20. Hukuk Dairesi 2016/10616 E. , 2016/10349 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) ve ... Asliye Ticaret Mahkemeleri ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili 27.09.2011 harç tarihli dava dilekçesi ile, davalı gerçek kişilerin, müvekkili ... adlı şirketin bünyesinde çalışmalarını yapan .... Ağır Sanayi Malzemeleri İmal ve Tic. Şirketinde çalıştıkları sırada, haksız rekabete ilişkin olarak rekabet yasağı sözleşmesinin imzalandığını, ancak buna rağmen davalı gerçek kişilerin müvekkili şirketteki görevlerinden ayrılıp müvekkilleri ile aynı işi yapan davalı ... ... Malzeme Refrakter Makine San. ve Tic. A.Ş"de çalışmaya başlayarak rekabet yasağını çiğnediklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000.-TL maddi ve 50.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, rekabet etmeme taahhüdüne aykırı eylemlerin sona erdirilmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı şirketin ticari faaliyetlerinin durdurulmasına, tasfiyesine ve ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davanın açıldığı ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, öncelikle davalı gerçek kişiler hakkındaki dava, şirket aleyhine açılan davadan ayrılmış, 13/03/2012 gün ve 2012/181 - 2012/107 sayılı karar ile davalılar yönünden iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 28.09.2012 gün ve 2012/13124 E.- 2012/14595 K. sayılı kararı ile "...BK"nın 348. maddesinden kaynaklanan davaların, mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüştür. Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlanma noktasının veya sebebin, davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup, aynı Kanunun 5. maddesine göre, ticari davalara bakma görevi ticaret mahkemelerine aittir..." denilerek bozulmasına karar verilmiştir.
... 2. Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra davalı gerçek kişilerin davası ile davalı şirketin davası birleştirilmiş ve "...davanın ticari dava niteliğinde olduğu, ..."nın 23.07.2015 tarih 1157 sayılı kararıyla ..."de müstakil asliye ticaret mahkemesinin kurulup 07.09.2015 tarihinde faaliyete geçtiğinden davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi ise; "...davanın 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin işbölümü ilişkisi olduğu, davalıların işbölümü itirazında bulunmadıklarından davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Kanunun 5. maddesinde "...Aksine hüküm olmadıkça, dava olunan şeyin değerine göre asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemesi ticari davalara dahi bakmakla vazifelidir.
Şu kadar ki; bir yerde ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalarla hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere ticaret mahkemesinde bakılır.
İkinci fıkrada yazılı hallerde, münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işler hariç olmak üzere, bir davanın ticari veya hukuki mahiyeti itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olunabilir. İtiraz varit görüldüğü takdirde dosya ilgili mahkemeye gönderilir; bu mahkeme davaya bakmaya mecburdur; ancak, davanın mahiyetine göre tatbiki gerekli usul ve kanun hükümlerini tatbik eder. Ticari bir davanın hukuk mahkemesi, ticari olmayan bir davanın ticaret mahkemesi tarafından görülmesi hükmün bozulması için yalnız başına kafi bir sebep teşkil etmez.
Vazifesizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddi halinde yapılacak muamelelere ve bunların tabi oldukları müddetlere dair usul hükümleri, iş sahasına ait iptidai itirazın kabulü halinde de tatbik olunur.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükteki 6762 sayılı TTK uyarınca ayrı ticaret mahkemesi bulunan yerlerdeki ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki (görev değil) işbölümüne ilişkindir. Dava tarihinde ..."de ayrı ticaret mahkemesi bulunmayıp, ..."nın 23.07.2015 tarih 1157 sayılı kararıyla ..."de müstakil asliye ticaret mahkemesi kurulup 07.09.2015 tarihinde faaliyete geçmiştir. Dava tarihinde müstakil asliye ticaret mahkemesi bulunmadığından iş bölümü itirazından sözedilemez.
Ancak 6102 sayılı TTK"nın Geçici 9. maddesinde "Bu Kanunun göreve ilişkin hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda uygulanmaz. Bu davalar, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan Kanun hükümlerine tabidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, uyuşmazlığın ticari işlemden kaynaklandığına, davanın taraflarının tacir olduğuna göre, ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK"nın geçici 9. maddesindeki özel düzenleme sebebiyle ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK"nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10/11/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.