Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/1387
Karar No: 2013/4137
Karar Tarihi: ...06.2013

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2013/1387 Esas 2013/4137 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2013/1387 E.  ,  2013/4137 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın ... yönünden açılmamış sayılmasına, ... yönünden kısmen kabulüne, birleşen davanın ... yönünden açılmamış sayılmasına, ... yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davacı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -K A R A R-
    Asıl davada davacılar vekili, taraflar arasında yapılan ....06.2002 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalının yapımını üstlendiği inşaatı geç teslim ettiğini ileri sürerek, şimdilik ....000,00 TL cezai şart olarak öngörülen kira alacağının teslim tarihi olan ........2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Birleşen davada davacılar vekili, davalı yüklenici tarafından inşaatın eksik ve ayıplı yapıldığını ileri sürerek, şimdilik ....000,00 TL eksik ve ayıplı ... bedelinin ....01.2006 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın, ... .... Hukuk Dairesi"nin ........2009 tarih ve 2008/6405 Esas, 2009/6303 Karar sayılı ilamıyla asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile davacıların inşaatın teslimi gereken ....03.2006 tarihinden itibaren dört ay süre ile bağımsız bölümlerin piyasa rayiçleri hesaplanacak rayiç kira bedellerini ifaya ekli ceza olarak BK"nın 158/.... maddesi uyarınca talep edebilecekleri, bu tarihten teslim tarihi olan ....09.2006 tarihine kadar olan süre için BK"nın 106. maddesi gereğince gecikme tazminatı isteyebilecekleri belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre; davacının davalıdan talep edebileceği ceza koşulu alacağı tutarının 34 nolu dükkan için ....200,00 TL, 35 nolu dükkan için ....000,00 TL ve istenebilecek gecikme tazminatı (kira tazminatı) tutarlarının 34 nolu dükkan için ....800,00 TL, 35 nolu dükkan için ....700,00 TL olarak belirlendiği, davacı ... vekilinin başlangıçta ....000,00 TL olarak bildirdiği dava değerini ıslahla 63.800,00 TL"ye çıkarttığı bozma sonrası ıslah yapılmayacağı, davacı ... tarafından açılan asıl ve birleşen davanın takip edilmediği gerekçesiyle, asıl dava bakımından davalı ... yönünden açılmamış
    sayılmasına, davacı ... yönünden, davanın kısmen kabulüne, ....000,00 TL"nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, birleşen dava bakımından davalı ... yönünden açılmamış sayılmasına, diğer davacı yönünden reddine karar verilmiştir.
    Kararı, asıl davada davacı ... vekili temyiz etmiştir.
    Asıl dava, arsa payı sözleşmesi gereği yapılması taahhüt edilen inşaatın geç tesliminden kaynaklanan ifaya ekli cezai şartın ve ayrıca gecikme tazminatının tahsili istemine ilişkindir. 04.02.1948 gün ve 1944/... E, 1948/... K. sayılı ... İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, ıslah HMK"nın 177/.... (HUMK"nın 84.) maddesinin açık hükmü gereğince soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
    Islah, iyiniyetli tarafın, davayı açtıktan veya kendisine karşı bir dava açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıklarını düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak sağlayan bir kurumdur.
    Ne var ki, taraflardan birine davanın herhangi bir aşamasında ıslah olanağı tanınması, davaların sonu alınamayacak şekilde uzamasına neden olmak gibi bir sakıncayı da içermektedir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 84. maddesinde, ıslahın yalnızca tahkikat bitinceye ve hüküm verilinceye kadar yapılabileceği öngörüldüğüne ve temyiz faslında da, bozmadan sonra dahi ıslahın olanaklı bulunduğuna dair açık veya örtülü bir hüküm yer almadığına göre, Kanunun bu olanağı bir devre ve zaman ile sınırlandırdığı kabul edilmelidir. Dolayısıyla, 84.maddenin soyut iznine bakılarak, bu istisnai yolun bozmadan sonraki aşamalara da yaygınlaştırılması, bozmaya uyulmasıyla kazanılan hakları ihlal edebileceği gibi, davanın tamamen ıslah edildiği hallerde, işin sonuçlandırılmasını da güçleştirir. O halde, ıslahla ilgili kuralların, yargılamanın sadeliği, basitliği ve çabukluğunu amaçlayan diğer usul hukuku ilkeleriyle bağdaşacak şekilde yorumlanması; bozmadan sonra ıslahın mümkün olmadığı sonucuna varılması zorunludur.
