesinleşen dava dosyasındaki suç tarihlerinin 30.06.2011 ve 16.11.2011, mevcut dosyada ise suç tarihi 09.12.2011 olduğundan mükerrer açılmış kamu davasının sözkonusu olmadığı, her iki davadaki suç tarihlerinin 23.03.2012 tarihli ilk iddianameden önce olması nedeniyle eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş tek bir mühür bozma suçunu oluşturacağı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektiren eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel olmayacağı, sanığın tüm fiilleri nedeniyle zincirleme suça ilişkin TCK'nin 43/1. maddesine göre artırma oranı belirlenerek tayin olunacak sonuç cezanın kesinleşen hükümlerle belirlenen toplam cezadan daha fazla olması halinde hükmolunacak cezadan kesinleşmiş önceki hükümlerdeki cezaların mahsup edilmesi, aksi durumda sanığa ek ceza verilmesine yer olup olmadığına karar verilmesi gerekirken CMK’nın 223/8. maddesi kapsamında kalmamasına rağmen anılan maddeye göre davanın reddine karar verilmiş ise de; zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanığa yüklenen “mühür bozma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 08.11.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 09.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.