21. Hukuk Dairesi 2009/14721 E. , 2010/2814 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, iş kazası nedeniyle cismani zarara uğrayan davacının manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacının iş kazası sonucu % 0 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 20, davalı işveren tarafın % 80 oranında kusurlu olduğu olayda davacının dava dilekçesinde davalının ağır kusuruna dayanarak talepte bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır.(HGK 23.06.2004,13/291-370)
Bu ilkeler ve olayın oluş şekli, olay tarihinin 08.03.2007 olduğunun, üniversite öğrencisi olan davacının dosyadaki raporlardan ellerinin, yüzünün ve boynunun 2. Derece yandığının, yüzde sabit eser kaldığının, her iki elin üst kısmında hipopiğmentte kalıcı renk değişikliği ve yanık sekelinin bulunduğunun, mevcut yanık sekellerinin cerrahi ile giderilemeyeceğinin, yüzde minimalödemin devam ettiğinin anlaşılmasına ve bu durumun bekar olan davacının evlenme şansını azaltacağı da gözetildiğinde davacı yararına 20.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 7.000.00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
"1-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, 20.000.00 TL manevi tazminatın 08.03.2007 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 1.080.00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 270.00 TL harcın düşümüyle kalan 810.00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine"ye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.400.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 270.00 TL nispi harç, 14.00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 284.00 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 494.50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından yapılan 24.50 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına",rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 16.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.