Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/18004
Karar No: 2014/17229
Karar Tarihi: 25.12.2014

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/18004 Esas 2014/17229 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2014/18004 E.  ,  2014/17229 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketle davalılardan .... Akaryakıt Limited Şirketi arasında intifa sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyle müvekkili şirketin, davalı şirkete ait taşınmazın, 20.07.2006 tarihinden 20.02.2024 tarihine kadar 17 yıl süreyle intifa hakkını kazandığını, taşınmazın akaryakıt istasyonu olarak kullanılmasına yönelik olarak davalı şirketle ayrıca 20.07.2006 tarihinde bayilik sözleşmesi imzaladığını, diğer davalıların da bayilik sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, müvekkili şirketin, davalı şirkete, 27.07.2006, 25.08.2006, 25.08.2006 ve 12.10.2006 tarihli faturalarla toplam 750.000,00 TL gayri maddi hak bedeli ödediğini, intifa ve bayilik sözleşmelerinin Rekabet Kurumu kararı doğrultusunda 20.07.2011 tarihinde süresinden önce sona erdirildiğini, böylece intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararlarında öngörülen süreyi aşan kısmının ifasının hukuken imkansız hale geldiğini ve sürenin erken sona ermesi nedeniyle intifa bedeli olarak ödenen bedelin güncellenmiş değeri kadar davalıların müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiklerini, ödemenin yapıldığı tarihten sözleşmenin sona erdiği 20.07.2011 tarihine kadar ödenen bedelin güncellenmiş değerinin 1.174.885,00 TL olduğunu, davalı şirkete ihtarname göndererek bu bedelin iadesini talep ettiklerini, davalı şirketin ödemeden kaçındığını belirterek; 1.174.885,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ... ve Ş. .... vekili cevap dilekçesinde; şirket ortağı Ş. ....’ın ortaklık payını 02.03.2010 tarihinde ....’ya, şirket ortağı ...’ın ortaklık payının 06.03.2010 tarihinde ....’ya devrettiğini, hisse devrinin 17.03.2010 tarihli sicil gazetesinde ilan edildiğini, davacının müvekkillerinden tazminat talebinde bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, bayilik sözleşmesinin sona ermesinin intifa hakkını sona erdirmeyeceğini, davacı tarafça talep edilen 1.174.885,00 TL alacağın dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
    Davalı .... Akaryakıt Limited Şirket vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin, yasal sona erme süresinden çok önce 05.04.2011 tarihli ihtarnameyle davacı şirket tarafından feshedildiğini, intifa hakkı bedelinin 190.000,00 TL olduğunu, tesis edilen intifa hakkı bedelinin, istasyondaki tesislerin ve donanımların tamamının inşa ve iktisap bedellerinin ....tarafından karşılanması ve ayrıca kalan miktarın ödenmesiyle karşılandığı ibaresinin yer aldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece; kök ve ek bilirkişi raporları hükme esas alınarak, intifa sözleşmesinde intifa hakkı bedelinin 190.000,00 TL olarak belirlendiği, davacı tarafın ödediği gayri maddi hak bedelini, intifa bedeli olarak ve intifa süresine karşılık ödendiğini yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
    Temyize konu uyuşmazlık; gayri maddi hak bedeli olarak faturalandırılmış bedellerin, intifa bedeline ilişkin olarak ödenip, ödenmediği hususunda toplanmaktadır.
    Dosyadaki bilgi ve belgelerden; 26.07.2006 tarih 1114 sayılı Resmi Senetle, davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz üzerinde 20.07.2006 tarihinde başlamak üzere 20.02.2004 tarihine kadar 17 yıl süreyle geçerli olmak üzere ....Akaryakıt Dağıtım ve Pazarlama A.Ş lehine intifa hakkı tesis edildiği, intifa hakkı bedelinin 190.000 TL olduğu, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 yıl süre ile geçerli olacağının ve tarafların mutabakata varmaları bayi veya ortaklardan birisinin çıplak mülkiyet sahibi olmaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde intifa hakkı süresinin sonuna kadar sözleşmesin süresinin 5 yıllık sürelerle uzatılacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin, “Garanti ve Taahhüt edenler” kısmını diğer davalılar ... ve ..."ın imzaladığı, davacı şirketin, gayri maddi hak bedeli olarak davalıya, KDV bedeli hariç 750.000,00 TL ödediği, davalının ticari defterlerin incelenmesinde; davacıya kestiği 4 adet fatura kaydının olduğu, intifa hakkının 23.06.2011 tarihinde terkin edildiği anlaşılmaktadır.
    Somut olayda, davacı taraf, davalı şirketin mülkiyetinde bulunan dava konusu taşınmazdaki akaryakıt istasyonunu intifa süresi sonuna kadar kendi markası ve bayiliği altında işlettirebileceğine duyduğu güven nedeniyle istasyonun bulunduğu taşınmazın intifa hakkı bedeli olarak davalıya faturalar kapsamında yüksek bedeller ödediğini, bu bedellerin intifa hakkı bedeli olarak ödenmiş olmasına karşın muhasebe kayıtlarına gayri maddi hak bedeli adı altında faturalandırılarak işlendiğini, davalı şirketin bayilik ilişkisini sona erdirip intifa hakkı tapuda erken terkin edilmekle intifa yükünden erken kurtulması nedeniyle bu miktar yönünden davalıların sebepsiz zenginleştiğini iddia etmektedir.
    Davacı vekili hükme esas alınan kök ve ek rapora itiraz etmiş, akaryakıt sektöründe uzmanlığı bulunan sektör bilirkişisinden rapor alınmasını talep etmiştir.
    HMK"nın 266. maddesi gereğince; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
    Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hakim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
    Somut olayda, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporuna davacı vekili gerekçelerini de göstermek suretiyle itiraz etmiştir. Mahkemece bu itirazı karşılayacak rapor alınmadan, davacı tarafın itirazlarına itibar edilmeden karar verilmiştir.
    Hal böyle olunca, mahkemece davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar biçimde oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi