22. Hukuk Dairesi 2014/29169 E. , 2016/2096 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının önce ... daha sonra da ... nezdinde inşaat mühendisi olarak, iş sözleşmesinin ... tarafından haksız olarak sona erdirildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının verilmediğini, tüm grup şirketlerinin aynı adreste faaliyet gösterdiğini ve aralarında organik bağ bulunduğunu belirterek şimdilik ücret, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında kıdem tazminatının hesabında kıdem tazminatı tavanının aşılıp aşılmadığı uyuşmazlık konusudur.
Kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret, işçinin son ücretidir. Başka bir anlatımla, iş sözleşmesinin feshedildiği anda geçerli olan ücrettir. İhbar süresi tanınmak suretiyle yapılan fesihte sürenin bittiği tarihte fesih gerçekleştiğinden, sürenin bittiği tarihteki ücret esas alınmalıdır. Bildirim süresi tanınmaksızın ve ihbar tazminatı da ödenmeden (tam olarak ödenmeden) işverence yapılan fesih durumunda ise, bildirim süresi sonuna kadar işyerinde uygulamaya konulan ücret artışından, iş sözleşmesi feshedilen işçinin de yararlanması ve tazminatının bu artan ücret esas alınarak hesaplanması gerekir.
Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret, işçinin brüt ücretidir. O halde, kıdem tazminatı, işçinin fiilen eline geçen ücreti üzerinden değil, sigorta primi, vergi sendika aidatı gibi kesintiler yapılmaksızın belirlenen brüt ücret göz önünde tutularak hesaplanır.
Mülga 1475 sayılı İş Kanunu"nun 14. maddesinde, “Toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez” şeklinde kurala yer verilmiştir. Belirtilen üst sınır, “genel tavan” olarak adlandırılabilir. En yüksek devlet memuru da Başbakanlık Müsteşarı olduğundan genel tavan, bu görevdeki kişinin emekliliği halinde Emekli Sandığınca ödenecek olan bir yıllık ikramiye oranını geçemeyecektir.
Genel tavan, iş sözleşmesinin feshedildiği andaki tavandır. Somut olayda davacının iş sözleşmesi 20.06.2013 tarihinde sona ermiştir. Bu tarih itibariyle mülga 1475 sayılı Kanun"un 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatı tavanı 3.129,25 TL"dir. Kıdem tazminatı tavanın aşılamayacağı emredici kuraldır. Kıdem tazminatına esas alınan ücret ise bir sonraki dönem kıdem tazminatı tavanıdır. Hesaplamanın 3.129,25 TL üzerinden yapılması gerekirken 3.254,00 TL üzerinden tavan aşılarak yapılması hatalıdır.
3-Taraflar arasında davacının ücret alacağı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
Davalı taraflarca delil listesinde banka kayıtlarına dayanılmasına davacıya ait hesap numarası bildirilmesine rağmen, banka kayıtları celp edilmeden ücret alacağı hakkında karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Tazminata esas ücret belirlenirken yemek ücreti eklenmesine rağmen tanıkların bu hususta beyanı alınmamış, dosya içerisinde başkaca bir belgeye de rastlanmamıştır. Tanıkların bu hususta beyanı alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.