23. Hukuk Dairesi 2018/2435 E. , 2020/3241 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı borçlu hakkında ilamlı takip başlattığını, ilamın davanağı olan davanın açılış tarihinin, davalının takibinden önce olduğunu, davalının takibinin her zaman düzenlenmesi mümkün olan bonoya dayalı bulunduğunu, bononun muvazaalı olduğunu, buna rağmen düzenlenen sıra cevtelinde taşınmazın satış bedelinin taraflar arasında garameten dağıtıldığını ileri sürerek, davalının sıra cetvelinden çıkarılmasını, sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın müvekkilinin alacaklı bulunduğu icra dosyasına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin takip borçlusuna ödünç para verdiğini, bononun bu alacağın teminatı olarak düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, her zaman düzenlenmesi mümkün olan bononun alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli olmadığı, bononun muvazaalı olarak düzenlendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının sıra cetvelinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 18.09.2018 tarih ve 1201 E., 1141 K. sayılı ilamıyla, davacının ilamlı takibin dayanağı olan davanın 2013 yılında açıldığı ve 2015 yılında karara bağlandığı, gerekçeli kararın yazımı sonrası 11.02.2015 tarihinde icra takibine girişildiği, davalının takip tarihinin ise 05.02.2015 tarihi olduğu, davalının alacağının dayanağı olan bononun, davacının alacağını tahsil etmesini engellemek amacıyla muvazaalı olarak düzenlendiği, buna rağmen, düzenlenen sıra cetvelinde davalıya garameten pay verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verimiştir.
Bu karara karşı süresinde, davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Dava, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
Sıra cetveline yönelik şikayetlerde İcra Mahkemesi, önüne gelen şikayetleri sonuçlandırmak ve icra müdürüne bu yönde talimat vermekle görevli olup, düzenlenecek yeni sıra cetvelinde sıra cetvelinin hangi ilkelere göre düzenleneceğini belirtmesi, diğer anlatımla alacaklıların ne miktar için hangi sıralarda yer alması gerektiğini saptaması, hukuka uygun olmayan kısımları göstermesi, bu çerçevede işlem yapılması için icra müdürüne talimat vermesi (İİK. m.17/I) gerektiğinden, iptal nedenlerinin gerekçede belirtilmesi ve hüküm fıkrasında sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekir.
Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetveline itiraz davalarında ise, kıyasen uygulanması gereken İİK"nın 235/3. maddesi uyarınca sıra cetvelinin iptaline değil, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde, davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekir. Sıra cetveline itiraz davaları sonunda verilen hüküm, sadece davanın tarafları bakımından sonuç doğurur ve verilen kabul kararı ile durumun tespiti ile yetinilmeyip, eda hükmü kurulmalıdır. İlk derece mahkemesi kararında, bu ilkeye aykırı biçimde, davalının sıra cetvelinden çıkarılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi doğru olmamış ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK"nın 370/2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi hükmünün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının “HÜKÜM” bölümünün 1. bendinde yer alan "Çıkarılmasına" ibaresinden sonra gelmek üzere, "davalıya ayrılan payın, işbu hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan yargılama giderleri ile 5. bendinde yer alan vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacının alacaklı olduğu icra dosyasına tahsisine, artan para bulunması halinde davalının alacaklı bulunduğu icra dosyasına tahsisine" yazılmak suretiyle, ilk derece mahkemesi hükmünün, HMK"nın 370/2. maddesi uyarınca, re"sen DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.