Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/5372
Karar No: 2010/2970

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2009/5372 Esas 2010/2970 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2009/5372 E.  ,  2010/2970 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Aydın 1. İş Mahkemesi
    TARİHİ : 03/03/2009
    NUMARASI : 2006/1966-2009/36

    Davacı,  31.5.2001 tarihinden itibaren 1479 sayılı yasa sigortalısı olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin   kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    Dava, davacının 31.05.2001 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 3165 sayılı Yasa ile değişik 24.maddesinin 1/d bendine göre,Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; Limited şirketlerin ortakları,bu kanuna göre sigortalı sayılır.Aynı Yasa’nın 25/c bendine göre ise, bu kanuna tabi sigortalılık, Şirketlerle ilgisi kalmayanların, çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten itibaren sona erer.
    01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 5754 sayılı Yasa ile değişik 4/b-3.maddesine göre, Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise; Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları, sigortalı sayılırlar.Aynı Yasa’nın 9/b-3.maddesine göre, Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı alt bendi kapsamına girenlerden, şahıs şirketlerinden kolektif, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ve donatma iştiraki ortaklarının vergi mükellefiyetlerinin sona erdiği tarihten, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının, şirketin ticaret sicil memurluğundan kaydının silindiği tarihten, limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların, hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihten, iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin ortaklıklarının ise tasfiye kurulu kararının Ticaret Sicili Memurluğunca tescil edildiği tarihten,itibaren sona erer.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 10.06.1994 tarihli bildirgeye göre şirket ortaklığı nedeniyle 12.05.1993 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edildiği,ilk prim ödemesinin  30.06.1994,son ödemesinin 31.03.1998 tarihinde yapıldığı,icraya verildiği,1997 affından yararlandığı ve 31.12.2006 tarihi itibariyle 30.828,52 TL borcunun bulunduğu,A.Deri San.Tic.Ltd.Şti.ortaklığı nedeniyle sigortalılığının devam ettiği,şirketin 01.01.1992-31.05.2001 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu,Nazilli Ticaret Odasının 27.08.2003 tarihli yazısına göre,davacının oda kayıtlarının devam etmesine rağmen vergi kaydının silindiği 31.05.2001 tarihinden sonra bağımsız çalışmasının bulunmadığı, A. Deri San.Tic.Ltd.Şti.’nin Nazilli Ticaret Odasındaki kaydının 20.03.1992 tarihinden itibaren devam ettiği, sözkonusu şirketin vergi kaydının 31.05.2001 tarihinde resen kapatıldığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, mahkemece  1479 sayılı Yasa ve 5510 sayılı Yasa uyarınca sigortalılık koşullarının devam edip etmediğinin tesbiti yönünden davacının ortağı olduğu A. Deri San.Tic.Ltd.Şti.’nin kaydının ve davacının şirket ortaklığının devam edip etmediği tesbit edilmeden, şirketin vergi kaydının 31.05.2001 tarihinde resen kapatıldığı ve bağımsız çalışmasının sona erdiği gerekçesiyle  istemin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
    Yapılacak iş, davacının ortağı olduğu A.Deri San.Tic.Ltd.Şti.’nin Ticaret Sicil kaydının ve davacının şirket ortaklığının devam edip etmediğini ilgili Ticaret Sicili Memurluğundan sormak, hisse devri olup olmadığını araştırmak, şirket kaydının ve davacının şirketteki ortaklığının devam ettiğinin tesbit edilmesi halinde davacının limited şirket ortaklığı dolayısıyla 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık koşulları devam ettiğinden 31.05.2001 tarihinden itibaren de Esnaf Bağ-Kur sigortalı olduğunu kabul etmek,ancak 31.03.1998 tarihinden itibaren prim ödemesi bulunmadığı gözetilerek,1479 sayılı Yasa’nın 22.2.2006 gün ve 5458 sayılı Yasa’nın 13.maddesi ile değişik 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren Ek 19.maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17.maddesi uyarınca davacının 5 yıldan fazla prim borcu varsa 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle durdurulması ve prim borcunun ait olduğu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmemesi gerektiğinden, davacının Bağ-Kur’a yaptığı prim ödemelerini sormak, 1479 sayılı Yasa’nın ek 19. ve 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17.maddelerindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmak ve sonucuna göre karar vermektir.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalının  bu yönleri amaçlayan  temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.03.2010  gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi