20. Hukuk Dairesi 2015/4684 E. , 2016/9229 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil davacılar , ... ve ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
B A Ş L I K
Kadastro sırasında ... köyü 425 parsel sayılı 394.400 m² yüzölçümündeki taşınmaz, mera niteliği ile belgesizden ... adına sınırlandırılmıştır.
Davacı ..., 1283 tarih 33/49 sayılı tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak taşınmazın adına tescilini istemiş; müdahil davacı ..., kardeşi olan davacının açtığı dava konusu taşınmazın tapuda veraset yoluyla kendilerine intikal ettiğini, mera ile bir ilgisinin olmadığını, bu hususta tapu kayıtları ve vergilerinin olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
Müdahil davacı ... ise müdahale dilekçesinde dava konusu taşınmazın, adlarına tespit edilen 341 sayılı parsele revizyon gören tapu kaydı içerisinde bulunduğunu ve dolayısıyla kendilerine ait olduğunu belirterek taşınmazın adlarına tescilini istemiştir.
Müdahil Orman Yönetimi ise taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davacılar ve müdahil davacı ..."ın davasının reddine, müdahil davacılar ..., ... ... ve ..."ın davasının kabulüne ve Taşdibek köyü, 425 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile dosya içerisinde yer alan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 21/09/1998 tarih ve 1998/69 E - 1998/73 K. sayılı verâset ilâmındaki paylar dikkate alınmak suretiyle 5 payda 1 payın ..., 1 payın ... Yalçın, 1 payın .., 1 payın ... ve 1 payın ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, davacılardan ..., davalılar Hazine temsilcisi ve ... vekili ile müdahil Orman Yönetimi temsilcisinin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07/10/2013 tarih ve 2013/4650 - 2013/8854 sayılı kararı ile davacı ... ve müdahil davacı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, davalılar Hazine ve ... köyü tüzel kişiliğinin temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece dava konusu parselin, müdahil davacıların dayandığı, bitişik 341 parsele revizyon gören Ağustos 1958 tarih 5 nolu ve 1838 m² yüzölçümlü tapu kaydının sınırları içinde kaldığı kabul edilerek, müdahil davacı kişiler adına tescile karar verilmişse de; dayanılan tapu kaydının sınırları; doğusu ve kuzeyi tarîki - hâs, batısı su arkı, şimdi taş, güneyi evvelce çay şimdi çay ve sırt ile mahdut olup, sınırları itibarıyla genişletilmeye elverişli ve her yere uyabilecek kayıtlardandır. 3402 sayılı Kanunun 20. maddesinin (C) bendinde "Tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yeri tayinde; harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise bunlarda gösterilen miktara itibar olunur..." hükmü yer almaktadır. Dayanılan tapu kaydı, kadastro sırasında miktarından çok fazla olarak 539.100,00 m² olarak 341
parsel olarak müdahil davacılara verilmiştir. Dava konusu taşınmaz, dayanılan tapu kaydının, miktarı ile geçerli kapsamında olmadığı gibi, davalı taşınmazın eylemli hali itibarıyla da ziraat bilirkişi raporuna göre imar ve ihya edilmediği ve mera vasfında olduğu bildirildiğinden ve müdahil davacıların kullanımı olmadığı anlaşıldığından, aynı Kanunun 20/B maddesine göre de kazanılmasına imkan bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; müdahil davacıların da davasının reddi ile kadastro tesbitinde olduğu gibi mera niteliği ile sınırlandırılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı ..., müdahil davacılar ..., Orman Yönetimi ve ... ve ...’ın davalarının reddine ve ... köyü, 425 sayılı parselin tespit gibi mera niteliğiyle sınırlandırılarak mera özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hüküm müdahil davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 17/10/2016 gününde oy birliği ile karar verildi.