12. Ceza Dairesi 2019/3886 E. , 2021/1750 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından yalnızca vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/171 Esas – 2015/438 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçundan 23.06.2011-28.03.2014 tarihleri arasında 1009 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.12.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacının 100.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece,
Davacının hırsızlık, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet hükmü aldığı, davacı hakkında ayrı ayrı tutuklama müzekkeresi düzenlenmediği, bütün suçlar yönünden tutuklamanın infaz gördüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmekle;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Davacı hakkında Adet Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık, Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçlarından açılan kamu davasında, davacının Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçu nedeniyle tutuklandığı, Osmaniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 31.03.2014 tarihli cevabi yazısında da davacının Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçundan 23.06.2011-28.03.2014 tarihleri arasında tutukluluğun infaz gördüğünün sabit olduğu, yargılama sonucu davacı hakkında bu suçtan verilen beraat kararı ile birlikte, tutuklanmadığı diğer suçlardan ceza verildiği, Adet Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık, Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunun davacının tutuklanmasına esas olan suçtan bağımsız nitelikte bir suç olması itibariyle, davacı yönünden tazminata hükmedilmesine engel teşkil etmeyeceği ve Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Verilmesine ilişkin 5271 sayılı CMK"nın 141/1 ve devamı maddelerinde belirtilen şartların davacı yönünden gerçekleştiği, bu nedenle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararla ilgili makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
2-Davacının adli sicil kaydının incelenmesinde sabıka kayıtlarının bulunduğu dikkate alındığında, gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği araştırılarak, mahsup edilmiş olması halinde ne kadarının mahsup edildiği hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulup CMK"nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, gözaltında ve tutuklu kalınan sürenin tamamının mahsup edildiğinin tespit edilmesi halinde davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması, bir kısmının mahsup edildiğinin tespiti halinde ise mahsup edilmeyen kısmına ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için ise makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmesi,
3-Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat"", dava tarihi olarak "22/01/2016" ibarelerine yer verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 22.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.