1. Hukuk Dairesi 2014/12905 E. , 2015/14981 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVATÜRÜ:TAPU İPTALİ-TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptal tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ile terekeye iade (tüm mirasçılar adına tescil) isteğine ilişkindir.Davacı, mirasbırakanı ...’in, 134 ada 2 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu ...’ye satış suretiyle temlik ettiğini, ...’nin de arkadaşı olan diğer davalıya devrettiğini, işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile tüm mirasçılar adına tescilini istemiştir.
Davalı ..., ...’da yaşadığını, ancak yaz tatillerini ...’ta geçirdiğini, bu nedenle çekişme konusu taşınmazı diğer davalıdan gerçek bedelini ödeyerek satın aldığını, tapuda değerin düşük gösterilmesinin belediyece emlak değerinin düşük gösterilmesinden kaynaklandığını, tapuda değer düşük gösterilse de taşınmazın 230.000-TL bedelle satın alındığını, bedelin 15.000-TL’sinin tapu devredilmeden, 215.000-TL’sinin de banka kanalı ile ödendiğini, taşınmaz satın alındıktan sonra çevre düzenlemesi ve tadilatının yapıldığını, tapu kaydına güvenerek iyiniyetle taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kayıt maliki davalı ...’un iyiniyetli olduğu, TMK 1023.maddenin koruyuculuğundan yararlanacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanununun 599.maddesi hükmü uyarınca; miras, murisin ölümüyle ve terekenin açılmasıyla mirasçılarına geçer ve mirasçılar terekedeki mallar (menkul-gayrimenkul) üzerinde bu tarih itibarı ile hak sahibi olurlar. Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü gereğince birden çok mirasçının bulunması halinde, mirasın intikaliyle paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Böylece, mirasçılar terekeye elbirliği mülkiyeti ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Türk Medeni Kanununun 701/2. maddesi hükmüne göre, elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Bir başka ifadeyle, tereke üzerindeki hak sahipliği ortaklardan tek başına hiçbirine ait olmayıp hak sahibi olan ortaklıktır.Bu yasal düzenlemelere göre, miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, terekedeki paylar ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların terekeye giren mallar (menkul-gayrimenkul) üzerinde somut ve bağımsız payları mevcut değildir.Somut olaya gelince, dava tüm mirasçılar adına tescil istemi ile açılmış, mirasbırakan ... 05/10/2004 tarihinde ölmüştür. Ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyetine tabi olup, dava dışı mirasçıları da bulunmaktadır. Mahkemece dava dışı mirasçılara tebligat yapılmış, mirasçılardan ... ve ... tebliğe rağmen beyanda bulunmamış, mirasbırakanın eşi olan mirasçı ... yazılı beyanında davaya muvafakat etmediğini bildirmiştir.Hâl böyle olunca, miras şirketine Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığıyla yargılamanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek esas hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.