9. Hukuk Dairesi 2015/4516 E. , 2015/12645 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette satış operasyon sorumlusu olarak 14/02/2011(fiilen) 23/02/2011 (kayden) - 14/08/2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin usulüne uygun olmayan bir şekilde savunması alınmadan eski çalışanlara gizlilik taahhüdüne ve doğruluk bağlılığa uymayan bazı bilgilerin aktarıldığı sebebiyle son verildiğini ancak bu sebebin gerçeği yansıtmadığını, şirketin uluslararası bir şirket olduğunu, aldığı en son brüt ücretinin 4.280,00TL olduğunu, davacının işinde başarılı , işini seven, çalıştığı kuruma bağlı, çalışmaktan yılmayan bir çalışan olduğunu iddia ederek feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili;davalı şirkette 30 kişinin altında çalışan olduğunu ve bu sebepten davanın reddinin gerektiğini, davacının davalı şirkette 23/02/2011 - 14/08/2013 tarihleri arasında satış operasyon sorumlusu olarak çalıştığını, davalı şirkete yeni bir genel müdür atandığını ve davacının yeni genel müdürün çalışma sistemine uyum sağlamayarak işten çıkmak için müracaatta bulunduğunu ve bu talebinin reddedildiğini, daha sonra davacının kendisini işten çıkarttırmak için çeşitli faaliyetlerde bulunduğunu, daha sonra davacı ve diğer arkadaşları tarafından eski çalışanlarla ve rakip firmalarda olağandışı saatlerde sık sık görüşme yapıldığını, ve bazı bilgilerin aktarıldığını ve şirkete olan sadakat borcuna uyulmadığını ve bundan dolayı tüm işçilik alacaklarının ödenerek iş akdine son verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının, eski bir çalışan ile ilgili olarak şirket genel müdürünün, bu çalışanın başka bir işte çalışıp çalışmadığı konusunda Sosyal Güvenlik Kurumu"ndan araştırma yapmasını istediğini bu çalışan ile paylaşmasının davacıya yönelik güveni sarstığı ve kendisi ile çalışılmasının işverenden beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin iş sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülükleri değil; kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlerin de dikkate alınması gerekir. Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının iş akdi, eski bir çalışana, kendisi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu"ndan sorgulama yapıldığına dair bilgi verdiği gerekçesiyle doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışı nedeniyle feshedilmiş ise de, davacının bu davranışının işyerinde olumsuzluklara yol açan bir davranış olmadığı, bu durumu olumsuzluğa yol açtığına ilişkin sadece davalı tanığının beyanı bulunduğu, fesih sebebinin soyut iddia olarak kaldığı ve kanıtlanamadığı anlaşıldığından yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulü yerine redde hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının İŞİNE İADESİNE,
3-Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500.-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 428.35 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 31.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.