8. Hukuk Dairesi 2014/416 E. , 2014/8204 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/02/2013
NUMARASI : 2012/681-2013/79
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire"ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dosya arasında bulunan dayanak ilam dosyasının safahatı incelendiğinde; borçlu Belediye Başkanlığı tarafından kamulaştırma isteğine ilişkin olarak dava açıldığı, yargılama sırasında kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 34.710,00 TL"nin F.. D.. adına Akbank Adliye Şubesi"nde açılacak birer aylık kısa vadeli hesaba bloke edilmesi için ara karar kurulduğu, ara karar doğrultusunda 13.12.2007 tarihinde müzekkere yazıldığı, 14.12.2007 tarihli yazı ile yukarıda belirtilen Banka Şubesi"den 13.12.2007 tarihinde Y544950 dekont numaralı makbuz ile yatırılan 34.710,00 TL"nin nemasıyla birlikte ödenmesinin istenildiği, Mahkeme"nin uyuşmazlık bakımından verdiği 2007/339 Esas ve 2007/531 Karar sayılı kararın, Yüksek Yargıtay 18. Hukuk Dairesi"nin 2009/2841 Esas ve 2009/3290 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine, Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda takibe dayanak 2009/422 Esas ve 2010/503 Karar sayılı kararın verildiği görülmüştür.
İcra takibine dayanak Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2009/422 Esas ve 2010/503 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu 303 ada 4 parsel üzerindeki bina ve duvarın kamulaştırma bedelinin 34.710,00 TL olarak tespitine, bedelin 8.677,50 TL"sinin G.. D.."a, 13.016,25 TL"sinin F.. D.."a ve 13.016,25 TL"sinin N.. Ö.. (D..)"a nemasıyla birlikte ödenmesi için ilgili bankaya müzekkere yazılmasına karar verildiği görülmüştür. Bursa 17. İcra Müdürlüğü"nün 2011/10285 Esas sayılı takip dosyası ile, alacaklılar G.. D.. ve N.. Ö.., lehlerine hükmedilen Alacak miktarının faiziyle birlikte tahsili için ilamların icrası yoluyla takip başlatmıştır. Borçlu vekili, İcra Mahkemesine başvurusunda; dayanak ilamda yer almamasına rağmen alacaklıların işlemiş faiz isteğinde bulunduğunu, istenilen faiz oranının yüksek olduğunu, ayrıca dayanak ilamda 1.000,00 TL avukatlık ücretine hükmedildiği halde icra takibinde 1.100,00 TL istenildiğini açıklayarak şikayet sebepleri yönünden icra takibinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, 12.10.2012 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, şikayetin kabulüne; icra emrinde faize ilişkin kısmın iptali ile faiz kısmının 7.215,27 TL ve avukatlık ücreti kısmının iptali ile 1.000,00 TL olarak ve avukatlık ücretinin yasal faiz kısmının iptali ile, 67.50 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu vekilinin aşağıda belirtilen husus dışındaki sair temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine;
HGK"nun 05.04.2000 tarih ve 2000/12-739 Esas ve 746 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ilamda faize ilişkin hüküm bulunmaması halinde, icrası kesinleşmesine bağlı olmayan ilamlarda karar tarihinden itbaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi koşullarında değişen oranlarda yasal faiz istenebilir. Dayanak ilamda, faize hükmedilmediğinden dayanak ilamın karar tarihi olan 08.11.2010 tarihinden itibaren yasal faiz istenebilir. Ne var ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, asıl alacak bakımından faizin başlanğıç tarihi 13.12.2007 tarihi olarak kabul edilmiştir. Öte yandan, bilirkişi raporunda faiz miktarının hesabında bir yılın 365 gün kabul edilmesi gerekirken 360 gün olarak hesaplanması doğru olmamıştır.
Değinilen bu hususlar nedeniyle borçlu aleyhine faiz yönünden farka sebebiyet verilmesi bozma nedenidir.
Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle ve İİK"nun 366 ve HUMK"nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK"nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK"nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.