20. Hukuk Dairesi 2016/10096 E. , 2016/10272 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada ... 16. Tüketici ile ... 7. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 16. Tüketici Mahkemesince, davacı ile davalı yüklenici arasında dava konusu olan 15/04/2011 tarihli "Alım satım sözleşmesi" adı altında eser sözleşmesi imzalandığı, imzalanan sözleşme ile davacının asıl amacının taşınmaz edinme değil yükleniciden yapacağı demir doğrama, alçı, boya ve işçiliği karşılığını almak olduğu, bu nedenle 4077 ve 6502 sayılı kanunlar kapsamında tüketici olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ise taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı, bu nedenle tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK"nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflarından birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
6502 sayılı TKHK"nın “Geçiş Hükümleri” başlıklı geçici maddenin birinci fıkrası ise “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder.” hükmünü içermektedir.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Dosya kapsamından, davacı vekilinin, davacı ile davalı yüklenici arasında yazılı konut satım sözleşmesi düzenlendiği, davacının taşınmaz bedelinin 23,000,00.-TL"lik kısmını davalıya peşin ödediğini, geri kalan 50.000,00.-TL"nin 35.000,00.-TL"sinin binanın tüm boya alçı işlerinin malzemeleri olarak müvekkil tarafından yapılması, 13.000,00.-TL"sinin demir işçiliğinin yapılması şeklinde davalı yükleniciye yapılan iş karşılığı ödenmesine karar verildiğini ve toplamda 23.000,00.-TL ödeme yapıldığı ve demir işçiliğinin son kat beton demir hariç yapıldığı bu halde bu güne kadar inşaatı halen yarım beklemesi ve müvekkile tapu tescilinin yapılmayacağının bildirilmesi üzerine müvekkil tarafından nakit ödenen 23.000,00.-TL yaptığı demir işçiliğinin karşılığı olan 10.400,00.-TL ile sözleşmede yazılı cezai şart bedeli olan 10.000,00.-TL"nin tahsili için ... 15. İcra Müdürlüğünün 2014/17925 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek yapılan itirazın iptalini talep etmişitir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, konut satım sözleşmesine davacının ihtiyacı amacıyla satın aldığı bir adet konut satışından kaynaklandığı, bu sözleşmenin varlığı ve geçerli olup olmadığının görevli mahkemece değerlendirileceği ve davacının 6502 sayılı Kanunda belirtilen “Tüketici” tanımına girdiği, davalının ise, yasanın yaptığı “Satıcı” tanımına uyduğu anlaşılmakla, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 16. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 07/11/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.