3. Hukuk Dairesi 2014/17590 E. , 2014/17227 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların dava konusu taşınmaza iştirak halinde malik olduklarını, müvekkilinin taşınmazla ilgili olarak ortaklığın giderilmesi davası açtığını, yargılama sırasında müvekkilinin taşınmaz için yaptığı masrafların miktarının belirlendiğini, müvekkilinin yaptığı tadilatların taşınmazın değerini artırdığını, böylece paydaş davalıların payları oranında müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiklerini belirterek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 21.000,00 TL"nin yasal faiziyle birlikte taşınmazdaki payları oranında davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar, davayı kabul etmiş, bir kısım davalılar ise, davacının dava konusu taşınmazda yıllardır oturduğunu, tadilat masraflarının kendilerinden isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece;davanın kısmen kabulü ile 17.545,00 TL"nin yasal faizi ile birlikte hisseleri oranında davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesini yapan Dairemizce, 11.12.2012 tarih, 2012/20926 Esas; 25425 Karar sayılı ilamla; davacının taşınmazı halen kullanıyor olması halinde davanın reddine, taşınmazı kullanmadığının anlaşılması halinde ise iade tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşme miktarı uzman bilirkişi vasıtasıyla hesaplattırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, diğer yandan sebepsiz zenginleşme miktarından davacının veraset ilamına göre payı indirilerek hüküm kurulması gerekirken tamamının davalılardan tahsilinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak taşınmaz üzerinde bulunan evde davacının oturduğu ve dava tarihine kadar taşınmazı kullandığı, davacının 11.06.2012 tarihli ihaleye katılarak taşınmazı satın aldığı, böylece taşınmazı davalılara hiç teslim etmediği, dolayısıyla davalıların sebepsiz zenginleşmedikleri gerekçesiyle bir kısım davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş, davalı ..., ... ve ... davayı kabul ettiklerinden "kabul" beyanı nedeniyle bu davalılar yönünden davanın kabulü ile 2.175,00 şer TL"nin yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davaya konu taşınmaza, davacı tarafından yapıldığı iddia olunan faydalı ve zorunlu masrafların sebepsiz zenginleşme kuralına göre diğer hissedarlardan tahsili istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık, davalıların, davacı aleyhine sebepsiz zenginleşip zenginleşmedikleri noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davaya konu taşınmazla ilgili olarak davacı ... ile davalı ..."nin 23.11.2010 tarihinde ortaklığın giderilmesi davası açtıkları, mahkemece, taşınmazın umum arasında muhtesatlar ve şerhleri ile birlikte açık artırma yoluyla satılmasına, satış bedelinin hissedarlara tapu kaydı ve veraset ilamlarındaki hisseleri nispetinde ödenmesine, ..."nin dava konusu taşınmaza yapmış olduğu masrafların sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince diğer hissedarlardan isteyebileceği hususunun hatırlatılmasına karar verildiği, taşınmazın açık artırma yoluyla 11.06.2012 tarihinde ..."ye satıldığı, davacı ..."nin eldeki sebepsiz zenginleşme davasını 03.02.2011 tarihinde açtığı anlaşılmıştır.
Sebepsiz zenginleşme kurallarına göre alacak talebinde bulunabilmek için fakirleşme ve zenginleşme anının gerçekleşmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme, ortaklığın giderilmesi yoluyla satışın yapıldığı ve bina dahil satış bedelinin ödendiği tarihte gerçekleşir. Kural olarak davacı, davalılardan taşınmaz üzerinde yaptığı muhtesat ve faydalı giderler nedeniyle taşınmazın satış bedelinde bir artış olmuş ise, bu artan değeri davalılardan paylarına isabet eden miktarı haksız iktisap kuralları uyarınca isteyebilir.
Somut olayda, davaya konu taşınmaz, üzerindeki muhtesatlarla birlikte davacı hissedara satılmış, satış parasından davalı hissedarlar hisselerine düşen kısmı almıştır. Artık davacı taşınmaza yaptığı masrafları diğer hissedarlardan sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda isteyebilir.
Davacı, müşterek taşınmaza yapmış olduğu faydalı masrafların müşterek taşınmazın ortaklığın satış yolu ile giderilmesi kararı uyarınca satılması nedenine dayanarak davalıların haksız iktisabının tahsilini istediğine göre; haksız iktisabın hesaplanmasında mahkemece izlenecek yol ise şöyledir: Konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla davacı tarafından yapılan faydalı masrafların yapılmış olması ve yapılmamış olması halleri için ayrı ayrı olmak üzere taşınmazın ihale gününde ve aynı koşullarla satılmasından elde edilecek gerçek sürüm değeri belirlenmeli, bu şekilde elde edilecek değerler arasında bir fark meydana geldiğinde bunlar birbirine oranlanmalı, bu oran ihale ile yapılan satış bedeline uygulanarak, davacının yaptığı giderlerin ihale bedeline yansıma miktarı belirlenmeli, bulunacak bu miktardan davalıların payına isabet eden miktara hükmedilmelidir. Yok eğer giderlerin yapılmış olması haliyle, yapılmamış olması halinde belirlenen değerler arasında bir fark olmadığının anlaşılması durumunda, giderlerin satış bedeline etkisinin olmadığı, dolayısıyla davalıların bu giderlerin yapılması nedeniyle bir sebepsiz zenginleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmelidir.
Diğer taraftan, mahkemece verilen 17.04.2012 tarihli karar yalnızca davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup, diğer davalılar bu karara karşı temyiz haklarını kullanmadıklarından ... dışındaki davalılar yönünden mahkemenin 17.02.2012 tarih, 2011/50 E.; 2012/340 K. Sayılı kararı kesinleşmiştir. Bu bağlamda; davacı lehine oluşan müktesep hak dikkate alınmadan, temyiz etmeyen davalılar yönünden yeni hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.