Abaküs Yazılım
1. Ceza Dairesi
Esas No: 2009/7236
Karar No: 2011/2285

Kasten Öldürme - Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2009/7236 Esas 2011/2285 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Sanıkların C.K.'yi kasten öldürmek suçundan yargılandığı bir dava sonucunda, sanık Bilal'in fail, diğer sanıkların ise suça yardım etmek suçundan cezalandırılmaları gerektiği kararı verilmiştir. Ancak Adli Tıp Kurumu raporlarına göre, maktulün ölümünün kesici delici alet yaralanması sonucu değil, kronik kalp hastalığı nedeniyle meydana geldiği anlaşıldığından, sanıklar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 87/4 maddesi uyarınca cezalandırılmalıdır. 81. madde ise kasten insan öldürmek suçunu tanımlamaktadır.
1. Ceza Dairesi         2009/7236 E.  ,  2011/2285 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : (SİİRT) Ağır Ceza Mahkemesi
    TARİHİ VE NO : 15/01/2009 - 304/03
    SUÇ : Kasten Öldürme
    TEBLİĞNAME : 1-B/09/159235

    Kastın aşılması suretiyle C.. K.."u öldürmekten sanık B.. A.., işbu suça yardımdan sanıklar B.. A.., O.. A.. ile H.. A.."ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (SİİRT) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15/01/2009 gün ve 304/03 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Bilal’in fail olarak, sanıklar Bedri, Osman ve Hamza’nın suça yardım eden olarak maktul Cevat’a yönelik suçlarının sübutu kabul, takdir ve tahrike ilişkin cezalarını azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, Cumhuriyet Savcısının sanıklar Bedri, Osman ve Hamza’nın da fail olarak cezalandırılmaları gerektiğine; katılanlar vekilinin tahrike vesaireye; sanıklar müdafiinin sanık Bilal’in suçu meşru müdafaa koşulları altında işlediğine, diğer sanıklar yönünden sübut bulunmadığına, tüm sanıklar yönünden suç vasfının taksirle öldürme olduğuna, cezanın teşdiden tayininin yersizliğine, tahrikte indirim oranına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
    Ancak,
    A-13.04.2007 günü meydana gelen olayda, sanık Bilal’in bıçakla, maktulü birisi batın diğeri sol kol omuz bölgesinde olmak üzere iki isabetle yaraladığı, bunlardan batın sağ üst kadrandaki yaranın midklavikuler hatta, sağ memenin yaklaşık 7-8 cm altında, 2 cm derinliğinde, 2 cm uzunluğunda olduğu, diafragmayı delip batına girerek karaciğer üzerinde 0,3 cm derinliği olan 2 cm.lik yaralanma meydana getirdiği, anılan yaranın yaşamsal tehlike yaratır nitelikte olduğu ve gerekli tıbbi tedavi yapıldıktan sonra 14.04.2007 günü saat 14.00 sıralarında taburcu edilen maktulün, 15.04.2007 günü şiddetli göğüs ağrısı nedeniyle hastaneye kaldırıldığı ve yapılan tüm tedavilere rağmen aynı gün saat 10.45 sıralarında öldüğü anlaşılmıştır.
    Dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu 1.İhtisas Kurulu raporunda kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanması nedeniyle iç organ yaralanmasına bağlı kanama ve kişide bulunan kronik kalp hastalığının akut hale geçmesi sonucu meydana geldiği, olay anına kadar yaşamını sürdüren kişinin yaralanma nedeniyle iyileşemeden 15.04.2007 tarihinde öldüğü göz önüne alındığında, 13.04.2007 tarihli yaralanma ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu, otopsi raporunda sol arkus kosta üzerindeki yaralanmanın kişide ölüm meydana getirecek nitelikte olduğu,omuz bölgesindeki diğer yaralanmanın ise yaşamsal tehlike meydana getirmediği, basit bir tıbbi tedavi ile iyileşebilecek nitelikte hafif derecede olduğu; Adil Tıp Genel Kurulu raporunda ise karaciğerdeki 0,3x2 cm’lik yaralanma ile yaralanmadan 2 gün sonraki ölüm sırasında 300-400 ml’lik koagüle kanama şeklinde görülen sonuca yol açan yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte olduğu, ancak iki gün içinde doğrudan ölüme yol açacak nitelikte olmadığı, kişinin ölümünün kendisinde bulunan ileri derecedeki kronik kalp damar hastalığının, kesici delici alet yaralanması sonucu aktif duruma geçmesinden gelişen solunum dolaşım durmasından ileri gelmiş olduğu tespit edilmiştir.
    Tüm dosya içeriği ve raporlar birlikte değerlendirildiğinde, sanık Bilal ve yanındaki diğer sanıkların öldürme kastıyla hareket ettikleri ve ölümün de yapılan bu fiilin doğal neticesi olarak meydana geldiği, yine bu bağlamda fiil ile netice arasında nedensellik bağının bulunduğu hususları dikkate alındığında, oluşan suçun unsurları itibariyle TCK.nun 81. maddesinde öngörülen kasten insan öldürmek suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, sanık Bilal"in TCK.nun 81/1,29,62; sanıklar Bedri ve Osman"ın TCK.nun 81/1,39,29,62; sanık Hamza"nın TCK.nun 81/1,39,29,31,62 maddelerine göre cezalandırılması yerine, yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşülerek sanıkların kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçlarından, sanık Bilal"in TCK.nun 87/4,29,62; sanıklar Bedri ve Osman"ın TCK.nun 87/4,39,29,62; sanık Hamza"nın TCK.nun 87/4,39,29,31,62 maddelerine göre cezalandırılmaları suretiyle eksik ceza tayini,
    B-Mevcut nüfus kaydına göre, sanık Hamza’nın 04.01.1992 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 16 yaşı içerisinde bulunduğu, savunmaya ve getirtilen hastane kayıtlarına göre ise 30.07.1992 tarihinde doğduğunun ve dolayısıyla 15 yaşını doldurmadığının ileri sürülmesi karşısında, sanığın gerçek yaşı tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanıp düzeltildikten sonra cezasından indirim yapılması gerekirken,bu konuda herhangi bir karar verilmeksizin, hastane kayıtları ve savunmaya itibar edilerek, nüfus kayıtlarının aksine olacak şekilde, sanık hakkında TCK.nun 31/2. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş olup, Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, üye ... hükmün onanması gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğu ile hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 14/04/2011 gününde karar verildi.

    KARŞI OY:

    Sanıkların savunmalarına,olayın cereyan şekline, yerel mahkemenin gerekçesine ve dosya kapsamına nazaran sanıklar yaralama kastı ile hareket ettiklerinden, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun Raporunda da maktuldeki karaciğer yaralanmasının 2 gün içinde doğrudan ölüme yol açacak nitelikte olmadığı, kişinin ölümünün kendisinde bulunan ileri derecedeki kronik kalp damar hastalığının, kesici delici alet yaralanması sonucu aktif duruma geçmesinden gelişen solunum dolaşım durmasından ileri geldiği belirtildiğinden, sanıkları 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 87/4 maddesi uyarınca cezalandıran yerel mahkemenin kararında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, kararın ONANMASI görüşünde olduğumdan, sanıkların eylemlerinin kasten insan öldürmek suçunu oluşturduğu ve suç vasfında yanılgıya düşüldüğünden bahisle hükmün BOZULMASINA karar veren sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi