Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/10313
Karar No: 2010/2563
Karar Tarihi: 11.03.2010

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2009/10313 Esas 2010/2563 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2009/10313 E.  ,  2010/2563 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Adana 3. İş Mahkemesi
    TARİHİ : 29/04/2009
    NUMARASI : 2006/64-2009/210

    Davacı, hizmet sürelerinin geçerli olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin  kısmen  kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    Dava, davacının eşi adına işlem gören inşaat iş yerinden aralıklarla 16.8.1994-31.2.2002 tarihleri arasındaki hizmet bildiriminin iptali ile 1.7.2002—24.6.2007 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının yasal faizi ile tahsiline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali, hizmet sürelerinin geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, istek tanık sözlerine dayanılarak   hüküm altına alınmıştır.
    Davacının, davalı eşi müteahhit H. Ç.e ait Kurumun ... sicil sayılı dosyasında işlem gören H.Köyü İlköğretim Okulu inşattı iş yerinde bu okul inşaatının 16.8.1994-24.11.1994 tarihleri arasında ikmal edilip bitirilmesine rağmen 16.8.1994-24.11.1994,25.11.1994-19.10.1995,20.10.1995-7.9.2001,8.9.2001-31.3.2002 tarihleri arasında sigortalı olarak gösterilmeye devam edilerek 1980-1993 yılları arası 1490 gün,1994-31.3.2002 devresindeki 2186 gün olmak üzere toplam 3676 gün hizmeti üzerinden 1.6.2002 tahsis talep tarihini takip eden 1.7.2002 tarihinden itibaren yaş ve hizmet süresi koşulları gerçekleştiğinden yaşlılık aylığı bağlandığı, Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığının 10.6.2003 tarihli raporunda okul inşaatının 24.11.1994 yılında bitirilip kesin kabulunun 31.10.1996 tarihinde yapılmasına rağmen davalı iş verenin kızı B.Ç.adına 20.9.2000 tarihli ve H.K. adlı şahıs adına 1.2.2002 tarihli işe giriş bildirgelerinin düzenlenerek Kuruma verilmesi ve inşaat iş yerinde kadın çalışan olarak davacının gösterilmesi üzerine oluşan şüphe dolayısıyla yapılan tesbitte çalışmaların gerçek olmadığı sonucuna varılarak davacı adına bu iş yerinden yapılan bildirimlerin  ve bağlanan aylığın iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Davacı, kurum işlemine konu olan H.Köyü Okulu inşaatı iş yerinde 16.8.1994-24.11.1994 tarihleri arasında çalıştığını 16.8.1994 tarihinden itibaren ise  iş verenin başka  iş yerlerinde çalışmasına rağmen bildirimin  sehven bu iş yerinden yapıldığını belirterek bildirilen sürelerin fiili ve gerçek olduğunu ileri sürmektedir.
    Bu tür hizmet tesbitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icabettiği, Yargıtayın ve giderek Dairemizin yerleşmiş ictihadı gereğidir. Yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/8. maddesi olan bu tür davalarda, öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren, tarafından verilip verilmediği, ya da çalıştıklarının kurumca tesbit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır.
    Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille kanıtlanabilirse de  çalışmasının konusu, sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre isticvap olunmalı, işyerinin kapsam ve durumu araştırılmalıdır.
    Somut olayda ; Davacı tanığı olan ve inşaat 1994 yılında tamamlanmasına rağmen davalı iş yerinden bildirimi 2000 tarihinde  yapılan  davacının kızı  B.Ç.annesinin babasına ait okul inşaatında 1994 yılında işcilerin yemek ve çay servisi yaparak çalıştığını 1994-1995 yıllarında ise büro iş yerinde aşcı olarak ,1995-2001 yılları arasında da İmamoğlu İlçesi Sağlık Ocağı İnşaat işyerinde aşcı olarak çalıştığını 2001-2002 yılları arasında da büro işyerinde çalıştığını söylerken ,davacı tanığı A.K.ise 1989-2000 yılları arasında davalı işveren ile ortak olduğunu, davacının şirketin ofisinde yemek ve çay yaptığını bazen hafta sonları inşaata yemek yaptığını söyleyerek davacının ağırlıklı çalışmasının büroda geçtiğini inşaata çalışmadığını belirtmiş, tanık S.C. da davacının sadece büroda çalıştığını iddia etmiştir.Tanık,B.Ç.davacının 1995-2001 tarihleri arasında İmamoğlu ilçesineki Sağlık Ocağı işyerinde çalıştığını iddia  ederken diğer tanıklar davacının Adana merkez de yer alan büro iş yerinde kesintisiz çalıştığını ifade etmektedirler .Tanık ifadeleri arasındaki çelişki bulunduğu  açıktır.
    Bu durumda tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmakta ve ifadeler arasında çelişki bulunmakta olup davacının çalışmasının gerçek ve fiili olduğu hususu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlanamadığından mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi  usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
    O halde, davalı Kurumun  bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.  

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi