Davacı,12.11.1987-6.10.2002 tarihleri arası zorunlu Bağ-Kur sigortalısı hariç isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava,davacının 12.11.1987-06.10.2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu süreler dışında kalan ve primi ödenen sürelerde isteğe bağlı Bağ-Kur lu olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece SSK yönünden davanın reddine, Bağ-Kur yönünden ise yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa"nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa"nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa"nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden 27.11.1991 tarihli giriş bildirgesine göre 12.11.1987 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında tescil edilen davacının talebi nazara alınıp 30.04.2002 tarihine kadar olan borcunun Kurumca taksitlendirilip davacının çıkarılan ödeme planına göre bir kısım taksitleri 2002-2003 yıllarında ödediği 12.11.1987-28.06.1988 tarihleri arasında vergi kaydı, 28.06.1991-28.02.2001 tarihleri arasında Esnaf Oda kaydı,27.12.1991-13.08.2002 tarihleri arasında Sicil Kaydının bulunduğu,Kurumca 2005 yılında 1995/11 nolu genelgenin uygulanması doğrultusunda davacının vergi kaydının olduğu 12.11.1987-28.06.1988 tarihleri arasında 7 ay 16 gün zorunlu Esnaf Bağ-Kur lu, prim ödeme tarihlerine göre de 01.12.1991- 31.12.1991, 01.05.2002-06.10.2002, 09.10.2002-31,01.2003 tarihleri arasında toplam 9 ay 27 gün de isteğe bağlı Bağ-Kur sigortası sayıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece dosya içindeki 30.04.2002 tarihli ödeme planı ile taksitlendirilen prim borcunun hangi döneme ilişkin olduğu , taksitlendirmeye konu prim borcunun tamamının tahsil edilip edilmediği, edildi ise hangi sigortalılık süresi için ve ne kadar süre için tahsil edildiği yeterince araştırılmadan zorunlu sigortalılık süresinin tesbitine karar verilmesi hatalıdır. Ayrıca kabule göre prim ödenmesi koşulu ile sigortalılık süresinin tesbitine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; yukarıda sözü edilen ödeme planı doğrultusunda ödenen primler ile ödenen cari ay primleri de nazara alınarak davacının talep tarihleri arasında kalmak kaydıyla hangi tarihler arasında zorunlu, hangi tarihler arasında isteğe bağlı sigortalı sayılacağını dayanakları da gösterilmek sureti ile denetime açık uzman bilirkişi raporu ile belirlenerek sonuca gidilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.