23. Hukuk Dairesi 2017/1215 E. , 2020/3251 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davacının tespit davasının kabulüne, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı. kooperatif vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin 17.10.2001 tarihinde dava dışı ..."ın davalı kooperatifteki ortaklık payını noterde devraldığını, bu devrin kooperatife bildirilerek müvekkilinin ortaklığa kabulünün yapılması talep edildiğinde yönetim kurulu başkanının bağış yapmasını istediğini, bunun üzerine ortaklık işlemlerinin yapılması için noterden ihtar çekildiğini davalı kooperatifin bağış miktarı istemini artırarak müvekkilini ortaklığa kabulden kaçınmaya devam ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere mahrum kalınan kazanç için 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının üyelik için öngörülen şartlara haiz olmadığını, taşımacılığa uygun aracının bulunmadığını, taşımacılık işi yapmadığını, talebin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle davanın reddine dair verilen ilk kararın Yargıtay 11. HD’nin 11.10.2010 tarihli 2009/3901 Esas, 2010/9985 Karar sayılı ilamıyla, davacının tespit istemi mülkiyet hakkına dayalı olduğundan zamanaşımı süresinin işletilmesinin mümkün olmadığı ve tazminat isteminin dava tarihinden geriye dönük olarak beş yıllık süre için zamanaşımına uğramayacağının kabulüne göre davalının zamanaşımı def’i ret edilerek uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacının kooperatif ortağı olduğunun tespitine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 16.796,48TL"nin davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı kooperatif vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 01.07.2013 tarihli 2013/3290 Esas 2013/4565 Karar sayılı ilamıyla davacının üyeliğinin davalı kooperatif anasözleşmesinin 10. maddesinde; "altı bent" halinde öngörülmüş ortaklık koşullarını taşıyıp taşımadığı, ilgili resmi makamlardan ve zabıta aracılığıyla araştırılarak yapılacak bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiği, tazminat taleplerinin incelenebilmesi için de kooperatifçe belirlenen şartlara uygun aracının bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak somut verilerle davacının zararının belirlenememesi halinde 818 sayılı BK’nun 42 vd. ( 6100 sayılı TBK’nın 50 vd. ) maddelerinden yararlanılarak davacının gerçek zararının belirlenmesi, dava dilekçesi ile talep edilmiş 10.000,00 TL’yi aşan ve hüküm altına alınan kısım için bir önceki bozma ilamında belirtilen 5 yıllık zamanaşımı hususunda hesap bilirkişisinden ek rapor alınması gerekçeleriyle bozulmuştur. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyalarak yapılan yargılamada tespit davasının kabulü ile davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000 TL"nin dava tarihinden itibaren 6.646,32TL"nin ıslah tarihi olan 13.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dava, davacının davalı motorlu taşıyıcılar kooperatifinin ortağı olduğunun tespiti ve ortaklık haklarının kullandırılmaması nedeniyle mahrum kalınan kazancın tazmini istemlerine ilişkindir. Davacının, kooperatife üyelik başvurusu sırasında taşımacılık yapmak üzere minibüse sahip olduğu ancak bu aracı 23.09.2002 tarihinde sattığı, sonrasında adına başkaca araç kaydının bulunmadığı resmi kayıtlarla sabittir. Davacı üyeliği devraldığı 17.10.2001 tarihinden aracını sattığı 23.09.2002 tarihine kadar olan kazanç kaybı tazminatını davalı kooperatiften isteyebilir. Ancak davacının bu dönemlere ilişkin alacak hakkı dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğramıştır. Bu durumda mahkemece davacının tazminat isteminin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 26.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.