Abaküs Yazılım
1. Ceza Dairesi
Esas No: 2010/4407
Karar No: 2011/695
Karar Tarihi: 15.02.2011

Tasarlayarak Öldürme - Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2010/4407 Esas 2011/695 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Diyarbakır Birinci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir davada, M.M.'nin öldürülmesine yardım eden sanıklar B.M., R.M. ve M.M.'nin suçlu bulunduğu, Nihat Mete ile S.M.'nin ise beraat ettiği belirtilmektedir. Sanıklar Resul, Behçet ve Mehmet'in suçlarının sübutu kabul, soruşturma sonuçlarına uygun şekilde tayin edildiği ve suçların niteliği göz önünde bulundurularak cezaları azaltıcı takdiri indirim nedenleri takdir kılındığı ifade edilmektedir. Sanıkların duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelenen dosyanın Yargıtay tarafından bozulduğu ve sanıklar Resul ve Mehmet'in \"6136 sayılı Kanuna muhalefet\" suçundan ceza alması gerektiği belirtilmektedir. Özet bölümünde geçen kanun maddeleri şöyledir: Türk Ceza Kanunu'nun 37, 82/1-a,k, 62 ve 39. maddeleri, CMUK'nun 322. maddesi.
1. Ceza Dairesi         2010/4407 E.  ,  2011/695 K.

    "İçtihat Metni"

    TEBLİĞNAME : 1-B/2010/132836
    Mahkemesi:(DİYARBAKIR) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
    Tarihi Esas Karar No:31/12/2009-520/531
    Suç:Tasarlayarak Öldürme

    M.. M.."nin öldürülmesine yardımdan sanıklar B.. M.., R.. M.. ile M.. M.."nin bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, diğer sanıklar Nihat Mete ile S.. M.."nin üzerlerine atılı suçtan adları geçen sanıklar Mehmet, Behçet ile R.. M.."nin izinsiz silah taşımaktan beraatlerine ilişkin (DİYARBAKIR) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31/12/2009 gün ve 520/531 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re"sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanıkların duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    1- Müdahillerin “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçundan açılan kamu davasına katılma ve kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, vekillerinin bu suçtan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
    2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Resul, Behçet ve Mehmet’in, suçlarının sübutu kabul, bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar Salim ve Nihat’ın “öldürme” suçu yönünden, elde edilen delillerin hükümlülüklerine yeter derece ve nitelikte bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış, bozmaya uyularak verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar Resul, Behçet ve Mehmet müdafiilerinin sübuta ve eksik soruşturmaya, müdahil vekilinin eksik soruşturmaya yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
    A) Sanıklar Salim ve Nihat’ın “öldürme” suçları yönünden kurulan beraat hükümlerinin, CMUK’nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının mahsus bölümüne, “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.250.TL avukatlık ücretinin Hazineden alınarak sanıklara verilmesine” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
    B) Dosya kapsamına göre, maktulün, olaydan altı ay kadar önce kardeş olan amcasının çocukları sanıklar Resul ve Behçet’in kız kardeşleri Remziye ile dinsel törenle evlendiği, bu birlikteliğin yaklaşık iki ay süreyle devam etmesinden sonra maktulün, bakire olmadığı gerekçesiyle Remziye’yi babasının evine gönderdiği, bu nedenle taraflar arasında husumet oluştuğu, sanıklar Resul ve Behçet’le, amcaları sanık Mehmet’in bu durumu namus meselesi olarak gördükleri, kendisini ve yakınlarını bu sebeple tehdit ettikleri maktulü öldürmeye karar verdikleri, olay günü, sanıkların yaptıkları plan uyarınca, aracıyla evine dönmekte olan maktulü takip etmeye başladıkları, takip edildiğini anlayan maktulün korna çalarak hızla evinin önüne gelip aracından indiği, evin dış kapısına doğru yöneldiği, bu sırada sanıkların da maktule yetişip araçlarından indikleri, her üçünde silah olduğu halde, panikle kapıyı açmaya çalışan maktule doğru yaklaştıkları, kapıyı açamayan maktulün çaresizlikle ellerini kaldırıp geriye doğru gittiği sırada, sanıklar Resul ve Mehmet’in, maktule ateş etmeye başladıkları, maktulün, göğüs, bel ve bacak bölgesine aldığı üç isabet sonucu öldüğü, olay yerinde bulunan boş kovanların, iki farklı tabancadan atıldığının tespit edildiği olayda,
    a) Sanıklar Resul, Behçet ve Mehmet’in, “öldürme” suçları yönünden,
    Olay anında silahlı olan, ancak silahının niteliği tespit edilemeyen, maktule ateş ettiğine yönelik kesin ve inandırıcı kanıtlar bulunmayan sanık Behçet’in, aralarında önceden husumet oluşan maktulü öldürme konusunda, diğer sanıklar Resul ve Mehmet’le yaptıkları plan uyarınca, tam bir fikir ve irade birliği içinde hareket ettikleri, her üç sanığın da TCK’nun 37. maddesi kapsamında birlikte işledikleri öldürme suçunun faili oldukları, dinsel törenle evlendiği, sanıklar Behçet ve Resul’ün kız kardeşi, sanık Mehmet’in yeğeni olan Remziye’yi, bakire olmadığı gerekçesiyle baba evine gönderen maktulün bu hareketini, ailenin namus ve şerefini eksilten bir davranış olarak yorumlayan sanıkların, eylemlerini töre (namusunu kurtarma) saikiyle gerçekleştirdikleri anlaşıldığı halde, TCK’nun 37, 82/1-a,k, 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları yerine, yazılı biçimde, suçun niteliğinde ve iştirakin derecesinde yanılgıya düşülerek, TCK’nun 82/1-a, 39, 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi,
    b) Sanıklar Resul ve Mehmet’in “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçu yönünden,
    Sanıkların üzerlerine atılı suç sübut bulduğu halde, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, mahkumiyetleri yerine beraatlarına karar verilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 15/02/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi