23. Hukuk Dairesi 2013/4039 E. , 2013/4159 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan ..."ın kooperatif müdürü iken kooperatif kasasından usulsüz avans aldığını, kooperatif borcunun ödenmesi için temin edilen nakitleri şahsi işlerinde kullandığını, anasözleşmeye aykırı olarak ortak kaydettiğini, gerekli şartları taşımayan kişilere kredi imkanı sağlayarak kooperatifin kaynaklarının usulsüz kullanımına sebebiyet verdiğini, kooperatif muhasebecisi olarak çalışan davalı ..."ın ise ortak kayıtlarını usulüne uygun tutmadığını, kooperatif yetkili memuru davalı ... İçi"nin ise satışlarla ilgili kayıtları zamanında yapmadığını, yönetmelik esaslarına aykırı davranarak kooperatif kaynaklarının usulsüz kullanımına sebebiyet verdiğini, tüm bu eylemler neticesinde davacı kooperatifin 104.958,49 TL zarara uğradığının müfettiş raporuyla tesbit edildiği gibi davalıların bu eylemleri nedeniyle ceza mahkemesinde mahkumiyet kararı verildiğini ileri sürerek, anılan zarar miktarının haksız eylem tarihi olan ........2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davaya dayanak müfettiş raporunu kabul etmediği gibi ceza mahkemesinde verilen mahkumiyet kararının da kesinleşmediğini, kooperatifi zarara uğratmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., kooperatiften kredi alanların yarıdan fazlasının kredi borcunu ödediğini, kendisinin sorumluluğunun da olmadığını ve haklarındaki ceza mahkumiyet kararının kesinleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... İçi ise, kooperatifte çalıştığı dönemde kendisinin yetkisinin olmadığını, daha sonra görevden de alındığını, ayrıca haklarındaki ceza mahkumiyet kararının kesinleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalıların görev yaptıkları dönemde kooperatifi zarara sokan usulsüz işlemlerinden dolayı davalı ..."ın 80,... TL davalı ... İçi"nin 73,... TL kooperatifi zarara uğrattıkları, ayrıca şeker ikrazatından dolayı tüm davalıların 67.967,75 TL zarara yol açtıkları, davalıların sorumlu olduğu toplam zarar miktarının 68.121,... TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, bu miktarın ........2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
...)Dava, kooperatif eski müdürünün sorumluluğuna dayalı tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62. maddesi ve yine aynı Kanun"un 98. maddesi yollaması ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK’nın 336. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri, yasa ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasden veya ihmal ile yerine getirmedikleri takdirde oluşacak zararlardan kooperatife karşı da sorumludurlar. Kooperatif tarafından yöneticilere karşı açılan bir sorumluluk davasının görülebilmesi, TTK"nın 341. maddesi gereğince, genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın tüm denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Ancak, anılan usuli eksiklikler dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanabileceğinden bu yönteme uyulmaması davanın hemen reddini gerektirmez. Esasen bu hususlar üzerinde mahkemece de re"sen durulması zorunludur.
Dairemizin ........2012 tarih ve 2012/5774 Esas, 7600 Karar sayılı geri çevirme kararı üzerine davalı ..."ın TTK"nın 342. maddesi anlamında icrai müdür olduğu anlaşılmıştır. İcrai müdür hakkında da TTK"nın 341. maddesindeki usulün uygulanması gerekir.
Somut olayda, davalı ... aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde genel kurulca alınmış bir karar bulunmadığı gibi dava, denetçiler tarafından da açılmamıştır.
Davanın devamı sırasında görevde olan denetçilerin ya bizzat veya vekalet vererek avukat aracılığıyla davayı takip etmeleri gerekir. Bu durumda, mahkemece, davanın gelindiği aşamada görevde olan tüm denetçilerin belirlenmesinden sonra davacı tarafa HMK"nın 52, 53 ve 54. ( HUMK"nın 39. ve 40.) maddeleri uyarınca uygun bir kesin süre verilerek, davayı açan vekile vekaletname vermesine ya da asıl olarak davayı takip etmelerine olanak tanınması, bundan sonra esasa girilerek, taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi, verilen süre içerisinde vekaletname vermezler ya da asıl olarak takip edeceklerini bildirmezler ise, davanın açıklanan usul yönünden reddedilmesi gerekirken, mahkemece anılan eksiklik giderilmeden yargılamaya devamla davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
...)Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün yasa gereği BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ....06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.