    Bu saptamalar, somut uyuşmazlığı ilgilendiren yönleriyle basite indirgendiğinde, anılan İçtihadı Birleştirme Kararında bozmadan sonra ıslahın mümkün olmadığı sonucuna varılırken, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun yukarıda irdelenen 84.maddesindeki kural yanında, bozmaya uyulmakla oluşan usuli kazanılmış hakların ihlali endişesinin de etken olduğu görülmektedir. Bu endişenin nedeni şudur: Bir davada verilen hükme yönelik bozma ilamı doğaldır ki, bozmanın kapsam ve gerekçelerine bağlı olarak değişebilmekle birlikte genellikle, tarafların hak ve borçlarının hukuksal dayanak, nitelik, miktar ve kapsamları gibi yönlerden, davanın ondan sonraki seyrini belirler; mahkemece bozmaya uyulması halinde, uyma sonrasında hangi işlemlerin ve araştırmaların yapılması gerektiğini ortaya koyar. Dolayısıyla, mahkemenin bozmaya uyması, davanın artık bozmada gösterilen yön, kapsam ve sınırlar çerçevesinde sonuçlandırılacağı anlamını taşır. O nedenle de, uyma kararı, bozma kendisinin yararına olan taraf bakımından usuli kazanılmış hak oluşturur ve mahkeme uyduğu bozma kararının gereklerini yerine getirmekle yükümlü hale gelir. Davanın, bu şekilde, uyulan bozmanın öngördüğü yön ve içeriğe bürünmesinden sonra, salt Kanunun tanıdığı yetkiye dayanılarak, taraflardan birinin ıslah yoluna gitmesi, her davanın kendine özgü yapısı içerisinde, bozmayla diğer taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ortadan kalkması ya da sınırlanması, zayıflaması sonucuna yol açabilir.
    Açıktır ki, söz konusu sakıncaların doğabilmesi için, her şeyden önce, ortada, hakkında tahkikat yapılmış, hükme bağlanmış ve kurulan hüküm ... tarafından hukuka uygunluk yönünden denetlenerek bozulmuş istem/istemler bulunmalıdır.
    Yukarıdaki açıklamaların somut olay bakımından ortaya koyduğu sonuç şudur: İçtihadı Birleştirme kararıyla kabul edilen, bozmadan sonra ıslahın mümkün olmadığı yönündeki kural, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 84.maddesi hükmüyle birlikte değerlendirildiğinde, bir davadaki istem/istemler hakkında mahkemece tahkikat (tarafların duruşmaya çağırılmaları, çekişmeli yönlere ilişkin delillerin toplanması, toplanan delillerin değerlendirilmesi) yapılarak, bunların ortaya koyduğu sonuç çerçevesinde bir hükmün kurulduğu ve ..."ın ilgili Dairesinin de, kurulan bu hükmü, herhangi bir nedenle usul ve yasaya aykırı görerek bozduğu hallerle sınırlı bir içeriktedir. Somut olaydaki gibi, yerel mahkemenin, davadaki istemlerden biri veya daha fazlası hakkında açıklanan şekilde bir tahkikat yapmadığı, bu konuda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar vermediği; kurulan hükmün de bu eksiklik nedeniyle bozulduğu durumlar, anılan kararın kapsamı dışında kalmaktadır.
    Somut olayda, Yerel Mahkeme, birinci kararından önceki aşamada davacıların maddi tazminat istemleri hakkında, yukarıda açıklanan şekilde, Kanunun öngördüğü nitelikte bir tahkikat yapmamış ve özellikle de bu konuda açıkça herhangi bir hüküm kurmamıştır. Dolayısıyla, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 84.maddesindeki, ıslahın tahkikata tabi davalarda tahkikat bitinceye kadar yapılabileceğine ilişkin kuralın bu aşamada uygulama yeri yoktur. Bu yöndeki tahkikat, anılan hükmün Özel Dairece bu gerekçeyle bozulmasından ve bozmaya uyulmasından sonra yapılmış, bu tahkikatın sonucunda da hüküm kurulmuştur. Başka bir ifadeyle, davacıların maddi tazminat istemlerine ilişkin tahkikat evresi, birinci karara yönelik bozmaya uyulmasından sonra başlamıştır. Dolayısıyla, davacıların bu tahkikatın bitiminden önce, ıslah yoluyla davadaki talep miktarını artırmaları hukuken olanaklıdır. Varılan bu sonuç, 04.02.1959 gün ve .../... sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında yer alan "Bir Mahkeme kararının her ne sebeple olursa olsun temyizce bozulması sonunda mahkemenin bozma kararına uyması ile dava yeniden duruşma (muhakeme) safhasına girmiş olacağı cihetle duruşma henüz bitmemiştir" şeklindeki değerlendirmeyle de paralel niteliktedir. Bu ilkeler YHGK"nın ....03.2005 tarih ve ...-97 E, 150 K sayılı ilamında bu şekilde açıklanmış ve uygulanmıştır. (Aynı görüş için Bkz: Prof. Dr. ..., Medeni Usul Hukuku, 1966 Baskı, Sh. 334,335; Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. ..., ..., .... baskı, ..., 1992, Sh. 537; Necip Bilge, Medeni Yargılama Hukuk Dersleri, Sh. 1967; Ejder Yılmaz, Medeni Yargılama Hukukunda Islah, ..., 1982, Sh. 328) Dairemizin uygulaması da bu yöndedir. (01.04.2013 tarih ve 486 E, 2063 K)
    Somut olayda ise bozma öncesi davanın reddine karar verilmesi karşısında miktar bakımından kazanılmış hakların ihlâlinden söz edilemeyeceğinden, bozma sonrası yapılan ıslah geçerli olup, davacının ....02.2012 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle ıslah edilen davaya ilişkin kısmın reddi doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, asıl davada davacı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ....06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi