Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/35310
Karar No: 2016/3031
Karar Tarihi: 09.02.2016

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/35310 Esas 2016/3031 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2015/35310 E.  ,  2016/3031 K.
"İçtihat Metni"

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı M. A. vekili, davacının müvekkili işyerinde geçen çalışmalarının eksiksiz şekilde Sosyal Güvenlik Kurumu"na bildirildiğini, işten kendi isteğiyle ayrıldığını, ödenmemiş işçilik alacağının ise bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı .... Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin diğer davalıyla bir ilgisinin olmadığını, davacının müvekkili şirket bünyesinde geçen iki aralıklı çalışma döneminin olduğunu, her bir dönemin işçinin kendi isteğiyle işten ayrılması üzerine sona erdiğini, tazminat ödemesine hak kazanmadığını, ödenmemiş işçilik alacağının ise bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Taraflar arasında, davalılar arasında organik bağ bulunup bulunmadığı ve davalıların sorumlu oldukları çalışma süresinin belirlenmesi noktasında uyuşmazlık vardır.
Somut olayda, dosya içeriğindeki Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre, davacının, 01.01.1993-31.05.1993 tarihleri arasında davalı M. A., 10.09.1994-31.07.1995 tarihleri arasında davalı M. A., 01.02.1996-31.12.1996 tarihleri arasında dava dışı A. A., 01.02.1999-31.12.2000 tarihleri arasında davalı .... Ltd. Şti., 16.10.2001-02.05.2003 tarihleri arasında davalı ..... Ltd. Şti, 25.08.2003-27.01.2004 tarihleri arasında davalı M. A., 02.07.2007-01.08.2007 tarihleri arasında davalı M. A., 02.11.2007-28.07.2011 tarihleri arasında davalı M. A. işyerinde çalışması kayıtlıdır. Mahkemece, davacının, aralıklı dönemler halinde çalıştığı kabul edilmiş ise de, davalılar arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle toplam çalışma süresinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları esas alınmıştır. Davalı şirketin 1998 yılında sicile tescil olduğu, ortaklarının A. A. ve F. A. olduğu, faaliyet adreslerinin davalı M. A."ın adreslerinden farklı olduğu ve davalıların faaliyet alanlarının taşımacılık işleri olduğu, ticaret sicili kayıtlarıyla sabittir. Davalılar arasında organik bağ bulunduğuna ilişkin ticaret sicili kayıtlarında bir bilgiye rastlanmamaktadır. Kaldı ki, çalışmaların, aralıklı dönemler halinde geçtiği de açıktır. Davalı M. A. ile davalı şirketin ortağı ve yetkilisi olan A. A."ın kardeş olması, organik bağ kabulü için yeterli değildir. Davalıların faaliyet alanlarında benzeşme var ise de, faaliyet adreslerinin farklı olduğu sabittir. Keza davacı tanığı S.. T.."ın beyanlarından da, davalıların faaliyetlerinin birbirinden bağımsız olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Diğer taraftan, davacı tanığı A.. D.., her iki davalının 1995 yılına kadar birlikte faaliyette bulunduğunu, 1995 yılından itibaren ayrıldıklarını beyan etmekte ise de, davalı şirket 1998 yılında kurulmuştur. Yapılan açıklamalara ve tüm dosya kapsamındaki delil durumuna göre, her bir davalının sadece kendi bünyesinde geçen kayıtlı çalışma süresinden sorumlu olduğu esas alınarak dava konusu alacakların değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yıllık izin ücreti alacağının değerlendirilmesinde, davalı M. A. tarafından dosyaya sunulan, davacının 11.01.2011-25.01.2011 tarihleri arasında izin kullandığına ilişkin imzalı belgenin nazara alınmamış olması bir diğer hatalı yöndür. Bu belgede yazılı izin süresinin kullanıldığı kabul edilmelidir. Ayrıca, davacının 09.02.2010-23.02.2010 tarihleri arasında izin kullanmayı talep ettiğine dair 09.02.2010 tarihli imzalı belge de dosyaya sunulmuş olup, bu belgede talep edilen izin süresinin kullandırılıp kullandırılmadığı hakkında davacı taraftan açıklama istenilmeli ve neticeye göre belge değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi