23. Hukuk Dairesi 2017/1290 E. , 2020/3232 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının yüklenici sıfatıyla, dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak üstlendiği inşaat işini, daha sonra ayrı bir sözleşmeyle müvekkili kooperatife devrettiğini, inşaat mühendisi olan davalının aynı zamanda kooperatif üyeliğine de kabul edildiğini ve inşaatların sorumluluğunu üstlendiğini, ancak bu kapsamdaki sorumluluklarını yerine getirmediğini, bu nedenle kooperatifin zarara uğradığını, söz konusu bu zararlar ile aidat ve masrafların ödenmesi için kendisine gönderilen ihtarlara olumsuz yanıt verdiğini, bunun üzerine 28.03.2009 tarihli genel kurul kararıyla üyelikten ihraç edildiğini, fakat kur’a ile kendisine tahsis ve teslim edilen konutu iade etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının konuta yönelik müdahalesinin meni ile konutun kooperatife teslimini ve 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsilini, bu talebin kabul edilmemesi halinde; kooperatif zararları ile aidat ve masrafların karşılığı olarak 62.307,00 TL ve şerefiye bedeli olarak 9.595,00 TL olmak üzere toplam 71.902,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmede, müvekkiline de tıpkı arsa sahibiymiş gibi bir daire verileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin daire karşılığı bedel ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, şerefiye bedeli için, kur’a çekilişine katılma karşılığında kendisinden alınan senedin haksız olduğunu, diğer üyelerden böyle bir senet alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının, dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı 24.04.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerini 01.01.1998 tarihli sözleşme ile davacı kooperatife devrettiği, dava konusu dairenin, anılan sözleşmenin 6. maddesi uyarınca bedelsiz olarak davalıya verildiği, davalının bir kısım şerefiye bedelini ödediği, ayrıca yaptığı bir takım giderlerin tahsili için kooperatif aleyhine daha önce açtığı davanın kabül ile sonuçlandığı, davacı kooperatifin davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı, davalının hukuka uygun bir sebebe dayalı olarak daireyi teslim aldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Taraflar arasında düzenlenen 01.01.1998 tarihli sözleşmede, davalıya, o tarihe kadar yapmış olduğu hizmetlerin ve o tarihten sonra inşaatları tamamlamak için yapacağı hizmetlerin karşılığı olarak bir dairenin bedelsiz olarak verileceği kararlaştırılmış olup, bu sözleşmeye dayalı olarak üyeliğe kabul edilen davalıya, 05.07.2003 tarihinde yapılan kur"a çekimi ile dava konusu daire tahsis ve teslim edilmiştir. Davalıdan bu tarihe kadar inşaatların finansmanı için aidat talep edilmediği de dikkate alındığında, davalının peşin bedelli üyeliğinin zımnen benimsendiği açıktır. Bu durumda, davalı, üyelik aidatı ödemekle yükümlü değilse de kooperatif amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden payı oranında sorumlu olmaya devam eder. Öte yandan, 25.06.2003 tarihli genel kurulda şerefiye bedelleri için üyelerden senet alınmasına karar verilmiş olup, davalı tarafça bu kapsamda kooperatife 9.595,00 TL bedelli senet verilmiş olup, senet bedelinin ödendiğine dair bir savunmada bulunulmamıştır. Bilirkişi kurulu raporunda, davalının şerefiye bedeli olarak 1.095,78 TL ödeme yaptığı belirtilmiş ise de davacı kooperatif, raporda belirtilen bu ödemenin başka bir üyeye ait olduğunu, davalının şerefiye bedeli ödemediğini belirterek rapora itiraz etmiştir. Bu durumda, mahkemece, davacının kooperatifin genel yönetim ve alt yapı giderleri ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şerefiye borcu için verilen 9.595,00 TL bedelli senettten sorumlu olduğu kabul edilerek, davacı kooperatifin terditli istemi hakkında bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davacı vekilinin (1) numaralı bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 26.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.