23. Hukuk Dairesi 2017/1386 E. , 2020/3234 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften dava tarihi itibariyle ayrıldığını, çiçek üreticisi olan müvekkilinin, yetiştirdiği çiçekleri davalı kooperatif aracılığıyla sattığını, bu ticari ilişki nedeniyle davalı kooperatiften 119.175,78 TL alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, dava açılmadan önce alacağın 11.447,62 TL"lik kısmının ödendiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibinin devamını talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 12.01.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle davayı alacak davasına dönüştürerek, 107.553,00 TL"nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takip tarihi itibariyle alacağın henüz muaccel olmadığı gerekçesiyle, erken açılan davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 11.07.2013 tarih, 3965 Esas, 4882 Karar sayılı ilamıyla, mahkemece öncelikle davacı taraftan dava konusu alacağın kooperatife teslim ettiği çiçek ürünlerinin bedeli ya da çıkma payı alacağı olup olmadığı konusunda açıklama alınması gerektiği, istifa eden ortağın sermaye ve diğer alacaklarının, ihracın kesinleşmesi ya da istifa halinde ödeneceği, üyelik ilişkisi devam ederken, çıkma payı alacağının ödenmeyeceği, çiçek ürün bedelinin teslimden ve faturalandırmadan itibaren peyderpey ödenmesi şeklinde bir uygulama var ise, bu ödemenin çıkma payı ödemesi niteliğinde olmadığı, kooperatif türünün işleyişi ve uygulaması üzerinde uzman bir bilirkişi görüşüne başvurularak, çiçek ürün bedellerinin hangi koşullarda üyelere ödendiği, istifa sonrasında ödenmesi gerektiğinde bunun çıkma payı niteliğinde bir ödeme olup olmadığı, istifa eden üyelere çıkma payı olarak hangi ödentilerin iade edildiği üzerinde durulması gerektiği, davacının talep ettiği alacağın çıkma payı olmayıp, ürün bedeli alacağı olduğunun tespiti halinde uyuşmazlığın esası incelenip alınmış olan bilirkişi raporu da değerlendirilerek, bu alacağın muaccel olup olmadığı üzerinde durularak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek, davacı yararına bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu alacağın çıkma payı alacağı olmadığı, davacının, davalı kooperatife teslim ettiği çiçek ürünlerinin bedelini talep ettiği, dava tarihi itibariyle toplam alacağın 105.609,91 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 105.609,91 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Dava, davalı kooperatife satış için teslim edilen çiçek ürünlerinin bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifçe, davacı tarafa banka yoluyla 61.216,90 TL daha ödeme yapıldığı savunulmuş olup, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 tarihli dilekçede bahsi geçen ödemelerin tarihleri ve miktarları açıklanmıştır. Bozmadan önce alınan 28.01.2011 tarihli raporda; ... T.A.Ş."den gelen yazı ekindeki ekstrelerin incelenmesinde, söz konusu ödemelerin ekstrede göründüğü, ancak ödemelerin kimin tarafından yapıldığının, nakit mi havale olduğunun belli olmadığı, anılan miktarların davalı kooperatif tarafından havale edilmiş olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı, bu ödemelerin kabul edilip edilmemesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, ödemelerin kabul edilmesi halinde, davacının bakiye alacağının 44.392,71 TL olacağı belirtilmiştir. Bozmadan sonra alınan 16.05.2016 tarihli heyet raporunda ise bu ödemelerle ilgili olarak, davalı kooperatifin yasal defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına, kanun ve mevzuata uygun olarak tutulmadığı, defterlerin denetime açık olmaması sebebiyle alacak miktarının tespitinin mümkün olmadığı açıklanmıştır.
... A.Ş. den gelen yazı ekinde yer alan ekstrelerin tetkikinde; amir hesap sahibinin davalı kooperatif, lehdar hesap sahibinin davacı şirket olarak kaydedildiği listede, davalı kooperatifçe, dosyaya bildirilen ödemelerin tarihleri ile birlikte yer aldığı, ödeme açıklamalarına genel olarak "..." ibaresinin yazıldığı görülmüştür. Her ne kadar bilirkişi raporlarında, davalı kooperatif defter ve kayıtlarının muhasebe usul ve esaslarına uygun olmadığı açıklanmış ise de davacı tarafça, arada başka bir hukuki ilişki bulunduğunun iddia ve ispat edilmemiş olmasına göre, banka kayıtlarında yer alan ödemelere itibar edilerek, bu ödemelerin dava konusu ticari ilişkiye dayalı olarak yapıldığının kabulü gerekir. Bu ödemelerin davacının ticari kayıtlarında yer almaması da davalı aleyhine yorumlanamaz. Banka hesap ekstresinde yer alan amir hesap, lehdar hesap ibareleri nazara alınarak, bu ödemelerin gerçekten davalı kooperatif banka hesabından, davacı şirket banka hesabına aktarılan ödemeler olduğunun tespiti halinde, bu ödemelerin taraflar arasındaki alacak borç hesabında dikkate alınması gerekir. Bu durumda, söz konusu ödemelerle ilgili olarak bilirkişi kurulundan, açıklamalı, ayrıntılı ve denetime elverişli ek rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, (1) numaralı bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.