Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/5507
Karar No: 2010/3139

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2009/5507 Esas 2010/3139 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2009/5507 E.  ,  2010/3139 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    TARİHİ : 23/02/2009
    NUMARASI : 2008/121-2009/62

    Davacı,  davalı işveren murisinin nezdinde Haziran-1989-Mayıs-2000 tarihleri arası çalıştığının tespitine   karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin  reddine karar vermiştir.
    Hükmün, davacı  vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının  aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2-Davacı, davalıların  ölen murisi N.A.ın ait Sebze Halinde bulunan "A. K. Evi" işyerinde 1989 yılı Haziran ayı ile 2000 yılı Mayıs ayları  arasında  hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tespitini istemiştir.
    Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının çalışmalarının (110055400110) sigorta sicil nolu davalı işyerinden 01.07.1995, 04.10.1996 ve 10.03.1998 tarihli işe giriş bildirgelerine; aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma 01.07.1995-15.02.1996, 10.09.1996-05.06.1997  ve 10.03.1998-30.12.1998 tarihleri arasında kısmi olarak bildirildiği, davalı işyerinin 25.11.1994 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa  kapsamına alındığı anlaşılmaktadır.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
    Sosyal Güvenlik Hukuku’na ilişkin bu tür davalarda talep değerlendirilirken gerçeğin bulunması asıldır. Davacı kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiştir. Bu yönü ile davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/8. maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tesbit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere yönetmelikle tesbit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi veya dönem bordrosu) verilmesi durumunda 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açık- seçiktir.
    Somut olayda davacının  davalı işyerine 01.07.1995 tarihinde işe girdiğine ilişkin sigortalı işe giriş bildirgesi nedeniyle işe  girişinin 01.07.1995 tarihi olduğu ve çalışmaların da bu tarihten itibaren başladığı anlaşılmaktadır. Mahkemece 1989 yılı Haziran ayı ile 01.07.1995 tarihleri arasındaki süre çalışmanın sona erdiği tarih ve dava tarihi itibariyle 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesi gereğince hak düşürücü süreye uğradığından bu sürelere  dair verilen red kararı yerindedir. Ancak 01.07.1995 tarihi ile en son iş yerinden çıkış tarihi olarak bildirilen 30.12.1998 tarihleri arasındaki  eksik bildirilen süreler yönünden  hakdüşürücü sürenin dolduğundan söz edilemeyeceğinden yukarıda açıklandığı şekilde araştırma ve inceleme yapılmadığı, 01.07.1995-30.12.1998 tarihleri arasındaki dönem ile ilgili  işyerinden Kuruma verilmiş dönem bordrolarının getirtilmediği, dinlenen tanıkların dönem bordrosu tanıkları olup olmadığının anlaşılamadığı görülmektedir
    Yapılacak iş;  davalı işyerine ait işyeri  sigorta dosyasını ihtilaf konusu dönemle ilgili dönem bordrolarını Kurumdan  ve varsa imzalı ücret bordrolarını işverenden istemek  önceden dinlenen tanıkların bordrolu olup olmadıklarını denetlemek, olmadıkları taktirde aynı dönemde çalışmış kayıtlı çalışanlar ile bu türden çalışan bulunamaması halinde  ilgili SGK İl Müdürlüğünden gerekirse zabıta  marifetiyle tespit edilecek, işyerine  komşu olan diğer  işyerlerinde   çalıştığı  belirlenen  kayıtlı komşu  işyeri  çalışanlarının  beyanlarına başvurularak  çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yanlış değerlendirme ve  eksik araştırma sonucu  yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.03.2010  gününde oybirliğiyle karar verildi.
     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi