20. Hukuk Dairesi 2016/9621 E. , 2016/9845 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada ... 1. Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, trafik kazası sonucu oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir.
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla); HMK"nın 6. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmüne yer verildiği, HMK"nın 15/1. maddesinde ise "Zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta, bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir." hükmüne yer verildiği, davalının bölge müdürlüğünün bulunduğu yerin ... olduğu, davalının şirket merkezinin ve şubesinin adresinin ... olmadığı, rizikonun gerçekleştiği yerinde ... olmadığı gerekçeleri ile yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur.
... 3. Asliye Ticaret mahkemesi ise davacı vekili tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış olup, dava dilekçesi davalıya 01/04/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından 14/04/2015 tarihli dilekçe ile cevap süresinin uzatılması talep edilmiş ise de, mahkemece bu talebin reddine karar verilmiş, davalı vekili yasal süresinden sonra vermiş olduğu 04/05/2015 tarihli cevap dilekçesinde, birden fazla yetkili mahkeme göstermiş, usûlüne uygun olarak seçtiği mahkemeyi yetki itirazında bildirmediği gerekçesi ile yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Bilindiği gibi ilke olarak bir davada, davalı sayısı birden fazla ise, dava bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde açılabileceği gibi (HMK m. 7/I; HUMK m. 9/II.c.1), aynı Kanunun 16. maddesi uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu, zararın meydana geldiği, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Bunların yanında ve öncelikle 2918 sayılı KTK"nın 110. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından dolayı hukukî sorumluluğa ilişkin davalar, ihtiyari ve zorunlu sorumluluk sigortası yapan şirketler aleyhine de işleten ve sürücü ile birlikte açılması halinde hem bu kanun hemde HUMK"nın 9. maddesi (HMK"nın 6. maddesi) uyarınca bu davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. KTK"nın 110. madde son cümlesinde yer alan kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de, dava açılabileceği kuralı kesin yetki kuralı olmayıp, davacıya tanınan bir seçimlik haktır.
6100 sayılı HMK"nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde de esasen HMK"nın 7/I-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Kanun koyucunun maddenin düzenlenmesinde ortaya koyduğu gerekçeden de bu durum fiilden doğan davalarda uygulamada ve doktrinde oluşan görüşler dikkate alınarak haksız fiilin işlendiği yer dışında zararın meydana geldiği yer, gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve karşılaştırmalı hukuktaki örnekler de dikkate alınarak zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olarak
kabul edilmiştir. Bu anlamda; dava sebebi olan haksız fiil halinde dahi HMK"nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanımmış olması gözönüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, trafik sigortacısına yöneltilen davada, davacı vekili tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış olup, dava dilekçesi davalıya 01/04/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından 14/04/2015 tarihli dilekçe ile cevap süresinin uzatılması talep edilmiş ise de, mahkemece bu talebin reddine karar verilmiş ve davalı tarafca 04.05.2015 tarihinde yetki itirazında bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK"nun 19. maddesine göre, yetkinin kesin olmadığı hallerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir hükmü karşısında davalı tarafca süresinde yetki itirazda bulunulmadığı ve kesin yetki kuralının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı yer olan ... 1. Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK"nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 31/10/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.