1. Hukuk Dairesi 2015/11173 E. , 2016/2220 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece, dava ve birleştirilen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, birleşen dava; ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vasisi, davacı ..."in demans hastası olması sebebi ile... Aile Mahkemesi"nin 2004/237 Esas, 2004/515 sayılı kararı ile kısıtlanarak kendisinin vasi olarak tayin edildiğini, bundan önce kısıtlı davacının 501 ada 221 parseldeki payını 21.02.2003 tarihinde davalı yeğenine satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, akit tarihinde davacının ehliyetsiz olup, davalının da bu durumu bildiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiş, birleşen davada davacı ..., mirasbırakan kardeşi ..."in 501 ada 221 parsel sayılı taşınmazdaki payını davalı yeğenine satış suretiyle temlik ettiğini, murisin akit tarihinde ehliyetsiz olduğu gibi, devrin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve muris adına tescile karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında isteğini payına hasretmiştir.
Davalı, iddiaların doğru olmadığını, akit tarihinde murisin ehliyetli olduğunu, taşınmazı kendi rızası ile devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine dair verilen karar, Dairece""... Ayırt etme gücünün nisbi bir kavram olması kişiye eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kurulundan, özellikle ... kurumundan rapor alınmasını da gerekli kıldığı, somut olayda, mahçur ..."in ....Aile Mahkemesinin 16.4.2004 gün 2004/237 esas, 515 karar sayılı ilamıyla vesayet altına alınarak vasi tayin edildiği, vasinin husumete izin kararı alarak dava konusu 221 parselin 1/2 payının davalıya satış suretiyle temlikinin ehliyetsizlik hukuksal nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı, öte yandan vasinin vesayet altına alınan Mükerrem"in dava dışı üçüncü kişilere yaptığı diğer temlikler yönünden de aynı nedene dayalı olarak tapu iptal ve tescil davaları açtığı, davaların Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/222 esas ve ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/309 esas sayılı dosyalarında devam ettiği, hâl böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler ve yasa hükümleri çerçevesinde, vasi tarafından açılan diğer dava dosyaları da dikkate alınmak suretiyle bir araştırma yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı"" gerekçesi ile bozulmuştur.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacı ..."in 501 ada 221 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payının intifa hakkını üzerinde bırakarak 21.02.2003 tarihinde çıplak mülkiyetini davalı yeğenine satış suretiyle devrettiği, davacının,... Aile Mahkemesi"nin 16.04.2004 tarih, 2004/237 Esas, 2004/515 sayılı kararı ile; Türk Medeni Kanunu"nun 405. maddesi hükmü gereğince kısıtlanarak kardeşi ..."in vasi olarak tayin edildiği, 15.11.1929 doğumlu olan davacının yargılama sırasında ölmesi üzerine geride mirasçı olarak birleşen davada davacı olan ... ile dava dışı kardeşleri ..., ..., ... ve ..."ın kaldığı, birleşen dava davacısının başvurusu üzerine ..."in terekesine... Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 22.12.2007 tarih, 2007/78 Esas, 2007/34 sayılı kararı ile; Av. ..."ün temsilci tayin edildiği, ancak anılan kişinin görevi kabul etmemesi sebebi ile 06.05.2008 tarihli ek kararla Av. ..."ün görevden affı ile Av. ..."ın temsilci olarak atanmasına karar verildiği, temsilciye karşı mirasçılardan ..."in yapmış olduğu itirazın reddedilerek kararın 15.09.2008 tarihinde kesinleştiği, tereke temsilcisi ..."ın da tereke tayin dosyasına sunduğu altına kimlik tespitinin yapıldığı 09.07.2009 tarihli dilekçe ile; tüm masraflar tarafından karşılandığı halde kendisine masraf ve vekalet ücreti ödenmediğini belirterek ""Görevi iade ediyorum, talebim kabul edilsin "" şeklinde beyanda bulunduğu, terekeye temsilci tayinine karar veren.... Sulh Hukuk Mahkemesi"nin kapatılması sebebi ile... Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2007/78 Esas sayılı dosyasının...Sulh Hukuk Mahkemesine devredilerek,... Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 20104/34 Tereke sırasına kaydedilerek 13.03.2014 tarihinde; dava dosyasında önceki verilen karar gereğince işlem yapılmasına karar verildiği, anılan mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2004/222 Esas sayılı dosyasına yazdığı 19.06.2014 ve 20.06.2014 tarihli cevabı yazılarında; tereke temsilcisi Av. ..."ın 09.07.2009 tarihli dilekçe ile mümessillik görevini iade ettiğini ve görevinin sona erdiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2007/78 Esas sayılı dosyasından ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2007/162 Esas sayılı dosyasına, ..."ın görevinin devam ettiği yönünde yazı yazılmamış olduğunu bildirdiği, aynı dosya arasında ..."in ... Sulh Hukuk Mahkemesine, 2007/78 Esas sayılı dosya belirtilmek suretiyle verdiği dilekçe ile; terekeye temsilci tayini hususunda talepte bulunduğu, dilekçenin altına; ""Mümessilin görevi halen devam ettiğinden karar verilmesine yerolmadığına"" şeklinde derkenar verilerek hakim ..."un havale ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; yargılama sırasında ölen ..."in terekesinin elbirliği halinde olduğu, terekeye ..."ın 06/05/2008 tarihinde mümessil olarak atandığı, her ne kadar temsilcinin 17/07/2009 tarihinde tereke mümessilliği görevini iade ettiğini dilekçe ile bildirmiş ise de mahkemece talebinin karara bağlanmadığı, tereke mümessili olarak ..."ı tayin eden... Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 18/12/2012 tarihli kararla tereke mümessilliğinin devam ettiğini bildirdiği, Sulh Hukuk Mahkemesinin bu kararıyla bağlı olduğu, bu durumda davanın esastan karara bağlanması için koşulların bulunduğu, ... Kurumu 4. İhtisas Kurulundan alınan rapor neticesinde de akit tarihinde murisin ehliyetsiz olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile dava ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki, Dairede aynı gün görüşülen ...Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 16.09.2014 tarih, 2004/222 Esas, 2014/363 sayılı kararı ile; ""... muris ... terekesine... Barosu avukatlarından Av. ..."ın mümessil olarak atandığı, mümessilin 09/07/2009 tarihli dilekçesi ile bu görevden istifa ettiği, yeni bir tereke temsilcisi atanmasının 09/07/2009 tarihli celseden itibaren 27 celse ertelemesi yapıldığı, buna rağmen yaklaşık 5 yıl içerisinde tereke temsilcisi atanamadığı, ... Sulh Hukuk Mahkemesi"nden muris terekesine temsilci atanıp atanmadığının sorulduğu, 20/06/2014 tarihli yazı cevabı ile tereke temsilcisinin atanmadığının bildirildiği anlaşılmakla; davacı ..."in ölümüyle terekenin elbirliği mülkiyetine tâbi olduğu, terekesine temsilci atanmadığı, mirasçılarının olurlarının alınmadığı, davanın görülebilirlik şartının gerçekleşmediği"" gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde, yargılama sırasında ölen davacı ..."in terekesine temsilci olarak tayin edilen ..."ın görevinin devam edip etmediği konusunda eldeki dava ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2004/222 Esas, 2014/363 sayılı kararı arasında çelişki bulunduğu açıktır.
Hâl böyle olunca; tereke temsilcisi ..."ın görevinin devam edip etmediğinin mahkemesinden sorularak kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, görevinin devam etmediğinin bildirilmesi halinde, murisin terekesine yeni bir temsilci tayin edilmesi için dava açması konusunda davacı tarafa süre verilmesi, temsilci tayin edildiğinde, temsilcinin davada yeralmasının sağlanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tereke temsilcisinin görevinin devam edip etmediği konusundaki tereddütler ve çelişkiler giderilmeden sonuca gidilmiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün belirtilen nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.